Sonsuz Son

(Okunma Süresi: 1 dakika)

Mahkememizi karanlık sokaklara kurmuşuz.

Hatıra defterleri arasında kurutulmuş gül yapraklarına karışmış,
Epeyce uzun bir hissiyat…

Unutmayıp da direnmeye devam eden,
Azalan sadece çığlıklar
Lakin hiç susmadan fısıldayan.

Köhne duygunun köhne esiri.
Tutukluk yapıyor.

Kirpiklerinde inci tanesi beliriyor
Bir kar gibi, bir kor gibi.
Hiç aralanmayacak o perde
Yine her yanın muhteşem sükûnet.

Çocuk başını kaldırır, keskin ahşap kokusu karışır dualanmış toprak kokusuna,
Ebediyete…

Boğum boğum birikiyor da yetmiyor.
Kapalı kapılar ardında kaybolmuş bir hiçlikte.

Çıkarın kırmızı başlıklarınızı
Maskeli kurt geldi
Özünü yitirdi çok konuşularak
Susmak gerekirdi ses duyurabilmeye
Elveda, hoşça kal bilinen fasıl.

Yolculuklar kaldı geriye.

Mezar başlarında uykusuz gözler
Toprak üstüne toprak daha!

Çocuk yüzleri görüyorum sonra gözleri ufukları süzen
Ardınca keşfedilmeyi bekleyen bakışlarıyla

Biz hep kelimelerin tükendiği yerdeyiz.
O derin sessizliğin en gürültülü noktasında…

Çiğdem Koçyiğit

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir