Sıradaki içerik:

Gece Vardiyası – 4

e
sv

Ne Olacak Bu İşin Sonu Hacı..?

avatar

Yusuf Duru

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 3 dakika)

Malum hadise. Teröristlerin başına bir kasırga gibi düşen ve birkaç gün içinde darmadığın eden bir ordu var. Bu ordunun adı Türk Ordusu. İçinde her unsurun bulunduğu ve çok ciddi bir senkronizasyon ile sevk ve idare edilen, disiplini ile tüm dünya ordularının içinde en ön sırada yer alan askeri kuvvet.

Komutanlarının bir emri ile ölüme atılmak için gözünü kırpmadan yürüyen, bu arada mazluma karşı merhametli, zalime karşı adaletli, katil ve vatan hainlerine karşı acımasız bir kuvvet.

Fırat Kalkanında ve Zeytin Dalında edindiği tecrübeler ile Barış Pınarı harekatını çok daha büyük bir başarı ile ve çok daha kısa sürede sonuçlandırabilecek kaabileyete, teknik donanıma, arazi bilgisine ve savaş tecrübesine sahip olduğunu bir kere daha tüm dünyaya gösterdi.

Tüm dünya gördü ki Türkler hareket ettiği zaman karşılarına ne çıkarsa çıksın onu aşmadan, bitirmeden ve yok etmeden geri dönmeyecekler.

Barış Pınarı harekatından amaç, Suriyenin kuzey bölgesinde otuz kilometre derinliğinde yaklaşık bin kilometre uzunluğunda bulunan sınır hattımızda bir güvenli bölge oluşturmak, oluşturulan bu güvenli bölgede yine ülkemizin kendi imkanları ile oluşturacağı, hiç kimseden bir kuruş para, bir tek tuğla, bir kürek çamur istemeden yapacağımız yerleşim merkezlerine, şu an misafirimiz olan Suriyeli kardeşlerimizi yerleştirerek güven içinde yaşamalarını sağlamaktır.

Bu arada ülkemizin Iraktan başlayıp Suriyeye kadar uzanan hattında, birileri tarafından ki bu birileri ABD, Vahşi Batı ve yandaşlarıdır. Kurulması düşünülen Kürt Devletine mani olmak da bu harekatin nihai hedeflerinden birisi.

Ülke içindeki bazı vatan hainleri de ne olacak efendim bir kürt devleti kurulsa ne olur. Bunu söyleyenlere verilecek tek cevap şudur.

O bölgede kurulmak istenen bir kürt devleti değil, ikinci bir İsrail, ikinci bir Yahudi yerleşim bölgesi oluşturulma amacıdır. Tüm bu yaygara bölgedeki sıcaklığı sürekli yüksek ısıda tutup, o bölge insanının üstünde yaşadığı ama kıymetini bir türlü bilmediği, bilemediği yer altı zenginliklerine de böylece kolayca ulaşıp kendi menfaatleri doğrultusunda kullanmaktır.

Bugün bölgenin zengin petrol yatakları, ayrıca işlenmemiş bakir maden yatakları, uzak doğuyla gerçekleştirilecek olan sıcak ticari temaslardaki kolay ulaşım, ucuz sevk idare ve düşük maliyetli ürün tedariği imkanları, ucuz iş ve insan gücü, temiz doğası ve yeni bir yerleşim merkezi olması hasebiyle tamamen cazip, kullanılması düşünülen bir coğrafya olarak görülmektedir.

Batı bölgedeki tüm kaynakları kendisine aktarmak için çomak sokuyor.

Amerika bölgeyi çok daha kolay idare edebilmek ve olası bir Çin-Rus-Japon konsorsiyumunun önüne geçebilmek ve gerektiğinde hızlı bir şekilde müdahale edebilmek için bölgedeki varlığını güçlendirmek için çırpınıyor.

Ayrıca kendi ülkesinde bulunan ve olağan üstü bir durumda kullanılmak üzere depolarda beklettiği petrol rezervlerinin yerine bu bölgelerdeki yeraltı kaynaklarına sahip olmayı amaçlıyor.

