Özbekistan'da Dil Hürriyeti

Özbekistan ruh köklerimizin nefes aldığı, toplumsal genlerimizin şekillendiği, kültürel değerlerimizin beslendiği, Türk islam medeniyeti mefkuresinin oluşturulduğu, ulvi toprakları içinde bulunduran eski vatanımız.
Buhara, Semarkant, Taşkent gibi önemli merkezler Özbekistan toprakları içerisinde yer alan; Erzurum kadar bizim, İstanbul kadar mü'min, Bursa kadar Türk, Sivas kadar Anadolu şehirlerdir. Bu şehirler orta asyanın kalbi, manevi merkezleri ve irfan kaynaklarıdır.
Büyük Selçuklu devleti zamanında önemli gelişmelerin yaşandığı bu topraklarda Nizamiye medreseleri kuruldu ve İmam Buhari, İmam Gazali, Ömer Hayyam gibi islam alimleri yetişti. Çağdaş batı bilimsel ortaçağ karanlığına gömülmek üzereyken atalarımız ilmi buluşlarıyla bu topraklarda dünyaya aydınlık saçıyorlardı.
Birçok önemli tarihi eserin bulunduğu bu coğrafya bir açık hava müzesi misali gezen insanlara bin yıl öncesinde türkuvaz renginin nakşedildiği seyir zevki tattırmaktadır. Hoca Ahmet yesevinin ruh üflediği Türkçemiz bu topraklarda islam kavramları ile mayalanmış ve zengin bir dil haline gelmiştir.

Özbekistan dilindeki tasmayı çıkarıyor. Resmi dilini Rusça'dan Özbekistan Türkçesine çeviriyor. Şu anda resmi dili Rusça olan Türk devletleri Kazakistan ve Kırgızistan kaldı.
Düşünebiliyor musunuz bu ülkeler binlerce yıldır Türk vatanı ama eskiden Türkçe olan dillleri sovyetler birliği kurulduğından beri Rusça. Daha acı olan ise baskın kültür Rus kültürü.
Rabbim Kazak ve Kırgız kardeşlerimize de aynı hürriyeti yaşamayı nasip etsin.
Bu ülkelerin hürriyetlerini elde etmeleri kızıl elmamız için, cihan şümul Türk yurdu için önemli ve elzem bir durumdur.

Kafkas coğrafyasında yaşayan türk devletleri iki yüz yıldan fazladır rus zulmü altında moskofun dişleri arasında inleyip duruyor.
Osmanlının yıkılması ve Türk gücünün bu topraklarda kırılması yüzünden Ruslar bu toprakları müslüman kanı ile sulayıp biten meyvesini toprak sahiplerini aç bırakarak yedi.
Türkiye'deki komünizm sevdalıları yüzünden yıllarca bu topraklar bizim değilmiş gibi davrandık.

Kırgız Cumhurbaşkanı Almazbeg Atambeyov'un 2018 yılında bir açıklaması vardı gurur veren bir o kadar da göz yaşartan bir açıklama.
Türkiye ziyaretinde başbakanımızı ziyaret edip görüşme esnasında Türkiye Türkleri'nin Kırgız göçmeni olduğunu söyleyip ülkemize borcu olan 50 milyon doların silinmesini istemişti.
Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan bu isteği kırmayıp borcu silmişti ve o sevinerek anlatmıştı bu durumu.
Aslında içler acısı bir vakıa ki; bir devlet 50 milyon dolar borcunu ödeyemiyor. Bizi bu acınası duruma düşüren yenilgi ve peşinden gelen siyasi ve ekonomik mandalar artık birer birer kalkıyor.

Türk devletlerinin çoğu siyasi manda altındayken Türkiye verdiği istiklal mücadelesi ile siyasi mandaya düşmedi. Fakat halen daha ekonomik hürriyetini elde etmiş değil.
Bu da bizim manevi coğrafyamıza sahip çıkmamızda olumsuz etki yapıyor ve başkaldırıp ses çıkaramıyoruz.

Ne güzel demişti merhum Abdurrahim KARAKOÇ ;
"Bu hududu kimler çizmiş gönlüme?
Dar geliyor dar geliyor gardaşım. "
Bizi kan kardeşliğimizden ve din kardeşliğimizden ayıramayanlar aramıza sınırlar çizdi. Yüzyıldır sınırlarımız için savaşıyorduk.
Artık sınır ötesi kurtuluş mücadelesi verir hale geldik. Dörtbir yandan deli gömleği misali bizi çevreleyen bu sınır saçmalığını tanımadığımızı tüm dünya biliyor.
Bunun için yeniden çullanıyorlar üstümüze.
Tabi içimizdeki manda sevdalısı malaklar bizim gayretimizin ve emelimizin aksine her fırsatta bizi batıya şikayet edip, bizi batı ile tehdit ediyorlar.

Varsın birileri içimizde yaşayıp bu toprağın ekmeğini yiyerek şikayet etsin.
Varsın batı ve avaneleri üzerimize sicim gibi yağsınlar.
Bu şehirlerdeki kubbeler varoldukça,
Bu topraklarda islamın sadası.

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Çocukla Konuşmaya Dair

Özbekistan ruh köklerimizin nefes aldığı, toplumsal genlerimizin şekillendiği, kült&u...

Görme Engelliler İçin Beyaz Bastonun Önemi ve 15 Ekim Dünya Beyaz Baston Günü

Özbekistan ruh köklerimizin nefes aldığı, toplumsal genlerimizin şekillendiği, kült&u...

Kur'ân Kıssalarının Tekrarındaki Hikmetler

Özbekistan ruh köklerimizin nefes aldığı, toplumsal genlerimizin şekillendiği, kült&u...