Sıradaki içerik:

Nizamülmülk ve Nizam-ı Âlem

e
sv

Yola Revan / Mostar

avatar

Firdevs Ağaoğlu

  • e 1

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 2 dakika)

Ve Mostar gönül sızımızın bam teli…

Küçük bir şehre sığan büyük acılar ve yeniden doğuşlar, gözyaşının gurura ve umuda çaldığı boylar. Ahhh Mostar gönlümüzün bam teli, ahh Mostar Cennete kardeş memleket, ah Mostar maviyle köprünün uyumunun muhteşem olduğu şehir. Ah Mostar Balkan coğrafyasının kilit taşı…

​Canım Bosna Seni gezmeye ömür mü yeter? gönül mü yeter? deyip, çıktık yola Saraybosna’dan geçtik Mostar’a. Bu ay gezi yazısından çok Mostar’ı yazmak istiyorum. İsmi geçtiğinde her zerremin heyecanlandığı, balkanlar dediğinde göz bebeklerimden özleminin aktığı o muhteşem şehrin yazısını.

Çünkü Mostar gezmekten çok hissedilecek, yaşanacak ve gönül verilecek bir şehir. Şehir zaten sizi saracak ve her sokağına çağıracaktır. Yine de biz bir iki noktaya değinmeden geçmeyelim.

Şehre girer girmez Neretva Nehrinin zümrüt rengi selamlıyor bizi, bir de taş binalar ve taş yollar. Bin bir rengi içinde barındıran bu güzel şehrin her taşının altından daha nice güzellikler çıkıyor. Her sokağı her noktası ayrı görülesi, gördükçe içinizi ısıtası şehir. Şirin ve ferah, güzel ve nazik, canlı ve hareketli. İlk önce amaçsızca gezin sokaklarında her sokaktan Neretva Nehrine çıkın. Çıktığınız her noktadan Mostar köprüsünü bir kez daha, bir kez daha bakın ve izleyin, her taşına ayrı hayran kalın. İki yakayı da karış karış gezin. Kaybolun, dağılın, tüm çarşıyı didik didik gezin ve tek yol göstericiniz olan Mostar Köprüsüne baka baka yeniden bulun yolunuzu…

Koski Mehmet Paşa Cami ise Mostar köprüsünün en güzel görüldüğü, görülmeye değer tarihi bir eser. Cami Müslümanlar için ücretsiz vakit namazları için de güzel bir tercih. Bir diğer tercih sebebi ise arka bahçesinden ve Minaresinden Mostar köprüsünün ve Mostar’ın çok güzel görünüyor olması. Minareye çıkmadan Camiden ayrılmayın.

Balkanlarla ilgilenen herkesin zihnindedir O Muhteşem Köprünün sulara gömüldüğü görüntüler. Bir buçuk dakika boyunca tüm zaman dursa yeriydi, dünya yerinden oynasa yakışıkalırdı. Ama olmadı dünya dönmeye devam etti ve Zümrüt Yeşili Neretva şehri Kan rengine büründü, insanlık kan rengine büründü. Ve kin, ve nefret, ve ırkçılık istediği kana büründü. O anları çekime alan gazetecinin dediği gibi ‘zihnimizde kaldı o an’, hatırladıkça çarpıldığımız.

 

Büyük mimar, Mimar Sinan’ın öğrencisi Mimar Hayrettin tarafından  1557-1566  yılları arasında yapılmıştı Mostar köprüsü. 427 yıl iki yakayı bağlamıştı birbirine. Neyse ki yıkımdan 12 yıl sonra Türkiye’nin de içinde bulunduğu bir kaç ülkenin işbirliği ile aslına uygun şekilde yeniden yaptırıldı. Köprünün ayakta durmasını sağlayan kilit taşı ise Neretva’nın dibinden çıkartılıp, temizlenerek aynı yerine yerleştirilmişti, yakıştığı, ait olduğu yere! Geçmişinden güç alıp daim ayakta dursun diye. Tabi ki Mostar bu kadar değil. Sadece Köprüsünü anlatmaya kalksak sayfalar yetmez. Ama taa ötelerden gelen güzel bir gelenekten bahsetmek istiyorum sizlere.

Evlenmek isteyen delikanlılar sevdikleri kızı almak için Mostar köprüsünden atlayarak kendilerini ispat ederlermiş. Eğer cesaret edip atlarsa babalar kızlarını vermeye razı olurmuş. Yıkım ile bu gelenekte bitmiş ne yazık ki. Ama giderseniz atlayanları göremeyeceksiniz diye sakın üzülmeyin. Çünkü bu geleneği farklı ve güzel bir amaç için devam ettiriyorlar. Gelen turistler için atlıyorlar ve para topluyorlar. Peki, ama neresi güzel bunun? Bir STK olarak toplanan bu paraları Sırp Savaşlarında ailesi ölen çocukların eğitim giderlerini karşılamak için kullanıyor. Eğer yolunuz düşerse Dünyanın hiçbir yerinde karşılaşmayacağınız bu şöleni kaçırmayın ve size para toplamak için uzatılan şapkaya bu çocukları hatırlayarak karşılık verin.

Ve Mostar’ın akşamları! Her vakti ayrı güzel olsa da akşam olunca kesinlikle çıkın ve birde geceyle birlikte izleyin bu şehir-köprü uyumunu. Kırk yıl değil ömür boyu hatırı sayılacak bir Boşnak Kahvesi de muazzam köpüğüyle yarenlik etsin manzaranıza. Kâh köprünün üstünden şehrin ışıklarını izleyin, kâh Neretva’nın kenarından Mostar Köprüsünün geceyle dostluğunu izleyin. İsterseniz oturun manzaralı bir yere saatlerce hemhal olun gönlünüze düşen Mostar aşkıyla.

 

 

Dediğim gibi belki benim haddim değil Mostar şehrini anlatmak, belki Mostar anlatılamayacak kadar güzel bir şehir, belki de ben abartıyorum. Çokça fotoğraf ekliyorum biraz daha söylediklerimi kanıtlayabilmek için. Ama şunu söyleyebilirim ki üç şehre beden bu güzel manzaraları, Neretva nehrini ve kıyılarını, tüm açılardan muhteşem Mostar köprüsünü, her hali güzel Mostar’ı gezmek okumaktan, dinlemekten ve dahi izlemekten çok daha ayrı bir eylem. Sevmek eylem gerektirir derler, sevenler YOLA REVAN olsun o vakit, YOLA REVAN olanlar da bizlerden çok Selamlar götürsün.

“Allah’ın Rahmeti ve Bereketi” daim o topraklarda ve o topraklara aşık gönüllerde olsun, inşallah!

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

  • Nebiha YILMAZ4 hafta önce
  • Firdevs hocam yine ruhunuzla kale almışsınız. Kaleminize sağlık. Tabi gönlünüzede.