Tüm bunlar herkes tarafından biliniyor. Bu amaçla kurduğu, kurulmasına aracı olduğu, silah ve mühimmat desteği ile büyük bir lojistik yardım yaptığı, kıyafetlerinden armalarına kadar her türlü imkanı sağladığı, uzmanları ile eğittiği bir gücü bize ve bölgenin sakini olan halka karşı kullanmakta tereddüt etmiyor, bunu sürekli kılabilmek içinde çeşitli ayak oyunları ile güya siyaset yaptığını zannediyor.

Her seferinde yanlış yaptığını şiddetli bir tokat halinde yüzüne vurmamıza, tüm dünyaya göstermemize rağmen vahşi batının genetik yapısında bulunan vahşet ve vicdansızlık gözlerini karartıyor, gerçekleri görmelerine rağmen kabullenmemekte ısrar ediyorlar.

Yazımın girişinde bahsettiğim bölgeye kurulacak olan yerleşim merkezlerine, kendilerinin de korkulu rüyası olan adına sığınmacı, kürt mülteci denen ama tamamen vahşetlerinden dolayı çıkardıkları kargaşanın maduru olan milyonlarca insan yerleştirilecek.

Böylece o insanlarda bu maduriyetten kurtulacak, yeni bir hayata başlayacak, güven içinde kendi hayatlarını sürdürecekler. Yani dünyanın o bölgesi huzura kavuşacak.

Ama yok. Bunlar ortaçağdan, hatta ilkçağlardan bu yana yüreklerinde besledikleri o vahşi kini, o haysiyetsiz ve onursuz yaşamı, o şerefsiz yüzsüzlüğü göstermek zorunda hissediyorlar kendilerini. Adına insan hakları dedikleri vahşetlerini yapabilmek, menfaatleri doğrultusunda sadece kendilerine hizmet edecek olan toplulukları oluşturabilmek için ellerindeki tüm imkanları seferber ediyorlar.

Oysa savaşa harcadıkları parayı insanlığın müreffeh geleceği için ortak bir konsorsiyum halinde hareket ederek harcasalar, insan öldürmeye, kitleleri imha etmeye harcadıkları beyin ve beden gücünü, dünyanın daha yaşanılır hale getirilmesi için harcasalar, insanlığın kurtuluşu için göstermeleri gereken çabayı gösterseler, tüm dünya insanlığının barış ve hoşgörü içinde yaşaması için yatırımlar yapsalar acaba dünya nasıl bir yer olurdu.

Bugünkü yerli Amerikan halkının yaşadıkları kıtayı nasıl ele geçirdikleri tarihçiler ve okuyan herkesçe malum. Kıtanın asıl sahipleri olan yerli halkı, vebalı battaniyeler, zehirli virüsler, alkol, uyuşturucu, toplu katliamlar ve uyguladıkları vahşice baskılarla nasıl yokettiklerini hepimiz biliyoruz. Buradan hareketle, İngilizlerin başedemedikleri suçluları sürdükleri bir kara parçası olan ABD toprakları üzerinde yaşayan sefih, vahşi, kendinden başkasını düşünmeyen bencil ve haysiyet yoksunu, onursuz yöneticilerinin nihai amaçlarının Amerikan halkının çıkarları olmadığı da malumdur.

Peki ne olacak bu gidişatın sonu. Çok basit. Kendilerine göre yaptıkları ince ince hesapların nasılda ters dönüp kendi başlarına bela olduğunu hepimiz görüyor, yakından takip ediyoruz. Hesapların üstünde bir hesap var. Rabbimizin hesabı. Allah azze ve celle, kuş beyinleri ile yaptıkları bu hesapları Müslüman Türk kavminin eliyle kendi başlarına çorap niyetine geçiriveriyor.

Rabbim ordumuzu muzaffer eylesin. Düşmanlarını zelil ve perişan eylesin inşallah.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.