Sıradaki içerik:

Mamafih

e
sv

Vatan Yahut Mustafa Kutlu

avatar

Mahmut Bıyıklı

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 3 dakika)

Karantina günlerinde oluşturulan okuma gruplarının çoğunda Mustafa Kutlu’nun kitaplarının okunduğunu gördüm. Gençlerin Kutlu’yu keşfetmesi sevindirici bir durum. Konuştuğum delikanlıların çoğu yazarın eserlerinin kendilerine yeni ufuklar açtığını söyledi. İçinden geçtiğimiz zor günlerde böylesi güzelliklere şahitlik etmek beni ziyadesiyle mutlu etti. Türk milleti okudukça ve tanıdıkça Kutluyu daha çok sevecektir. Çünkü O gönlünü insan coğrafyasına açmayı başarmış bir yazı ustası. Güncel politikanın diliyle, gelip geçici gündemlerin gürültüsüyle makul mesafesini her zaman korumuş birisi…

SOL KÖRLÜK
Salgın sürecinde Sağlık bakanımızın Mustafa Kutlu okumayı tavsiye etmesi çok anlamlı oldu. Bu tavsiye yaşadıkları ülkeye kalbiyle bakamayan bazı kesimleri rahatsız etti. Onların yok sayması dudak bükmesi cevher sahibinin değerini azaltmaz. Kültürel alanda sesi çok çıkan sol kesim sadece Kutlu’yu değil bütün yerli ve milli aydınlara karşı ya düşmanca bir tavır içine girmiş ya da sükût suikastına maruz bırakarak yok saymıştır. Geçtiğimiz yıllarda solcuların çıkardığı bir dergide öykü özel sayısı hazırlanmış muhafazakâr kesimden hiçbir isme değinilmemiştir. Sol körlük bu memleketin en kronik hastalıklarından biridir.

Aslında bu şeyler Kutlu’nun umurunda da değildir. CHP İBB’ye hakim olunca Mavikuş oyununa son vermişti. Herkes sert tepkiler verirken Kutlu’ya bir gazeteci duygu düşüncelerini sorduğunda canları sağ olsun demişti.

Bakanın tavsiyesiyle özellikle sol kesimden gelen küçümsemeler hakarete varan eleştirişlere usta yazarı tanıyanlar haklı olarak tepki gösterdi. Muhtemelen Kutlu, kendisini sevenlerinin tepkisinin binde birini bile göstermemiş canları sağ olsun deyip geçmiştir. Bu kimseye eyvallahı olmayan bir derviş tavrıdır. Çerağımıza püh diyenin hak yandırsın çerağını diyebilme hüneridir. Daha doğrusu kötülerle muhatap olmamayı yeğleyen adamlık sanatıdır.

SAMİMİYET VE TEVAZUU
Asalet herkese nasip olmaz. Kutlu, sanatçının en büyük mücadelesinin nefsiyle olması gerektiğini söyleyerek gerçek hürriyetin yaratana kulluktan geçtiğinin sırrına ermiş samimi bir mümindir. Allah’a kul olma şuuruna erenin her zaman dik yaşayacağını başka güce boyun eğmeyeceğini söyler. Asıl sanatkârın kadiri mutlak olduğunun idrakinde sürdürür edebi mücadelesini. Haktan geleni ötelemez ötekileştirmez.
 
Entelektüel havalara girmeden uçlarda dolaşmadan orta hali yaşamayı seçtiğini kendisine seçkinlik izafe edilmesini istemediğini konuşmalarında dile getirmiştir. Fildişi kulelerde değil kahvehanelerde çay ocaklarında farklı hususiyetlerini yakından tanıdığı milletinin içinde yaşamayı seçmiştir. Doğal duruşunu bozmamıştır. Samimiyeti ve tevazuu onu daha çok büyüterek kendisine yönelik sevginin halka halka büyümesini sağlamıştır. Mustafa Kutlu isminin anıldığı meclislerde yüzlere yansıyan mutluluk boşuna değildir.

