Sıradaki içerik:

Tapınak Şövalyeleri ve Kutsal Topraklar

e
sv

Prof. Dr. Recep Toparlı ile Söyleşi

avatar

Selman Devecioğlu

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 2 dakika)

Bize kendinizi tanıtabilir misiniz?

03 Temmuz 1955 tarihinde Sivas’ta doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Sivas’ta tamamladım. 1976 tarihinde Erzurum Atatürk Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldum. 1981 yılında aynı üniversitede edebiyat doktoru unvanını aldım. 1993 yılının Kasımında profesör oldum. 1996 yılında Atatürk Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Türk Dil Kurumu asli üyeliğine seçildim. TRT’de yayımlanan Bir Kelime Bir İşlem programında bir süre Türkçe danışmanlığı yaptım. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi ile Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Rektör yardımcılığı görevini yürüttüm. Hâlen Sivas ta aynı üniversitede Rektör başdanışmanlığı görevini ve Cumhuriyet Üniversitesi Engelliler Birimi (CENGEL) koordinatörlüğünü yürütüyorum.

Size “engellilerin dedesi” diyorlar, engellilik anlamın da Türkiye ve Sivas’a çok hizmetleriniz oldu bunlardan bahsedermisiniz?

“Her sağlıklı insan bir engelli adayıdır.” düşüncesiyle engellilere nasıl hizmet edebilirim diye düşünüyordum. Türk İşaret Dili Sözlüğü üzerine Ankara’da faaliyetlerde bulundum. 7 Haziran’ı Türk İşaret Dili Bayramı olarak kutlamaya başladık. İşitme engelliler beni “dede” diye çağırmaya başladı o yüzden “engellilerin dedesi” diye adlandırıldık. Geçen yıl Yüksek Öğretim Kurumu bana “Engelli Dostu”unvanını verdi. Sivas’ta görme engellilere yönelik etkinlikleri Selman Devecioğlu Hocamla, işitme engellilere yönelik faaliyetleri de de Mustafa Epikle sürdürüyoruz. Mustafa Epik’i Ankara’da görev yaparken tanıdım. Sağırlara yönelik çalışmalarımda en büyük yardımcım Mustafa Epik oldu. Sivas’ta görmeyenlere yönelik olarak Üniversitemizde, Braille Kabartma yazı, bilgisayar kursları, santralist kursu, engeli olmayan din görevlilerine yönelik kabartma yazı ile Kur’an-ı Kerim kursu düzenledik. Engeli olmayan öğrenciler olarak engellilere nasıl davranmalıyız diyerek baston kullanımı ve görme engellilerin kabartma yazısını ve işaret dili kurslarını Sivas Halk Eğitim Merkezi ile birlikte Üniversitemizde açtık. Üniversitemize “Engellilerin Dünyası” adıyla seçmeli bir ders koyduk. Görme engelli öğrencilerin kitap okumasını kolaylaştırmak için Üniversitemize, tarayıcı ve kameralı cihazlar, diş hastanesine ve tıp fakültesine ortopedik engelliler için akülü araba şarj istasyonları ve birçok noktaya rampa ve sarı çizgiler yaptık. Anne ve babası işitme engelli olan çocuklara coda ismi veriliyordu, biz bunu Türkçeleştirerek “rehbercik” dedik. Bu çocuklar ödevlerini yapmakta zorlanıyordu. Bunlar için Üniversitemizde yüksek lisans yapan öğrencilerle birlikte hafta sonlarında ödevlerine yardımcı olduk. Birebir dersler verdik. Belediyemizle birlikte bu eğitimi Türkiye de ilk kez gerçekleştirdik.

Akademik anlamda bıraktığınız birçok eseriniz var. Türkçemiz üzerine bize ve gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?

– Türkçe bizim ağzımızda Yahya Kemal’in deyişiyle annemizin aksütü gibidir. Türkçe bizim her şeyimizdir. Dilimize sahip çıkmamız gerekiyor. Konuştuğumuzun dilin güzelliğini bilerek farkında olarak konuşmamız gerekir. Gençlerimiz Türkçeyi uygun şekilde telaffuz etsin. Kelimeleri yersiz kullanıyoruz. Kuzen ifadesi de bunlardan birisi. Amca oğlu, hala kızı, dayı kızı gibi yirmiye yakın söyleyişi tek kelimeye sığdırdık. Allah’a ısmarladık, güle güle, Allah’a emanet ol kelimesi yerine yabancı sözcüklerin dilimizi istila etmesi sonucunda oluşan bay sözcüğünü kullanır olduk. Türkçeye sahip çıkmalıyız. Türkçenin ne kadar zengin bir dil olduğunu öğrenmeliyiz. Okuduğumuz kitaplarla kelime hazinemizi zenginleştirmeliyiz.

Son olarak bizlere söylemek istedikleriniz nelerdir?

– Benim hayattan bir buçuk yıl alacağım var diye bazı konuşmalarımda ifade ediyorum. Normal bebekler bir yaşında yürümeye başlarken, ben yanlış yapılan bir iğne sonucunda iki buçuk yaşında yürümeye başlamışım. Bu iki buçuk yılın bir yılını,yedi yıllık imam-hatip okulundan altı senede mezun olarak geri aldım. Diğer altı ayımı ise çok çalışarak, insanlığa Faydalı işler yaparak geri almaya çalışıyorum. Peygamber Efendimizin,“İki günü eşit olan ziyandadır.” sözünü benimseyerek, gençlere çok çalışmalarını tavsiye ediyorum. Bir de gençler mutlaka harçlıklarıyla kitap alıp okusunlar. İnternette var buluruz demeyip, basılmış eserlerin tadına varsınlar. Kitap kokularını ciğerlerine çeksinler.

Kıymetli vakitlerini bize ayırdığı için çok teşekkür ediyoruz.

Ben de bana bu imkânı verdiğiniz için teşekkür ederim.

Mülakat: Selman Devecioğlu

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

  • dursun gözel5 ay önce
  • dedelerin dedesi sayin Recep Toparli hocama dedemize rabbim hayirli saglikli sihhatli omurler versin selman hocam varolasin

  • Bekir Karataş5 ay önce
  • Prof. Dr. Recep Toparlı Sivas ile Üniversite arasında aynı zamanda bir köprüdür. Bu kıymetli söyleşi için Selman Deveciogluna teşekkür ederim .