Sıradaki içerik:

Mamafih

e
sv

Yeşil Güzeldir

avatar

Amine Yamaç

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 1 dakika)

5 Haziran 1972 yılında, BM Stokholm Konferansı’nda insanların çevre ile ilişkisi üzerinde durulmuş ve 5 Haziran, Birleşmiş Miletler tarafından Dünya Çevre Günü kabul edilmiştir. Dünya Çevre Günü “Sadece bir Dünya var.” sloganı temeline dayanmaktadır.

5 Haziran’ın Dünya Çevre Günü seçilmesi bir farkındalık yaratmak içindi. Bize yaratıcı tarafından sunulmuş, tabir doğru ise mükemmel bir şekilde dizayn edilmiş doğa büyük bir tahribe uğramaya başlamıştı. Bazı verilere göre 24 saat içinde 150 ila 200 canlı türünün sonu geliyordu. Aynı zamanda ozon tabakasında delikler oluşurken deniz seviyeleri yükseliyor, mevsimler eski
düzenini göstermiyordu. İnsanların bunun farkına varmasının artık zamanı
gelmişti. Yoksa her şey için çok geç olabilirdi.

Biz şimdi burada çok geç olmamanın güzelliğini konuşalım. Şu an oturup bu
yazıyı yazdığım yer bir dağ. Umuttepe diyoruz buraya. Bana da kalırsa umut- tepe burası. Yeşiliyle, hayvanların çokluğuyla, akşam çıkan yıldızlarla “ Yeşil Güzeldir”e umudumuz olmaya kesinlikle aday. Temiz havayı içime çekerek umuduma umut katıyorum.

Çalışma iktisadı dersinde yeşilciler diye bir akım vardı. Küçük olan şeyleri savunuyor, koca koca olan her binanın, fabrikanın yeşile zarar vereceğini düşünüyorlardı. O kadar güzel haklılar ki. Ben de bir yeşilciyim. Yeşil olan,
doğanın bize sunduğu her şey çok güzel. Hiçbir alışveriş merkezinde bir derenin kenarının huzuru olamaz. Doğa bizden hiçbir şey beklemiyor. Bize güzelliklerini para ya da başka bir meta karşılığında da sunmuyor.

Değer verdiğin sürece hepsi senindir diyor. Değer çağımızın en büyük sorunu, her anlamda kabul. Ama zor değil. Severek ve sahip çıkarak değer vermiş olursun.
Bak kolay oldu!

Emekli olunca köye gideceğim hayali de yine yeşilin güzelliğinden,
samimiyetinden gelmektedir. Neden sizce babalarımız yaşlanayım da şu plazadan bir daire alayım demiyor. Çünkü hayat yeşilde…

Doğanın tahripleri hızlı bir şekilde artıyor. Bundan yukarda bahsetmiştik. Bize
burada düşen tahribin önüne geçmektir demeyeceğim. Kocaman dünya kim
kime söz dinletebilir. Biz kendi çevremize baksak yeterli olacaktır. Rahmanın adaleti şaşmaz. Herkes kendi emanetinden sorumlu olur. Boyasını kirletenle
ona bakıp tefekkür edeni aynı kefede tartmaz.

1996 yılının 12 Haziranında, Sivas’ın elli haneli küçük bir köyünde dünyaya geldim. Şuan 22 yaşındayım. Kocaeli üniversitesinde çalışma ekonomisi okuyorum. Asıl kendim olarak yaptığım iş ise, İHH İnsani Yardım Vakfının Kocaeli şubesinde Lise Başkanlığı yapıyor olmam. Bu dünyadan gençler için bir fidan da olsa dikmiş olarak geçmek en büyük duamdır. Yazarlık hayatımı da bu güzellik üzerine inşa ediyorum. Edebiyat alanında en büyük ilgim şiire olmasına rağmen şiir yazamıyorum. Fikir yazılarında ve gezi yazılarında şimdilik kendimi bulabiliyorum. Belki bir gün ‘Şair Hanım’ olmak da nasip olur. Kitap okumak ve fotoğraf çekmek fani dünyanın bende ki tutkularıdır. Kendimi tanımlarken kullandığım, başka hiçbir fazlalığa gerek bırakmayan iki kelime var onları da belirterek son vermek isterim. Heyecan ve heves yeterli 22 yılı özetlemek için.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.