Sıradaki içerik:

Nizamülmülk ve Nizam-ı Âlem

e
sv

“Şehirlerin De Kalbi Var” | Büşra Cansız ile Söyleşi

avatar

Hasna Para

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 2 dakika)

“Herkes için özel olan bir mekân, şehir vardır. Mutlu olduğunda sevincini paylaştığı, hüzünlü olduğunda sığındığı, yalnız kalmak isteğinde saklandığı, kendini ait hissetmek istediği bir yer. Ben de kendimi birçok şehre ait hissetmişimdir. Mutlu olduğumda sevincimi İstanbul ile paylaşmak, hüzünlü olduğumda Saraybosna’nın sokaklarına sığınmak, yalnız kalmak istediğimde Mostar’ın kucağına saklanmak isterim. Keza şehirlerin de kalbi vardır ve kalpleri sığınmak isteyen herkese açıktır.”

Merhaba Büşra Hanım. İlk kitabınız “Şehirlerin De Kalbi Var” Payidar Yayınları’ndan çıktı. Öncelikle hayırlı olsun. Kitabınız bir seyahat kitabı. Aynı zamanda tarih kitabı. Bir hikâye kitabı olduğunu bile söyleyebilirim. Açıkçası okudukça çok şaşırdım. Bildiğimiz seyahat kitaplarından çok farklı. Bu üslûbu oluşturmaya nasıl karar verdiniz?

Teşekkür ederim. Şehirlerin kalbine doğru bir yolculuk hikâyesi benim anlattığım. Gezdiğim, gerçekten gördüğüm, hissettiğim şehirlerin kurgusal hikâyelerini kaleme aldım. Farklı karakterler, farklı hikâyeler yer almakta. Tarihi, kültürel bilgileri klasik bir akış içerisinde anlatmak istemedim. Okuyucuyu sıkmadan, şehirlerin ve hikâyelerinin içine kendilerini alarak hissetmelerini istedim. O yüzden bu kitap ne tam olarak bir hikâye kitabı ne de tam olarak bir seyahat kitabı. Şehirlerin kalbine doğru kısa bir yolculuk.

Anladığım kadarıyla kitabınızda gezip gördüğünüz şehirleri kendi çektiğiniz fotoğraflar eşliğinde anlatmışsınız. Kitapta hangi şehirlerin yer alacağına nasıl karar verdiniz?

 Evet aslında fotoğrafçılığıma daha çok güveniyorum diyebilirim. İstanbul, Saraybosna, Üsküp, Mostar, Çanakkale, Trabzon, İzmir, Bursa, Edirne. Dokuz şehir, on bir hikâye yer almakta. Gezerken tarihi duyguları en çok yaşadığım, kalbini hissettiğim şehirlere yer verdim.

Gezip anlattığınız, okuyucuyla paylaştığınıza göre gezdiğiniz tüm şehirleri sevmişsinizdir. Yine de aralarından birinin sizin gönlünüzde ayrı bir yeri olduğunu düşünüyorum ben.

Her şehrin ben de ayrı bir değeri var elbet. Ancak bazı şehirler vardır ki kalbinizde vazgeçilemeyen bir yeri olur. İstanbul doğup büyüdüğüm, âşık olduğum şehir ancak Mostar kalbimin ait olduğu yer diyebilirim. Şehirlerin kalbi olduğunu anladığım ilk yer. Daha gitmeden bağlandığım, beni kendine doğru çekmiş olan bir şehir.

Pandemi süreci sizin gibi gezmeyi seven bir insanı nasıl etkiledi diye sorsam?

Hiç sormayın derim. Hayatımda ilk defa şehirlerden bu kadar uzak kaldım. Planladığım o kadar çok seyahat noktası vardı ki hepsi iptal oldu. Görmeyi sabırsızlıkla beklediğim o kadar çok yer var ki inşallah bu süreç bitince devam edeceğim. Tek özel yanı İstanbul ile baş başa kalmamız olabilir.

Yoldaşın varsa yol yormaz der gönül ehli. Sizin bir yoldaşınız oluyor mu yaptığınız seyahatlerde? Bir kişi, bir hatıra veya bir eşya?

 Bu soruya cevabım kesinlikle fotoğraf makinem olur. Seyahatlerim boyunca yanımdan ayırmadığım, yol arkadaşım olur kendileri. Beraber nice şehir keşfedip nice güzel anlara tanıklık ettik.

Tarih ve Sanat Tarihi bölümlerini bitirdiniz. Esasen müze araştırmacısısınız. Şehir tarihi araştırmalarınıza da seyahatleriniz eşlik ediyor diyebiliriz sanırım. Bu iş belki masa başında mevcut araştırmalar ışığında da yapılabilir. Ancak bir şehri yerinde görüp havasını soluyarak ortaya bir şeyler koymak hem sizin açınızdan hem okuyucu açısından daha kıymetli olsa gerek. Bu hususta neler söylersiniz?

 Masa başında yazabilirsiniz elbet ancak görmeden anlatılan her şehrin duygusu eksik kalır. Her şehrin hikâyesi, bin bir de yüzü vardır. Kimisi için mutluluk verir, kimisi için acı. Kimisine bütün güzelliklerini sunar, kimisine sadece kötülüklerini gösterir. Ben de bu hikâyeleri anlatmaya, şehirlerin kalbine tercüman olmaya, onları kendi gözümden sizlere sunmaya karar verdim. Çektiğim fotoğraflarla şehirlerin kalbini yansıtmaya, yazdığım hikâyelerle bin bir yüzün bir yüzünü göstermeye çalıştım. Okuyucuya da şehirlerin kalbi olduğunu hissettirebilmek ancak böyle mümkün olur bence.

Şehirlerin merkezinde olduğu başka bir kitap düşüncesi de var mı?

İnşallah devamı geliyor diyebilirim. Aynı düzende yeni şehirler ve yeni hikâyeler ile yeni yılda kitapseverler ile buluşmayı düşünüyorum.

 “Niyet ettim seyahat etmeye” diyen okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?

“Dünya bir kitaptır ve seyahat etmeyenler onun sadece bir sayfasını okurlar” demiş bir yazar. Ben de bu kitabın bütün sayfalarını okumaya kendime söz verdim. Okuyucularımızın da kitabın sonuna kadar gitmesini tavsiye ediyorum. Her sayfa ayrı bir macera ayrı bir hikâye. Kendi hikâyelerinin başladığı şehri bulsunlar ve yolculuklarına devam etsinler.

Kıymetli vaktinizi bize ayırdığınız için teşekkür ederiz.

 Ben teşekkür ederim. Keyifli okumalar dilerim.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.