Sultan II. Abdülhamid Han ve Gözde Atı Ferhan

Sultan II. Abdülhamid Osmanlı Devleti’nin 34’üncü padişahıdır. 21 Eylül 1842’de doğan II. Abdülhamid 10 Şubat 1918’de ahirete irtihal eylemiştir. Abdülhamid, Osmanlı’nın son derece buhranlı bir döneminde tahta geçmiştir. Doğu’ya karşı İslamcı bir anlayış geliştirirken Batı’yla olan ilişkilerini denge politikasıyla yürütmüştür. Bununla birlikte ülke içinde mutlakiyeti öne çıkararak toprak kaybının önüne geçmeye çalışmıştır. Zira Sultan II. Abdülhamid tahta çıktığında Osmanlı, parçalanmanın eşiğindeydi ve büyük güçler tarafından ‘’hasta adam’’ olarak tanımlanıyordu. Osmanlı’nın zayıflığından istifade etmek isteyen büyük devletler, Osmanlı himayesindeki kimi unsurları tahrik ederek bağımsızlıklarını kazanmaları konusunda destekliyordu. Tüm bunlar Abdülhamid Han için mücadele edilmesi gereken çetin şartlardı. O, devletin içinde bulunduğu durumun farkındaydı ve bu minvalde adımlar attı. Devleti güçlü kılmak için çabaladı. Böylesine ağır şartlar altında tahta çıkan II. Abdülhamid uyguladığı politikalarla devletin çöküşünü durdurmaya çalıştı. İmparatorluğun uluslararası arenada tamamen yalnızlaştığı bu dönemde, denge politikasını takip ederek büyük güçler arasındaki çıkar çatışmalarından azami şekilde faydalanma yoluna gitti. Ulusal birliğini yeni gerçekleştiren ve gittikçe güçlenen Almanya ile ilişkileri geliştirmeye çalıştı. Halifeliği etkin bir şekilde kullanarak Müslümanları bir arada tutmaya gayret etti. II. Abdülhamid devri imparatorluğun modernleşmesi yönünden de yoğun bir atılımın gerçekleştiği dönemdir. Türk demokrasi geleneğinin önemli bir ivme kazandığı saltanat yılları eğitimden sağlığa, ulaşımdan iletişime pek çok yeniliğin ya gerçekleştirildiği ya da temellerinin atıldığı yıllardır.

Sultan Abdülhamid Han’ın Hayvan Sevgisi

Osmanlı’nın zor zamanlarında tahta çıkan Sultan II. Abdülhamid, devlet işlerini idare ederken şehzadeliğinden beri devam eden hayvan sevgisi ve merakından da geri durmamıştır. Yıldız Sarayı’nı yüzlerce cinsten binlerce hayvanın bulunduğu dünyanın en büyük hayvanat bahçelerinden biri hâline getiren sultan, bazı hayvanlarla hususi olarak ilgilenmiştir.

Serhafiye: Beyaz Papağan

Herkesçe malumdur ki papağanlar, kendilerine öğretilen sözleri gayet anlaşılır şekilde tekrar edebilirler. Ancak tarihte öyle bir papağan vardı ki bu öyle defalarca tekrar edilerek ezberlediği şeyleri değil, tam aksine bir defa duyduğu ve gördüğü şeyleri, sultana aynen rapor ederdi. Bu beyaz papağan, Sultan İkinci Abdülhamid Han’ın Yıldız Sarayı’ndaki papağanlarından sadece biriydi. Bu marifetli papağan hakkında kızı Şâdiye Sultan şöyle der: “Papağanı, odasının dışında konuşulan şeyleri gelir, babama gayet güzel bir telaffuz ve sadakatle tekrar ederdi.” Sultan, bu papağanı çok severdi.

Çatalsız Yemek Yemeyen Kedi: “Ağa Efendi”

Sarayında İkinci Abdülhamid Han’a ait hayvanlardan biri de esrarengiz kediydi. Bu kedinin huyu suyu bambaşkaydı. Bembeyaz bir Ankara kedisi olan bu hayvan, kendisine verilen yemekleri ancak çatal ile uzatıldığı takdirde yerdi. Aksi hâlde katiyen yemezdi. Sevimli ve sakin bu kediye sultan, “Ağa Efendi” diye hitap ederdi.

