Sıradaki içerik:

Demir Yaylı Dukak ve Kör Derviş

e
sv

Sevmek

avatar

Dilhâne

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 1 dakika)

Kapattığında gözlerini, kalp atışlarında hissetmek sevdiğini… Her atışta yanması, yandıkça daha çok artması sevginin…Sevmek, bir nevi hüzün makamında olabilmek… Bir sonbahar günü, daldan düşen yaprağın toprağa kavuşmasıdır vuslat ve belki bir çiçeğin solmasıdır hasret. Buluttan düşen her bir yağmur damlası, biz insanoğlunun haline bakıp ağlayışıydı belki de. Dağların titreyip yeryüzünü sarsması, denizlerin coşup dalgalanması, Hak karşısındaki acizliğin, kudretin büyüklüğü ile cezbeye gelme haliydi belki, kim bilir…Gökyüzünden kayan bir yıldızın sebebi, secdede gözyaşları içinde ruhunu Rabbine teslim eden bir aşığın teslimiyetiydi. Bir serçenin kırık kanadı, bir bülbülün dertli ötüşü güldendi nitekim. Yer, gök, tüm kainat aşkın sırrıyla kaplıydı hiç şüphesiz. Lakin biz günah kirleriyle kapkara olmuş kalplerin sahipleri, bu sırra erişmekte sağır ve kördük. Emanet bırakılmıştı yüreklere, maksat emaneti asıl sahibine teslim edebilmekti, beceremedik. Vesileye takılı kaldık, bir adım yol alamadık. Gül bahçesine girdik ama gül olamadık. Gül olanların da dikenlerine takılıp, asıl güzelliklerini göremedik. Hak’tan bîhaber âvare dolaşan biz körler ve sağırlar, kendimizi akıllı sanıp her işi bu akılla çözmeye çalıştık ama yanıldık. Gönül akıl ile çözülmez. Aşkta akıl yoktur. Yalnız aşk vardır. Bütün kelimelerin bir araya gelip anlatmaya çalıştığı fakat anlatamadığı, dilin susup kalemin lâl olduğu, yalnızca yüreklerin bildiği sırrın adıdır aşk.

Neslihan Çakır

Bir insana erişmenin ve ruhuna dokunmanın en güzel yollarından biridir edebiyat. Kelimelerin birbiriyle olan aşkını anlatır ve bu anlatım sırasında insana dair olgularıyla bizlere dokunur. Dilhâne işte böylesine aziz bir uğraşın günümüzdeki temsilcisi olarak tüm topluma ulaşmayı amaçlayan bir edebiyat şiir ve fikir dergisidir.

Edebiyat sahip olduğu varlığın içerisinde bir fikre sahiptir. Bu fikirle kavurur cümleleri ve ortaya bir dünya mirası ortaya çıkarır. Varlık gösteren dışa vurum bazen bir düz yazı olur bazense bir şiir. Eğer fikir kendisi bir şiirde bulursa her kelimesinde adeta bir rengin onlarca tonuyla karşılaşır insan. Bu anlam zenginliği ise edebiyatı yeşertir, insanın özüne dokunmasını sağlar. Edebiyat, şiir ve fikirlerin insana sağladığı huzuru ve yüceliği fark eden birçok söz ve kalem ustası; ömürlerini bu alanda sarfetmişlerdir. Aynı manevi değeri arayan nice insanın varlığını hoşgörü ve güzellikle karşılayan Dilhâne dergisi bu arayışın karşılığı olarak yeni yazarlar için de bir platform görevi görmektedir.

Öyle ki söz edilen amacın sonucu olarak Dilhâne Dergisi, okuyucularından ve yazı yazarak bir uğraşı ortaya koymak isteyen herkesten yazılarını beklemektedir. Bu yazıları bünyesine katarak diğer insanlara ulaştırarak hem yazarın gelişimini desteklemektedir hem de yazara duygu ve düşüncelerini başka insanlara aktarma olanağı tanımaktadır. Eğer sizlerde yazılarınızı paylaşmak isterseniz ilgili bilgileri dilhane.net adresinde bulabilirsiniz.

Bir fikrin hamurunu edebiyat ve şiir ile yoğururken, toplumdan yazılar alarak bu uğraşa değer katmanın bir başka boyutu daha bulunmaktadır. Hiçbir bir karşılık beklemeksizin edebiyat şiir ve fikre duyulan saygıdan dolayı tüm bu uğraşları yine toplumla paylaşmak. Bu sebeple Dilhâne dergisi insanlara ulaşabilmek için aylık yayınlarını, yapılan söyleşileri, yazıları ve daha birçok yazılı ve görsel ürünü dilhane.net adresinde hiçbir maddi karşılık olmaksızın insanlarla paylaşmaktadır.

Bir yandan değişen dünyaya ayak uyduran bir yandan da sahip olduğu öze günden güne değer katmayı hedefleyen Edebiyat şiir ve fikir dergisi olarak farklı konularda ve çeşitli türdeki ele alımlarıyla edebiyat dünyasında emin adımlarla ilerlemeyi sürdüren Dilhâne dergisi, siz edebiyat aşıklarını da pür heyecanla beklemektedir.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

  • ruveyda2 sene önce
  • Demiş ya şair :

    Aklı iradeyi kaldır yere ser
    Balı yapan yapar vız vız et yeter
    Niyetle dağ bile düz olur kurban ..

    Belki de biz niyetimizi hep aklımızla aldığımız için aldandık ..
    Gönül işiydi bu iş . Akıl ispat , ispat ise açıktan onaylanmayı gerektirirdi. Oysa herşey gizli olmalıydı. İnsanlardan bi haber nakşedilmeliydi gönlümüz. Niyetimiz kalbimizle alınıp gönülden olmalıydı ve biraz TESLİM olmalıydık hakikatlere ..

    Ve demeliydi insan:
    – Gözüm aklım fikrim var deme, hepsini öldür
    Sana çöl gibi gelen o göl diyorsa, göldür !!…