Sıradaki içerik:

Gece Vardiyası – 3

e
sv

Sessiz Sensiz

avatar

Gülay Süda

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 1 dakika)

“Kapattım kendimi sevdama, düş görüyorum.” / Paul Eluard

İçimin bir yerinde duruyor adın; ağzımdan duymayı unutmuş da olsa kulaklarım adının sesli harflerini, duruyor şuramda tüm sessizliğiyle.

Konuşmayı çok sevdiğimi, bitmek tükenmek bilmeyen sorularımla başını ağrıttığımı hatırlar mısın bilmem? Hani bazen cevap bulamayıp uzun uzun susardın, ben susmalarını da severdim; asıl sustuğumuz zaman hiç konuşmadığımız kadar konuşurduk. Gözlerimi kapatıp sustuklarımızı dinlerdim can havliyle; sanki sonbahar rüzgârının güz yapraklarına söylettiği şarkıyı söylerdi sustukların. Aşığın sazının tellerini titretmesi gibi titretirdi içimin yapraklarını sessizliğin. Ben seni sessizliğin tercümanı olabildiğin için sevmiştim, konuşmadan da anlatabildiğim, anlaşılabildiğim için sevdim. İnsan kaç kere karşılaşırdı ki sessizliğinden dahi satırlar dolusu anlamlar çıkaran biriyle? Sonra yollarımız ayrıldı. Rolü bitmiş bir figüran gibi terk ettin hayat sahnemi.

Ben hem oynadım hem izledim. İzlemeyi en sevdiğim oyuncu çıkmıyor olsa da oyunuma, izlemeye devam ettim. Zaten sen gittiğinden beri bir kenara çekilip sessizce seyrettim hayatımda olup biteni. Kimse duymadı senden sonra sesimi de sessizliğimi de. Niçin gitmiştin, veda etmeden, hoşça kal demeden? Nereye gitmiştin? Çağıran neydi seni bensizliğe? Başkalarının seyircisi olduğu yeni bir hayata alışabilecek miydin?  Seni kaçıran neydi benden? Bu sorulara veremediğim cevaplardan dolayı bıraktım soru sormayı da. Hem sessizliğimden anlamayana neyi anlatmaya çalışacaktım ki? “Sessizliğini duymayan sesini de duymaz.” demiştin bir sohbetimizde. Madem duymuştun sessizliğimi…

Ey Sevgili, sana ne desem şimdi? Neyi sussam anlarsın, neyi söylesem? İnsan bir kere biri tarafından anlaşılınca hem daha kolaylaşıyormuş hayatı hem daha zorlaşıyormuş. Bir kere anlaşıldın mı büyü bozuluyormuş. Tabancanda bulunan tek atımlık kurşunun ıskalaması gibiymiş hayatı. Bir kere de olsa anlaşılmak içinin bütün savunmasızlıklarını emanet etmekmiş düşmanına. Kabuğunun dıştan bir kuvvetle kırılması ve içinin yavaş yavaş can çekişmesiymiş.

Şimdi gel, kurtar beni anlaşılmaktan! Hiç anlamamış ol. Çözdüğün düğümü yeniden bağla. Bağla ki çözüldüğüm yerden yeniden tutunayım hayata.

Hayattaki nihai hedefi yaratılanı,yazılanı okumak olan, okuduklarını kendine saklayaman bir paylaşımcı. İnsanı ve yaratılanı yaratandan ötürü seven bir hümanist. Sizin en hayırlınız öğrenen ve öğretendir müjdesine nail olmaya çalışan bir eğitimci. Sanatın insanı yansıtan bir ayna olduğuna inandığı için her dalıyla az çok ilgilenmeye çalışan bir sanatsever. Daha yaşanılır bir dünya için gözüyle değil yüreğiyle bakmaya çalışan bir hayalperest.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.