Süleyman Çelebi

"Zâtıma mir ‘at edindim zâtını
Bile yazdım adın ile adımı."(Vesîletü’n Necât, Süleyman Çelebi)

Süleyman ÇELEBİ Bursa'da doğdu ve dönemin ileri gelen âlimlerinden ilim öğrendi. Süleyman ÇELEBİ’DEN bahsedilince ilk akla gelen Hz. Muhammed’e duyduğu derin sevgiyle yazdığı meşhur “Mevlid” manzumudur. Ben de yazımda sizlere bu eserden bahsetmek istiyorum, çünkü eseri kendisiyle özdeşleşmiş ve adeta O’nu yansıtır olmuştur. Mevlidi 60 yaşında yazdığı ve eserin 1409 senesinde bittiği tespit edilmiştir. Bilinen tek eseri, Mevlid adı ile meşhur "Vesiletün Necat"dır; asıl isminden çok, yazma nüshaları genellikle "mevlid" veya "mevlüd" başlığını taşıdığından, bu isimlerle bilinmektedir. Mevlid, “doğmak”, doğum zamanı” ve “doğum yeri” anlamları olan bir kelimedir. Ancak zamanla Peygamberi doğum gününde anmak ve kutlamak için yazılan eserlerin genel adı olmuştur.

"Vesiletün Necat"ı bu kadar ustalıkla yazan bir insanın, başka eser yazmadığını düşünmek oldukça güçtür. Timur'un ordusu Bursa'ya girdiği zaman, yakılıp yıkılanlar arasında Süleyman ÇELEBİ'nin diğer eserlerinin de bulunma ihtimali yüksektir ancak “Mevlid” manzumu gönülden dile, dilden kulağa, kulaktan gönle hitap ederek günümüze kadar ulaşmıştır.

Eser,aruz kalıbıyla yazılmıştır. Aruz bilindiği üzere mısralardaki hecelerin uzunluk ve kısalıkları temeline dayanan nazım/şiir ölçüsüdür. Aruzun sözlük anlamı ise; çadırın ortasına dikilen direktir. Nasıl ki çadırın ortasına direk dikmek basit ama aynı zamanda da ustalık istiyorsa Vesîletü’n Necât’ta basit görünen ama ustalık sonucunda yazılan bir eserdir, edebi tabiri ile "Sehl-i Mümteni" denilen bir sanat örneğidir. Çok kolay yazılmış gibi göründüğü halde, taklidi son derece güçtür. "Sehl-i Mümteni" edebiyatta ilk bakışta yapılması kolay göründüğü halde, yapılmaya veya taklit edilmeye kalkışıldığında zorluğu veya benzerinin meydana getirilmesinin imkânsızlığı anlaşılan eserleri yazma veya söyleme sanatıdır ve en belirgin özelliği sade oluşudur.Hz. Mevlânâ’nın şiirleri, Yunus EMRE'nin şiirleri, Mehmet ÂKİF'in şiirleri, Süleyman ÇELEBi'nin Mevlidi, baştan aşağı sehl-i mümteni sanatı ile doludur. Bu nedenle Vesîletü’n Necât halk arasında çok beğenilmiş ve sevilerek okunmuştur. Anlaşılır ve açık bir dil kullanan Süleyman ÇELEBi, eserini eski Anadolu Türkçesi ile yazmıştır; sıcak ve sade üslubuyla samimiyetini yansıttığı bir eser ortaya koymuştur.

Süleyman ÇELEBİ'den sonra birçok şair ve bazı tanınmış şairler de mevlid yazmışlar ama hiçbiri Süleyman ÇELEBİ'nin eriştiği noktaya erişememiştir, halk yazılanların hiçbirini benimsememiştir. Oysa yazılan Mevlidlerin arasında çok sanatkârane olanları vardır. Süleyman ÇELEBİ'nin Mevlid'i, Rumca, Bulgarca, Sırpça, Arapça‘ya çevrilmiş ve Müslümanlar arasında her dinî günde, bayramda, ölümde, doğumda okunagelmiştir. Yüz yıllar boyunca da okunmaya devam edecektir.

Çadırın ortasına dikilen direği bir deyim olarak kullanacak olursak yine "Vesiletün Necat"ın yazım süreciyle ilgili çok anlamlı bir noktaya temas etmiş oluruz. Süleyman ÇELEBİ Bursa’da yapımı 1399’da tamamlanan Ulu Cami’ye imam olarak atanmıştır. Ünlü eseri Vesiletü'n Necat'ı getirildiği bu görev esnasında yaşadığı bir olaydan etkilenerek kaleme aldığı rivayet edilir; söylenceye göre Süleyman Çelebi,Hz. Muhammed'in diğer peygamberlerden pek farkı olmadığını söyleyen İranlı bir vaize içerleyerek onun diğer peygamberlerden farklı olduğunu dile getirmek için mevlidini kaleme almıştır. Aynı zamanda Süleyman Çelebi, Osmanlı Devleti'nin zayıf bir evresi olan ve Anadolu topraklarında her türlü kargaşalığın hüküm sürdüğü Fetret Devri'nde farklı görüş ve dayatmaların yaşandığı dönemde ehl-i sünnetin tarafında yer almıştır. Bu sebeple mevlidin yazılmasının bir amacının da ehl-i sünnet taraftarlarına destek vermek olduğu ifade edilir.

Süleyman ÇELEBİ’nin kurduğu Hz. Muhammed’e sevgi çadırı, altı yüz yıldan fazla bir süredir gönülleri bir araya toplamıştır, toplamaya da devam edecektir.

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Mümine Gayret Yakışır

"Zâtıma mir ‘at edindim zâtını Bile yazdım adın ile adımı."(Vesîl...

Tıkayıcı Taş

"Zâtıma mir ‘at edindim zâtını Bile yazdım adın ile adımı."(Vesîl...

Teneffüs Öğrenciler İçin Bir Ara mı Yoksa Ders mi?

"Zâtıma mir ‘at edindim zâtını Bile yazdım adın ile adımı."(Vesîl...