Yüreğinde Şiirlerini Kaynatan Şair

(Okunma Süresi: 3 dakika)

“Her eylem yeniden diriltir beni
Nehirler düşlerim göl kenarında
Anamı sorarsın büyük doğudur
Batı ki sırtımda paslı bıçaktır.”

İsmi aklıma gelince, gözlerim dolar, keşke onunla görüşseydim diye hayıflanırım. Ne yazık kiliseye başlayan bir gençtim vefat haberini aldığımda. Davasını ve fikirlerini bilmememe rağmen çevremde onu sevenlerin duyduğu hüzne şahitlik etmiş, üzülmüştüm. Şahsıyla tanışmasamda fikirlerini tanıyacak, ülküsüne sahip çıkacak, geleceğe taşıyacak, gençlerden biri olacağıma kendime söz vermiştim. Peygamberler şehri Urfa’da yetişmiş, Büyük Doğu’nun usta şairi Necip Fazıl’ın deyimiyle “Akif Urfalı değildi, Urfa Akif’liydi.” sözüyle müsemma bir insan. Bağrından Nabi’yi yetiştirmiş, şehrinin mensup aydınlarından biri sayılmış, bilge bir şahsiyetti. “Yedi Güzel Adamlardandı” Urfalı Akif…

Şair, yazar ve düşünce adamı, kendini davasına, inancına, imanına, Müslümanlığa adamış ehl-i iman adam gibi adam, Orta Doğu’nun kanayan yarası Kudüs’ü haykıran vicdanlı bir dil olmaktan korkmayan, cesur bir aydın diye Akif İnan’ı belleğimize kazımıştık. Şiirlerini okuyunca, millî dava şuuruyla doluyor, kendisine olan hayranlığımız kat kat artıyordu.

Mehmet Akif İnan şiir ödülüne layık görülen Prof. Dr. Alim Yıldız Şair; “Bakan değil, baktığını gören hem de başkalarının görmediklerini hisseden bütün bunları yaparken kelimelerin sihrinden yararlanan az söz ile çok şey anlatandır.” demiştir. İnan da güzel vasıflarla donanmış, toplumun sıkıntılarına gözünü yuman bakar körlerden olmamış, siyaha saplanmış ince bir beyaz kılı görme titizliğinde hadiseleri müşahede etmeyi bilmiştir. Akif İnan’ın hocası da olan Üstad Necip Fazıl mülakatında “Bizce şiir mutlaka hadiseleri arama işidir. Eşya ve hakikatlerin bütün mantık yasalarına rağmen en mahrem, en nazik ve en hassas nahiyesini tutarak ve müspetlerini bularak mutlak gerçek bilincidir.” cümleleriyle şiirin hudutlarını belirtmiştir. Mehmet Akif İnan ise Maraş Lisesi’nden itibaren şiire olan merakını farklı kaynaklardan beslemiş, edebiyat temellerini güçlendirmek için sağlam karılmış bir harcın gereğini yüreğinde duymuştur. Akif İnan şiire; “İçimizin sırrını, esrarını dışa vurma eylemidir” der. “Bu dilimize her geleni söylemekten ziyade, ulvi duygularımıza hitap edecek, kelimelere şiir elbisesini giydirmeliyiz.” diye belirtmiştir. Ona göre sanatçı; “Yalnız kendi ulusunun değil, dünyanın çocuğudur. Sanatın bir ayağı ulusalda diğer ayağı evrenseldedir. Sanatçı toplumun değerleriyle ters düşmeden, söyleyeceklerini özgün bir biçimde dillendirmelidir.” Akif İnan’da da bu farklılığı hissetmekteyiz. Üstat, anlattığı hikâyeyle bu özgünlüğü vurguluyor. “Birbirlerini seven iki genç var; Ayşe ile Mehmet. Evlenmek isterler, Mehmet inançlı ve şuurlu, Ayşe Batı kültürüyle yetişmiş bir genç.

Mehmet Ayşe’yi dinî hassasiyetleriyle etkiliyor. bir yazar bunu sıradan cümlelerle ifade ederken, çağları aşmış bir sanatçı bu hikâyeyi evrensel bir yapıt hâline getirebiliyor”.

