Sözleşmeliyim!

Sesim titremeden,
Korkular kuşanmadan,
Kanatlarım incitmeden,
Sesime yüreğimden başka tınıyı karıştırmadan,
Sessizliğe sığınmadan konuşmak istiyorum.
Yağmurun dansı söz konusu değil.
Yağmur bir felaket gibi çöküyor,
Şehre yanaştığı vakit.
Başka lügatler çarpılıyor yüzüme her kapıda,
Yeni benler kök salıyoruz...
Benin içindedir hem Hasan, hem yezit.
Kimliklerimdir ben doldurdukça içi boşaltılan,
Mutluluk süzülmüş saksımın tabanından,
Aşkın ve ihtirasın sıvısıdır çoktan sağaltılan...
Arz kayıyor ayaklarımın altından ben adım atınca.
Ben adım atınca
Kişniyor madenden atlar,
Kırışıyor alınlar, çatılıyor kaşlar...
Ben adımı atınca kimliklerden
Bir arsa bulup yükseliyor katlar.

Zaman ince, sudan akışkan bir sıvı
Avucumda tutamıyorum.
Gök tarafından sıkıştırılmış hissediyorum.
Zamandan münezzeh bir bakış gerek
Bu bataklık çağa dedikçe
Zamanın sarmaşığı kapatıyor ağzımı.
Susmalar durduruyor
Savaşın ritminde ki nabzımı...
Zihnim ve tüm tanışlarım
Senin farkın ne gölgeliğinde keyfe keder.
Varsın yıkılacaksa gök yıkılsın
Soruşturuluyor neyi satsak ne eder?
Karşımda duran binlerce yılın ilahi yortusu
Kırılacaksa başım üstüne
Butuhaf dünyanın tortusu...
Kimse Aczinin itirafını yapmıyor
Kimse şiirler tanımıyor.
Beni iki yezit de satsa
bişey etmemesinin mahsubuyum.
Ben, zamanın mağlubu
çağın mahpusuyum
Varsın ant bozan olsun adım
Tek ıslatmasın dudaklarımı
Bankaların oluk suları
Varsın ateş kussun üzerime
Bu çağın fakih soyluları...
İşte bu içgüdülerime bir muhtıradır
İşte budur şayet öyle bir şey varsa devrim.
Yoksa;
Az yakan bir araba alıp
Ömrümü sermaye edeceğim!

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Ölüm Risalesi

Sesim titremeden, Korkular kuşanmadan, Kanatlarım incitmeden, Sesime yüreğimden başka tınıyı...

Umudumu Kesmeden Bekledim

Sesim titremeden, Korkular kuşanmadan, Kanatlarım incitmeden, Sesime yüreğimden başka tınıyı...

Bana Dair

Sesim titremeden, Korkular kuşanmadan, Kanatlarım incitmeden, Sesime yüreğimden başka tınıyı...