Sıradaki içerik:

Demir Yaylı Dukak ve Kör Derviş

e
sv

Yazmak mı, Yazmamak mı? Bütün Mesele Bu!

avatar

Cihad Güner

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 1 dakika)

Böyle bir soruyla karşılaşmak muhtemeldir. Bu soruyu olmak yada olmamak diye değiştirelim. Mesela bir şairden başlayalım, Mesela bir aşıktan. Her aşık sair olmayabilir lakin her şair aşkı nerde görse tanır. Şimdi böyle bir adamın sustuğunu düşünelim. Zor olacak.

“Lambada titreyen alev üşüyor” diyen bir şair hangi fiille anlatabilirdi? İllaki yazmalıydı. Yazarlar ve şairler için Yazmak bir nevi halini arz etmektir. Ben buradayım demektir. Ben buradayım ve derdini yazıyorum demektir. İlle dert mi yazılır? Şairlerin elinde avucunda dertten kederden başka ne ola? Bir şiirle tutunmak isteseler, yaşamaları lazım. İnsan yabancısı olduğu duyguyu nasıl anlatsın! Hüznün kriteri yoktur.

Bazı zaman sevgiliden gam, bazı zaman yüzü toz içinde kalmış bir çocuğun ağlaması. Anlayacağınız kalbe dokunan her şey. Şair Aynı zamanda yaşamalıdır ki olsun. Olsun ki yazabilsin. Yazsın ki buradayım desin.

Kimi zamanda bir terapi olmuştur. Ne yazdığının kime yazdığının pek ehemmiyeti yoktur. İçini dökebilmektir asıl olan. Ve bunun sonunda bir rahatlama.

Bunların yanında dertli büyüklerimiz de vardır. Fikir sancısı memleket meseleleri içinde tutuşanlar. Kutlu bir yolda nefer olmak neferler yetiştirmek niyeti ile ve asıl gayesi ilahi rıza doğrultusunda olanlar. Hepsine rahmet olsun. Bunlardan bir kaçına örnek vermek gerekirse;

“Bulanık akan sular durulacak yeniden / gökyüzüne direkler vurulacak yeniden” (Nurullah Genç-Uyan Artık Yiğidim)

Aynı zamanda ümitsizliğin giderilmesi ve topyekun birlikte hareket edilmesini yazmıştır şair. Ve daha söylenecek sözler elbette vardır.

Olmak diyoruz. Ve hep diyeceğiz.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.