Sıradaki içerik:

Nizamülmülk ve Nizam-ı Âlem

e
sv

Son Vefat Eden Sahabe Ebu’t Tufeyl Âmir B. Vâsile (r.a)

avatar

Hasna Para

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 3 dakika)

Âmir b. Vâsile b. Abdillâh el- Leysî (r.a), Ebu’t Tufeyl künyesiyle meşhur olmuş sahabenin büyüklerindendir. Benî Kinâne’ye mensup olduğu için Kinânî nisbesiyle de tanınır. Kendi beyanlarından Uhud Gazvesinin gerçekleştiği yılda doğduğunu öğreniriz. Böylelikle peygamber efendimizin (s.a.s) hayatından sekiz yılı idrak etmiş oluruz. Kendisi Küfe’de yaşadı. Hz. Ali’nin (r.a) vefatından sonra Mekke’ye intikal etti ve hayatının sonuna kadar orada yaşadı.

Umâre b. Sevbân’dan (rah.) rivayetle Ebu’t Tufeyl’in (r.a) şöyle dediği anlatılır:

“Resûlullah’ı (s.a.s) Cirâne’de et dağıtırken gördüm. Ben küçüktüm ve kesilen koyunun bir parçasını taşıyordum.

Bedevi bir kadın bize doğru yöneldi ve Resûlullah’a kadar yanaştı. Resûlullah onun oturması için elbisesini açtı. Kadın da bu elbise üzerine oturdu. Ben, “Bu kimdir?” dedim. Oradakiler, Resûlullah’ın sütannesi olduğunu söylediler.” ¹

 

Ebu’t Tufeyl’in  (r.a) “Hz. Peygamber’i (s.a.s) Vedâ Haccında, Kâbe-i Muazzama’yı tavaf ederken ve âsası ile rükni selamlarken gördüm.” ²   ifadesiyle kendisinin usulcülere göre tabiinin büyüklerinden olduğu söylense de hadis ehline göre sahâbî olduğu kesin olarak anlaşılmaktadır. İslam âlimlerinden Neysâbûrî’nin (rah.) sahabileri fazilet bakımından kategorize ettiği tabloda Ebu’t Tufeyl’in (r.a) 12. grupta yer aldığını görürüz.

Muhammed b. Ömer (rah) şöyle haber verir: Bize Eybân (rah) anlattı. O Câbir’den (rah), o da Âmir’den (r.a) bunu rivayet etti: Ebu’t Tufeyl (r.a) şöyle demiştir: “Resûlullah (s.a.s) insanların arasında iken ondan daha uzun olanını gördüm. İnsanlardan ondan daha kısa olanını da gördüm. Onun saçı siyahtı ve kendisi beyazdı.” Dedik ki: “Giyimi nasıldı?” “Bilmiyorum. O yürürken onlar -insanlar- etrafındaydılar.” ³

Uhud gazvesi yılında doğduğu hususunda bir ittifak bulunan Âmir b. Vâsile’nin (r.a) Bedir Gazvesinin yapıldığı sırada henüz çocuk olduğuna dair bir rivayet bulunsa da İbn Hacer (rah) bu rivayette bir yanlışlık olduğunu, doğrusunun Huneyn Gazvesi olması gerektiğini belirtmiştir. Peygamber efendimizden (s.a.s) yirmiye yakın hadis rivayet eden Ebu’t Tufeyl Âmir b. Vâsile (r.a) hadis ilmi açısından büyük önem arz eden bir şahsiyettir. Onun rivayetlerine Kütüb-i Tis’a musannifleri de eserlerinde yer vermiştir.

Şairlik yanı da bulunan Âmir b. Vâsile’nin (r.a)  şiirleri Ebu’l Ferec el-İsfahânî’nin (rah.) meşhur eseri el-Eganî’de yer almaktadır. Ayrıca Abdurrahman b. Eş’as (rah.) ile birlikte Deyrü’l Cemacim muharebesinde öldürülen oğlu Tufeyl (rah.) için söylediği bir mersiye de muhtelif eserlerde bulunmaktadır.

Ebu Amr (rah.) şöyle demiştir: “Ebu’t Tufeyl sözü güzel söyleyen bir şairdir.” “Ebi Haysem’e sahabenin şairlerinden bahsettim. O (Ebu’t Tufeyl (r.a)) erdemli ve akıllıydı. Hazır cevap ve güzel sözlüydü. O Hz. Ali taraftarlarındandı. Hz Ebu Bekir ve Hz Ömer’i överdi. Hz. Osman’a karşı merhamet beslerdi.” ⁴

Hz. Ali’ye (r.a) yakınlığı ile bilinen Ebu’t Tufeyl (r.a) yaptığı savaşlarda onun yanında yer almıştır. Hz. Ali’nin (r.a) vefatından sonra ise Mekke’ye gitmiş ve ömrünün sonuna kadar orada yaşamıştır. Hz. Muâviye (r.a) döneminde bir görevle onun yanına gitmiş, huzurda bulunan bazı kimselerin Hz. Ali (r.a) ile yaptıkları savaşlarda Ebu’t Tufeyl’in (r.a) kendilerine kılıcı ve diliyle çok zarar verdiğini hatırlatmaları üzerine her birine hak ettiği cevabı vermiştir. Hz. Muâviye (r.a) kendisine Hz. Ali’ye (r.a) duyduğu özlemin derecesini sormuş, Ebu’t Tufeyl (r.a) de, “Hz. Musa’nın annesi Musa’yı Nil’e bıraktıktan sonra onu nasıl özlediyse ben de o haldeyim, belki ondan da çok hasret çekiyorum” demiştir. Hz. Hüseyin’in (r.a) kanını yerde bırakmamak üzere Emevîler’e karşı açılan savaşlarda Muhtâr es- Sekafî (rah.) ile ön planda yer almıştır.