Sokak Köpekliğinden Dedektifliğe: “Cherie”

Dedektif köpek Cherie, beyazlı, siyahlı, sokakta kalmış gayet çirkin bir fox köpeği idi. Fakat sadakat, hassasiyet ve zekâsına herkesi hayran bırakmıştı. Sarayda birisi suç işlese suçluyu paçasından, eteğinden tutar sultanın huzuruna getirirdi. Bir defasında Sultan Abdülhamid Han, saraydaki marangozhanesinin yanmasına sebep olanları tespit etmek istemiş ve üç harem kadınını huzuruna çağırmıştı. Bu üç kişiye “Bunu kim yaptı?” diye sormuş fakat cevap alamamıştı. Bunun üzerine köpeğine:

“Git bu işi yapan kim ise onu bana tut, getir!” deyince köpek, saraylılardan birine doğru ilerlemiş ve onu eteğinden çekerek sultanın önüne getirmiştir.

II. Abdülhamid Han’ın At Sevgisi ve Ferhan

Atlaraolan tutkusuyla bilinen II. Abdülhamid, Sultan Abdülmecid’in ikinci şehzâdesiydi. Abdülmecid’in genç yaşta vefatı üzerine tahta amcası Abdülaziz geçince ağabeyi birinci veliaht konumuna yükseldi. Bu durum Abdülhamid’i sarayın dışında bir hayata yöneltti.

O da Kâğıthane ve Maslak çiftliğinde ve İstanbul çevresinde satın aldığı arazilerde çiftçilik ve hayvancılık işleriyle uğraşıyor, av merakı olduğu için de sıkça atlarıyla doğada gezintiye çıkıyordu. Bu dönemde her ne kadar tahta geçme düşüncesinden uzak kalmış görünse de yaşanan gelişmeler Abdülhamid’in tahta çıkmasını gerektirmiştir. Ama o bir süre sonra devlet bürokrasisini taşıdığı Yıldız Sarayı’nda, doğada hayvanlarıyla birlikte geçirdiği zamanları hep vadetmiş, hatta bir hayvanat bahçesi kurmuştur. Bu bahçede, ülkenin birçok farklı bölgesinden toplattığı kuşlar ve çeşitli yaban hayvanları bulunmaktaydı.

Başmabeyinci Tahsin Paşa, hatıratında sultanın at ve güvercinleri diğer hayvanlara göre daha çok sevdiğini ve kıymetli atlara sahip olduğunu; zaman zaman bunlardan hükümdarlara, itibarlı kişilere ve elçilere hediye ettiğini, vakit buldukça da atlarını görmeye gittiğini yazar.

Kızlarından Ayşe Osmanoğlu’nun hatıralarını anlattığı kitabında “binicilik merakı” başlıklı bir bölüm vardır. Bu satırlarda Abdülhamid’in, kendisine ait Ali Bey çiftliğinde her gün atla dolaştığını, bütün işlerini at üzerinde kontrol ettiğini anlatır. Yine kızlarından Şadiye Osmanoğlu kaleme aldığı hatıra kitabında, babasının sarayda atlarını gezdirdiğinden, kimi zaman onları pencereden izlediğinden ve kendi kullandığı tek atlı bir faytonla cuma selamlığına çıktığından söz eder.

Abdülhamid, padişahlığının beşinci veya altıncı yılında cuma selamlığına çıktığı ve Ortaköy Camisi’ne gittiği bir günde, atının ayağına neft bulaştığı için camiye ulaşana kadar birkaç defa düşme tehlikesi yaşayınca selamlık merasimine bir daha atıyla çıkmaz; cuma selamlığına faytona binerek gider.

