Sıradaki içerik:

Nizamülmülk ve Nizam-ı Âlem

e
sv

Yoklukla Var Olan Şair: Nâbi

avatar

Fatma Betül Altay

  • e 1

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 2 dakika)

“Züleyhâ-yı cihandan çekti dâmen Yusuf-i Nâbî“

Asıl ismi Yusuf olan Nâbî Üstad, 1642 yılında Şanlıurfa’da dünyaya geldi. Çocukluk ve gençlik yılları Urfa’da geçen şair, iyi bir eğitim aldı, Arapça ve Farsça öğrendi. Urfa’da arzuhalcilik ile uğraştı. Daha sonra kendisine verilen telkinler üzerine 1666’da İstanbul’a gitti. Bu dönemde 4. Mehmed’in musahibi Damat Mustafa Paşa ile yakın dostluk kurdu. Bir ara 2. Vezirlik payesine ulaşan paşa Nâbî’yi kendisine divan katibi seçti. Bu süreçten sonra Nailî gibi çağın büyük şairleri tarafından tanınıp takdir görmeye başladı.

Bu dönemlerde Musahhib Mustafa Paşa ile Lehistan Seferine katıldı ve Kamaniçe’nin Fethi üzerine iki tarih düşürdü. (Bunlardan biri kale kapısına işlenmiştir.) Padişahın Edirne’de bulunduğu 1675 yılında şehzadeler için düzenlenen sünnet düğününe katılan Nâbî, on beş gün süren bu şenlikleri Surname’de belge niteliği taşıyacak şekilde anlatmıştır. 1678-79 da Hac farizasını yerine getirmek için Padişahtan izin alır. Himaye ettiği kişilerden biri olup sonradan Sadrazamlığa kadar yükselen Rami Mehmed’i de yanına alarak Urfa yoluyla Medine-i Münevvere’ye varan Nâbî’nin meşhur beyitini burada söylediği bilinir. Bu hikayeyi Hayati İnanç hocamız bize şöyle anlatır: “Sultan Dördüncü Mehmed zamanında hacca giden surre alayında geçer hadise. Nâbî merhûmun içinde bulunduğu kafileye –bugünkü tabirle- sponsorluk eden ağa Medine-i Münevvereye yaklaşıldığı bir sırada insanlık icabı hafif uykuya dalınca, Efendimizin bu kadar yakınında uykuyu edebe mugayir gören hikmet şairimiz irticalen yüksek sesle beş beyt terennüm eder:

Sakın terk-i edebden, kûy-i mahbûb-i Hudâ’dır bu! Nazargâh-i ilâhîdir, makâmMustafâ’dır bu.

[Edebi terketmekten sakın! Zîrâ burası Allahü teâlânın sevgilisinin bulunduğu yerdir. Bu yer, Hak teâlânın nazar evi, Resûl-i Ekrem’in makâmıdır.]

Habîb-i Kibriyânın hâb-gâhıdır fazîletde, Tefevvuk-kerde-i Arş-ı CenâbKibriyâ’dır bu.

[Burası Cenâb-ı Hakk’ın sevgilisinin istirahat ettikleri yerdir. Fazîlet yönünden ise, Arş-ı âlânın üstündedir.]

Bu hâkin pertevinden oldu deycûr-i âdem zâil, Â’mâdan açdı mevcûdât çeşmin; tûtiyâdır bu.

[Bu mübârek yerin mukaddes toprağının parlaklığından yokluk karanlıkları sona erdi. Yaratılmışlar, iki gözünü körlükten açtı.]

Felekde mâhnev Bâb’üs-Selâmın sîne-çâkidir, Bunun kandîli cevzâ Matla-ı nûr-i ziyâdır bu.

[Gökyüzündeki yeni ay, O’nun kapısının yüreği yaralı âşığıdır. Gökyüzündeki oğlak yıldızı bile O’ nun nûrundan doğmaktadır.]

Mürââtedeb şartıyla gir Nâbî bu dergâha, Matâfkudsiyâdır bûse-gâh-ı enbiyâdır bu.

[Ey Nâbî! Bu dergâha edebin şartlarına riâyet ederek gir. Zîrâ burası, büyük meleklerin etrâfında pervâne olduğu yer olup; bu kapının eşiğini, peygamberler bile edeb ve hürmet dairesinde eğilip öperler.]

Başta edebini takınması için muhatabını uyaran şair, sözünü kendine bir ihtar ile tevazu ederek bitirir. Hac dönüşü Mustafa Paşa’nın kethüdalığına yükselir. Tuhfetül Haremeyn adlı eseri bu seyahatin mahsulüdür. Nâbî Üstad, Mustafa Paşa kaptan-ı derya olarak Saraydan uzaklaştırıldığı zaman (1683) onunla beraber İstanbul’dan ayrılıp onun ölümüne kadar Boğazhisar’da kaldı. Ardından Halep’e yerleşti, burada evlendi ve 25 yıl kadar burada yaşadı. Bu dönemde de ünlü eseri Hayriyye’yi tamamladı. 1710’da İstanbul’a geri dönen Nâbî özellikle bu son İstanbul döneminde şair zümresince zamanın şeyhüşşuarası olarak kabul edilmiştir. Manzumelerinde manayı  ön planda tutan, düşünen ve düşünmeye sevk eden biri olarak anılmıştır. Şiirleri hayata ve insana dair konuları işlemiştir. Osmanlı’nın duraklama devrinde yaşadığından zamanına dair pek çok aksaklığa ve yanlışa şahitlik etmiştir. O sorunları görmekle kalmamış bunlara çözümler de sunmuş, beyitlerinde yer yer nasihatlerde bulunmuştur.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.