Ebu’t Tufeyl Âmir b. Vâsile (r.a) en son vefat eden sahâbî olarak bilinmektedir. Hadis ehline göre, bütün memleketler bazında en son vefat eden sahâbîdir.  İbn Hacer (rah.)  bu hususta hüküm birliği olduğunu söyleyerek bundan sonra sahâbî olduğunu iddia eden kimsenin yalancı sayılması gerektiğini belirtmiştir.

Âmir b. Vâsile’nin (r.a) vefat tarihi hakkında nevi kaynaklar mevcuttur. Halîfe b. el- Hayyât (rah.) ve Müslim (rah.) onun hicri 100 yılında vefat ettiğini söylerken İbn Berkî (rah.) bunun 101 yılı olduğunu, el- Mızzî (rah.), İbn Hacer (rah.), el- Hatîb el- Bağdâdî (rah.) ise onun 100, 101, 107 ve 110 yıllarında vefat ettiğini söyleyenlerin olduğunu kaydetmişlerdir. Bununla birlikte İbn Hacer (rah.), Musa b. İsmail (rah.) – Mubârek b. Fedâle (rah.) – Kesir b. A’yen (rah.) kanalıyla Ebu’t Tufeyl Âmir b. Vâsile’nin (r.a) 107 yılında hadis rivayeti olduğunu kaydetmiştir. Böylelikle 107 yılından önce vefat edemeyeceğini vurgulamıştır. El- Buhârî (rah.) ve İbn Hibbân (rah), Ebu’t Tufeyl’in (r.a) vefat yılının 107 olduğunu eserlerinde belirtmişlerdir. Bu muhtelif görüşler arasında en kesin ifadeyi şârihler kullanmışlardır. Vehb b. Cerîr b. Hâzım’ın (rah.) babasından naklettiği “Ben hicrî 110 senesinde Mekke’de bulunuyordum. Bir cenaze gördüm. Bu cenazenin kim olduğunu sordum. “Bu Ebu’t Tufeyl’dir” dediler” rivayeti ile onun vefatının 110 yılında olduğunun kesinliği beyan edilmiştir.

Tabiin hadis âlimlerinden Ebû Mes’ud Saîd ibni İyâs el- Cüreyrî (rah.) şöyle demiştir: “Ashâb-ı kiramdan Ebu’t Tufeyl Âmir b. Vâsile el- Leysî (r.a) bir gün: “Şu yeryüzünde Resûlullah’ı (s.a.s) bizzat gören insanlardan sadece ben kaldım” dedi. Bunun üzerine ben de ona: “Öyleyse Peygamber Efendimizi gördüğün gibi bana da anlat, dedim. O da: “Allah’ın Elçisi beyaz tenliydi. Mübarek bedeni eşsiz bir güzelliğe sahipti. Ne uzun ne kısa ne de fazla kiloluydu” dedi. ⁵

Bütün bu bilgiler ışığında Ebu’t Tufeyl Âmir b. Vâsile’nin (r.a) 110 yılında vefat ettiğini kabul etmemiz gerekir. 110 yılı sahabe nesli için son yıl olarak kabul edilir. Doğum yılı itibari ile Ebu’t Tufeyl’i (r.a) görse dahi hatırlayamayanlar ile bu tarihten sonra doğanlar Etbau’t Tâbiin olarak kabul edilecektir.

Rabbim bizleri sahâbî efendilerimizin (r.a) hayatlarından feyz alanlardan eylesin.

“Muhâcirlerden ve Ensâr’dan ilk öne geçenler ile bunlara güzelce tabi olanlar var ya, Allah onlardan razı olmuştur, Onlarda Allahtan razı olmuşlardır. Allah onlara altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte büyük kurtuluş budur.” (Tevbe 9/100)

Kaynakça:

  1. İbn Sa’d. (2014, Siyer) Kitâbü’t – Tabakâti’l – Kebîr, Cilt 6, Resûlullah Vefat Ettiğinde Yaşları Küçük Olan Ashâb. Ebü’t Tufeyl Âmir b. Vâsile. https://bit.ly/2ZaWcyw

2.Müslim, “Hac”, 257

  1. İbn Sa’d. (2014, Siyer) Kitâbü’t – Tabakâti’l – Kebîr, Cilt 6, Resûlullah Vefat Ettiğinde Yaşları Küçük Olan Ashâb. Ebü’t Tufeyl Âmir b. Vâsile. https://bit.ly/2ZaWcyw

4.البسيط

5.Müslim, Fezâil 98-99; Ebû Dâvûd, Edeb 30.

6.Çolak, Ali. “EN SON VEFAT EDEN SAHÂBÎ OLARAK BİLİNEN ÂMİR B. VÂSILE EL-LEYSİ”(2008). Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2008, sayı: 13, ss. 89-94

7.https://islamansiklopedisi.org.tr/ebut-tufeyl

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.