Sıradaki içerik:

Gece Vardiyası – 4

e
sv

Yok’a Şiir

avatar

Rüstem Pehlivanlar

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 1 dakika)

Zaman bu zaman değil,
Çağ bu çağ değildi.
Belki yıllar önce,
Belki asırlar sonra karşılaşmalıydık seninle;
Çünkü asırlar, imkansızdan daha uzak değil.
 
Ilık bir İstanbul sabahında bulmalıydın beni,
Türküler söylemeliydin kendi dilinde.
Gün yüzünü çevirip dünyadan, batınca güneş;
Sen ay gibi doğmalıydın geceye,
Rüzgâr olup esmeliydin,
Tarihe götürmeliydin beni!
Leyla’ya, Mecnun’a,
Ferhat’a, Şirin’e,
Aslı’ya, Kerem’e,
Tahir’e ve Zühre’ye
Birlikte selâm vermeliydik.
Kurşunlar yağmur gibi yağarken bebeklerin üzerine,
Birlikte sürgün edilmeliydik belki de…
Birlikte okumalıydık tüm ayrılık şiirlerini.

Karanlıklar yâr olur bizim gibilere;
Çünkü tüm şiirler gece yazılır,
Gece söylenir tüm şarkılar
Ve geceleri tutar bütün sancılarımız!
 
Kimse bilmez, kimse görmez, kimse duymaz seni,
Yağmursun gönlümün bozkırlarında.
Bir ben bilirim kim olduğunu senin,
Bir ben görürüm gözlerindeki sızıyı,
Ve bir ben duyarım hıçkırıklarını bir dünya ötesinden;
Çünkü bir ben tanırım seni asırlar öncesinden!
 
Sen bilmezsin beni, hissetmezsin,
Anlamazsın, tanımazsın,
Seslensem, duymazsın!..
 
Bir gece yarısında,
Sen kıvrılırken sıcacık yatağında;
Ben kıyıya vuran dalgalar arasından seyrediyorum seni,
Gemiler geçiyor önümüzden,
Üstümüzde kanat sesleri…
Bitmeyecek,
Hiç bitmeyecek türküler yankılanıyor kulaklarımda
Ve sen gidiyorsun.
 
Yürü!..
Bastığın toprak seni haykırsın!
Geçtiğin çölden suya varılsın!
İçtiğin nehir seni çağırsın!
Bilmiyorsun;
Sen bana Musul, Kerkük, Yemen, Kırımsın…

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.