Sıradaki içerik:

Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Kurucusu: Mehmet Emin Resulzâde

e
sv

Sen Anlat Mostar Köprüsü

avatar

Büşra Cansız

  • e 1

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 2 dakika)

Nehirler ayırır köprüler birleştirir demişler. Osmanlı’da fethettiği Balkan topraklarındaki nehirleri, birçok güzel köprüyle birleştirmişti. Bunlardan en nadidesi ve dillere destan olanı tabii ki Mostar Köprüsü’ydü. Neretvası’nın belki de en sevdiği…

Bu yaşlı köprü neler görüp, neler yaşamıştı kim bilir? 1566 yılında Mimar Sinan’ın öğrencisi olan Mimar Hayreddin tarafından inşa edilen Köprü, yüzyıllarca Neretva’nın iki yakasını birbirine bağlamıştı. Aynı zamanda Hristiyan ve Müslümanları da birbirine bağlayarak Balkanların bir simgesi olmuş, yıkılışıyla bölgedeki barışın da yıkıldığını göstermişti. Bosnalılar bir yakınını kaybedercesine ağlamıştır eminim. O gün sadece bir köprü değil, bir tarih yıkılmıştı çünkü.

Bunu, onu yakından tanıdığım bu günlerde daha iyi anlıyorum. Bu acı tarihin kahramanı olan Mostar Köprüsü’nün anılarına kulak verelim mi?

“427 yıl… Dile kolay 427 yaşında yaşlı, yorgun, acılı ama bir o kadar da mutlu bir köprüyüm. Yemyeşil Neretva’nın üzerinde tüm heybetimle görenleri kendime âşık ediyorken nasıl gurur duyup da mutlu olmam? Ne sadrazamlar geçti üzerimden, ne savaşlar dinledim yeniçerilerden. Ama hiçbiri bugünlerde yaşanmakta olanlar kadar etkilememişti beni. Yüzyıllarca kardeşçe yaşayan, birbirine bağladığım Boşnaklar, Sırplar ve Hırvatlar savaşıyordu. Böylesi nefrete daha önce hiç tanık olmamıştım, 427 yıl boyunca hem de! Anlam veremiyordum, bir zaman birbirleri sevdiklerini göstermek için delikanlılar üzerimden atlardı Neretva’ya. Şimdi? Değişen neydi, kimdi?

9 Kasım 1933 savaş başlayalı kaç gün oldu artık saymayı bıraktım. Şehrim çok suskun. Mostar’ın evlatları acı çekiyordu, Mostar’ın evlatları yüzünden. Sevdalinka sesleri değil mermi ve bomba sesleri duyuyordum sokaklardan. Bugün her zamankinden farklıydı ama bomba sesleri çoğalmıştı. Bir çocuk gördüm Neretva’nın öteki ucunda, sapsarı saçlarıyla hasretle bana bakıyordu. Bir şeyler söylemek istiyordu sanki ama konuşamıyordu. Sonra birden karardı her şey sanki parçalara ayrılıyordum. Son gördüğüm masmavi bir çift göz oldu…”

Tam 427 yıl boyunca ayakta duran Mostar Köprüsü, 9 Kasım 1933 tarihinde Hırvat tanklarından açılan bombalar sonucunda paramparça olmuştu. Balkan barışının simgesi Neretva’nın sularına gömülürken, insanlık bir kez daha kaybetmişti bu topraklarda…

Mostar Köprüsü’nün yeniden yapımı, Dünya Bankası ve UNESCO iş birliği ile bir Türk firması tarafından gerçekleştirilmişti. 2002 yılında başlatılan çalışmalar, 2003 yılında sonra ermiş ve nihayet 23 Temmuz 2004 yılında, uluslararası üst düzey katılımla gerçekleştirilen görkemli bir törenle yeniden hayata döndürülmüştü Köprü! Yeniden aslına uygun olarak inşa edilen Mostar Köprüsü acaba neler hissetmiştir o gün, hiç düşündünüz mü?

“Bugün 23 Temmuz 2004, yeniden doğduğum gün. Binlerce insan dünyanın bir ucundan bu ana tanıklık etmeye gelmişti. Muhteşem Mostar Köprüsü’nün doğuşunu görmeliydiler. Öldüğüm gün beni, bizi umursamayan dünya, şimdi buradaydı. Oysa ne çok çağırmıştık onları bize yardım etmeleri için. Sesimizi yıllarca duyurmaya çalışmıştık ama karşımızda kör ve sağır olmuşlardı. Şimdi buradalar öyle mi?

Keşke sesimi duyabilseydiniz. Bana hayranlıkla bakan o gözlerinize, ne çok söylemek istediğim şey var. Belki de katillerim şu an aramızda, beni izliyor. Gururlanıyorlar beni yeniden yarattıkları için. Hissettiklerimi bilmeden mutlulukla beni izliyorlar. Elbette sevinçliydim ancak şu an bu ikiyüzlü manzara karşısında hissettiğim tek şey kızgınlık ve kırgınlık. Duy sesi mi ey insanoğlu, hakkımı helal etmiyorum sana!”

Eminim ki yıkılışına tanıklık etseydim, bir yakınımı kaybetmişçesine ağlamaya başlardım ben de. Yeniden hayata döndüğü günü görmek her ne kadar mutlu etse de içimde bir kızgınlık olurdu. Etrafında onca kalabalığı görmek, yalnız kaldığı günleri hatırlatırdı.

Bir köprüden çok daha fazlasıydı Mostar Köprüsü. Taşıdığı anlam ve değer onu diğerlerinden ayırıyordu. Ne demek istediğimi ancak bu şehri gerçekten görenler anlar. Gerçekten diyorum çünkü gören her göz gerçekten bakmıyordu! Daha gelmeden âşık etmişti şehrine beni mesela. Ancak yakından görmek, gecesiyle gündüzüyle tüm muhteşemliğine tanık olmak, daha çok bağladı kendine. Mostar’da bir gece geçirin mutlaka, ancak büyüsünü tamamen o zaman hissedersiniz.

Neretva’nın gürül gürül akan suyunun sesi eşliğinde nehir boyunca ilerlerken, Evliya Çelebi’nin adımlarını takip ediyordum adeta. O kelamı duyar gibi oldum; “Şefaat ya Resulallah, seyahat ya Resulallah…” Mostar Köprüsü’ne son bir kez baktım. Onu izlemek ve anlatmak bana çok keyif veriyordu. Ama bugün o kendini anlatmıştı ve anlatmaya devam etmeliydi. Sen Anlat Mostar Köprüsü, ben anlatınca âşık diyorlar.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.