Gençlere sürekli ‘Şu bizdendir, o değildir’ ayrımına gitmeyin’’ diye tavsiyede bulunur. Kutlu’daki incelikle ona dil uzatan zayıf karakterler arasında dağlar vardır. Mehmet Şeker’in duası bu açıdan anlamlı duadır. ‘Kırk yıllık ustalık karşısında dudak bükenlere karışmaktan Allah bizi korusun’

POLİTİKAYA UZAK
Seküler kesimin sosyal medya militanları Kutluyu siyasal İslamcı yazar diye tanımlasalar da O ömrü boyunca siyasete uzak durmuştur. Bu uzak duruşta fikirlerinden beslendiği Hareket ekolünün öncüsü Nurettin Topçu’nun da önemli payı olduğunu göz ardı etmemek gerekir. Çünkü Topçu da politikaya uzaktır. Partileri kardeşi kardeşe düşüren bir araç olarak görür. Ya Tahammül Ya Sefer yazarının yaşantısındaki politikaya karşı mesafeli duruş eserlerine de yansır.

Tufan’dan Önce isimli eserinde günümüz politikacılarının ahvalini ironik bir dille anlatır. Kitapta siyaseti cemiyete hizmet etme aracı olmaktan çıkarıp ferdi yükselişe nefsi bakışa kurban edenler ince ince eleştirilir.
Yerli duruş ve duyuş sahibi yazarın dünya görüşü Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler sözünde saklıdır.

BİR ÖMÜR EDEBİYATA HİZMET
Mustafa Kutlu daha çok Hikâye ve denemeleriyle biliniyor olsa da Türk Edebiyatı Ansiklopedisi edebiyat dünyamıza Kutlu’nun güzide bir armağanı olmuştur. Ömrü boyunca edebiyata hizmet etmiştir. Köşe yazarlığı, spor yazarlığı, senaryo yazarlığı, ressamlığı da özellikle anılması geren yönlerindendir. Yine yirmi beş yıl yönettiği dergiyi ekol haline getirip sayısız yazarın şairin yetişmesine öncülük etmesi de saygıyla anılacak bir emektir.
 
HAKİKATİN İZİNDE
Eserlerinde tarım toplumundan sanayi toplumuna geçilmesiyle birlikte yaşanılan değişimi dönüşümü aktarıp yozlaşmaya dikkat çeker. Bununla birlikte ümidin tamamen kaybedilip karamsarlık yaşanmasına müsaade etmez onda hep bir umut vardır. O saf umut Kutlu’nun dilinde kaleminde kelamında nöbette durmaktadır.

Çağdaş Edebiyatçılar arasında tasavvuf okyanusundan en çok istifade eden kalem efendilerindendir. O bereketli dünya diline üslubuna ayrı bir güzellik katmış okuyucu her eserinde o tadı hissetmiştir. Bu açıdan bakıldığında gelenekten beslenmenin yanında geçmişte kalmayıp bugüne ayna olmuş kendi özgün dilini kurmuştur. Anadolu irfanının öncüsü olan hakikatli insanların hakikat arayışlarının sancılarını günümüz insanının zihnine taşımış o ezeli sancıya ortak olmaya davet etmiştir. Anadolu’yu mayalayan ariflerle kurduğu ruh irtibatı Kutlu’nun edebiyatına derinlik katmıştır. Normal hayattaki samimiyeti eserlerinden de okura geçmekte yaşadıklarını yazan bir kaleminde çıktığını belli etmektedir.

MUSTAFA KUTLU VATANDIR
Hikâye ve denemelerini öğrencilik yıllarımızdan beri okumakla ve sevmekle birlikte Mustafa Kutlu bende daha çok vatandır. Vatan isimli yazısı muhteşem güzelliktedir. Sağlık Bakanı nasıl kutlu kitaplarını tavsiye ederek tarihi bir güzelliğe imza attıysa Milli Eğitim Bakanı da okullar açıldığında bütün okullar bütün öğrencilerimize poster haline getirip ulaştırmalıdır. Okullarımızın duvarlarını çocuklarımızın odalarını Vatan süslemelidir.

Evet, Mustafa Kutlu Anadolu’dur Türki’yedir yani vatandır. Vatan yazısından ilham alarak söylemek gerekirse ;

“Vatan, Mustafa Kutlu’dur, Uzun Hikâyedir, Ya Tahammül Ya Seferdir. Vatan Sırdır. Vatan Selimiye”dir, Hacı Ârif Bey”dir, Mevlana”dır. Vatan yazarlar kitaplar, kütüphaneler, âlimler, şeyhler, tekkeler, üniversiteler, taş-toprak-ağaç-kuş ve uçsuz bucaksız bozkırdır«

Ömrüne bereket…

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.