Türkiye’yi ziyaret eden ABD başkanlarından Ulyses Grant’ı Yıldız Sarayı’nda kabul eden Abdülhamid, Grant ve oğluna sarayı ve civarını gezdirir, sarayın ahırlarını gösterdiği bir esnada da misafirlerine iki saf kan Arap atı hediye eder. Adları Leopard ve Linden Tree olan bu iki at, Amerika’ya götürülür ve Yeni Dünya’ya ilk ayak basan kayıtlı saf kan Arap atları olarak tarihe geçerler.

Ferhan Köşkü

Ferhan Köşkü, adını II. Abdülhamid’in çok sevdiği Ferhan isimli beyaz atından almaktadır. Yapı, Yıldız Sarayı'nın kuzeyinde, Şale Köşkü’nün bitişiğinde dış bahçe sınırları içindedir. Kuzeybatı-güneydoğu yönünde konumlanmış olan ahır, 110x15m boyutlarında, kâgir olarak yapılmıştır. Ortasında ve iki ucunda hayvanlara bakanlara ait mekânlarla aralarındaki ahırlar şeklinde düzenlenmiştir. Ahır bölümleri tek, diğer mekânlar iki katlıdır. Uç bölümlerinde ise bir de çatı katı vardır. İki uçta köşelerinde sekizgen kuleleri olan bölümleri neo geotik üsluptadır. Güney-batı cephesinde at nalı formunda yapılmış bir giriş kapısı vardır. Ön cepheye bakan salonun pencere ve kapıları art nouveau uslubunda olup bu bölümün tasarımının D’Aronco’ya ait olduğu tahmin edilmektedir

Ferhan Çok Özel Bir Attı

Sultan Abdülhamid’in kır küheylânı olarak adlandırabileceğimiz atı Ferhan, gerçekten çok özel bir attır. Bu değerli Arap atı aslında Bağdat’ta bir aşiret reisine aittir. Yerel bir çatışma esnasında yaralanan sahibini dişleriyle çekerek ölümden kurtarınca atın namı İstanbul’a kadar ulaşır. Sultan Abdülhamid, bu sadık hayvanın kendisi için satın alınmasını ister. Durumdan haberdar olan atın sahibi ise beyaz küheylanını sultana hediye olarak gönderir. Ferhan, İstanbul’a gelmeden önce Yıldız Sarayı’nda kendisi için giriş kapısı at nalı şeklinde tasarlanmış özel bir ahır inşa edilir. Bu kapının üzerinde ahırın Ferhan’a ait olduğunu gösteren bir levha asılır.

Kır küheylan Ferhan, sadakatiyle olduğu gibi, binicisi yanına yaklaştığında kendini hafifçe öne eğmesiyle de ün salmış hisleri güçlü bir attır. Abdülhamid Ferhan’ı çok severdi. Aralarındaki bağ çok özeldir. Neredeyse her gün Ferhan’ın sırtında gezi yapardı. 31 Mart Ayaklanmasından sonra sürgüne gönderilen Abdülhamid çok sevdiği atından ayrılmak zorunda kalmıştır.

Kaynakça:

1) Prof. Dr. Bahri Şahin, Yıldız Sarayı Sohbetleri, Matsis Matbaacılık, İstanbul, 2017.
2) https://yedikita.com.tr/ikinci-abdulhamid-hanin-sevdigi-4-hayvani/#Sultanin_At_Sevgisi (02.12.2022)
3) Z Dergisi | Kültür Sanat Şehir | Mevsimlik Tematik Dergi Yıldız Sarayı Ahırları ve Ferhan (02.12.2022)
4) Batur, Afife. "Yıldız Sarayı". Devr-i Hamid. ed. Mehmet Metin Hülagü, Şakir Batmaz, Gülbadi Alan. Kayseri: Erciyes Üniversitesi Yayınları, 2011:129-151.

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Bin Atlı Çocuklar Gibi Şendik

Sultan II. Abdülhamid Osmanlı Devleti’nin 34’üncü padişahıdır. 21 Eyl&uum...

Türk Değilse Yüktür

Sultan II. Abdülhamid Osmanlı Devleti’nin 34’üncü padişahıdır. 21 Eyl&uum...

Önden Giden Atlar

Sultan II. Abdülhamid Osmanlı Devleti’nin 34’üncü padişahıdır. 21 Eyl&uum...