Genel kabule göre Türk edebiyatının yüzyıllar boyunca geleneğini divan şiiri oluşturur. Ancak modern Türk şiirinin teşekkülünde divan şiirinden ziyade millî edebiyat sonrası Türk edebiyatında halk şiirinin ve kültürünün ön plana çıktığı görülür. Tanzimat sonrası ise şairler batıya yönelmiş, geçmişten koparak, özüyle kavga eğilimi taşıyan batı değer yargılarını konu alan edebiyat türünü benimsemişlerdir. Cumhuriyet sonrası Batı’yı savunan sanatçılar ile edebiyatta millî şuurun aşılanmasının lazım olduğunu iddia eden şair ve yazarlar aralarında mücadeleye tutuşmuşlardı. Fakat 50’li yılların sanatçılarından olan Mehmet Akif İnan, “Ulusal olmak evrensel olmaya asla engel değildir.” diyerek Türk topraklarından Yunus Emre’yi, dünya edebiyatından ise Dostoyevski’yi örnekleyerek sanatçının kendi ulusundan yola çıkarak evrenselliğe yol almasının olmazsa olmazlardan biri sayılacağına inanır. Akif İnan sanatında modern kavramları kullanmakla birlikte şiirlerine İslami bir kimlik vermenin sorumluluğunu taşımıştır. Bu onu özellikle divan şiirinin sahip olduğu ruh birliğine bağlar. Akif İnan’ın şiirlerini yazdığı yıllarda ülkemiz siyasi ve sosyal karışıklıklarla boğuşmaktadır. “Yedi Güzel Adam” olarak bir araya geldikleri arkadaş çevresinin dışında gelişen ve büyüyen bu problemler, onları kendilerini doğuran ve çağıran ruh akrabalarıyla buluşturmuş, yakınlık bağının derinliği ölçüsünde, şiir tekniğinde bulunan farklar birer engel olmaktan çıkmış Akif İnan’ı divan edebiyatı içinde yeni tarzlar aramaya yöneltmiş, özenti olmayan, ilginç şiir denemelerinin nasıl olacağına dair araştırmalara sevk etmiştir. Şiirlerini yazarken kendisini “uygarlığın emzirdiği bir birey” olarak tanımlamış, ama kişisel ayrılıklarını da vurgulamaktan kaçınmamıştır.

“Toplumsal olmanın yolu da kişisel olmaktan geçer. Benim şiirlerim toplumsal olmaktan öte kendi kişiliğimin abesesinden yansımış olan ürünlerdir. Ben salt bir toplumun yansıtıcısı olmadan eleştiricisi olmaya da gayret ettim.” sözleriyle tarafsız bir şiir anlayışı benimsediğini aktarmaktadır. Mehmet Akif İnan’ın şiirlerinde hüzün, umut, aşk, korku, yalnızlık, temalarıyla sıkça karşılaşıyoruz.

Yanışlar ağıtlar elimde değil.

İçimin sesi hiç üzmesin seni

Kaçmak mümkün mü alın yazımdan.

Kaderdir yüklendim yıkılmışlığı.

Mehmet Akif İnan Üstad “Sezai Karakoç’u okumayan ve anlamayan çağdaş değildir” diyor. Peki bizler 7 güzel adamdan biri olan Akif İnan’ı okumayanlar için hangi cümleleri söylemeliyiz bilmiyoruz. Fakat şunu biliyoruz ki; Akif İnan’ı okuyanın gönül gözü açılır, dünyaya farklı bir pencereden bakmaya başlar. Taşıdığı davaya karşı inancı pekişir. Gönlü merhametle dolup, kalp katılığından kurtulur. Urfa’yı sever, şiire hayranlık besler, içine Kudüs özlemi dolar.

Kaynakça:

  1. http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/alim-yildiz
  2. Güler Turan Şiir ve gelenek bağlamında Akif İnan’ın şiiri İçtimaiyat, Kasım 2017, Cilt 1, Sayı 1.
  3. Yalçın Fatih. Mehmet Akif İnan’ın politikasında kurucu bir unsur olarak gelenek. Mavi Atlas, 2017. 626-638.
  4. https://www.ebs.org.tr/makaleler/561/32/hidir-yildirim/mehmet-akif-inan-siirinin-imk%C3%A2nlari?sayfa=3

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir