Muhammet Emin Oyar ile Havacılık Üzerine Hasbihâl

Merhaba Muhammet Emin Bey. Yeni kitabınız “Havada Hayat Var” Genç Okur yayınlarından çıktı. Öncelikle hayırlı olsun. Havacılık konusunda halihazırda çalışmalar bulunsa da sanırım daha önce bu kadar samimi bir üslupla dillendirilmemiş. Ve teorik bilgiden öte, bilgisi verilen mevzuların zihinde kolayca canlandırılması hedeflenmiş. Sizin de düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?



Evet, havacılıkla ilgili meseleler herkesin ilgisini çekmesine rağmen havacılıkla ilgili çalışmalar akademi seviyesinde yapıldı hep. Zihinlerdeki bazı soru işaretlerini gidermek için böyle bir çalışmaya ihtiyaç vardı. Biz de elimizden geldiğince bu boşluğu doldurmaya çalıştık.



Kitapta uçağın yapısından uçuş hakkında genel bilgilere, karşılaşılan ilginç durumlardan havacılık alanında rastlayacağımız mesleklere kadar birçok konu üç bölümde incelenmiş. Okuyucularınıza havacılıkla ilgili daha çok hangi konuları ulaştırmak istediniz?



Havacılık sektörünü baştan sona ele alacak olsaydık ömrümüz boyunca buna çalışmamız gerekebilirdi. Biz sadece bu konuda akla gelen ilk sorulara cevap vermek istedik. Bu kitabı okuyanlar havacılık uzmanı olmaz ama bazı temel meselelerle ilgili bilgi sahibi olacaklardır. Havada Hayat Var için havacılığa giriş kitabı diyebiliriz.



Genç Okur dergisinde de “Pist” isimli bölümde bu konulara değiniyordunuz. Okuyucular tarafından sevilerek takip edilen bir bölümdü. Kitabın ana iskeleti bu bölümdeki yazılarla mı oluşmaya başladı?



Mustafa Yıldız ile tanıştığımda henüz öğrenciydim ve benden Genç Okur için bir bölüm hazırlamamı istemişti. Ben epey bir konsept fikri oluşturdum fakat o kendi alanım ile ilgili yani havacılıkla ilgili bir bölüm hazırlamamı söyledi. Başta garipsedim ama ortaya çok güzel bir yazı dizisi çıktı. Havada Hayat Var kitabının iskeleti de böyle oluştu. Daha sonradan birkaç yazı eklendi tabi.



Aynı zamanda tarihle de ilgilendiğinizi görüyorum. Peki havacılık konusunun bu açıdan işlendiği bir kitapla okuyucu karşısına çıkmayı düşünür müsünüz?



Neden olmasın? Genç Okur dergisinde birkaç ay önce Havacık Tarihi adlı bir köşe oluşturduk. Bu köşede bu konuyla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Birkaç sene içerisinde de böyle bir kitap çıkabilir.



Kitapta kısaca İbn Firnas, Hazerfan Ahmet Çelebi ve Wright kardeşlere değiniyorsunuz. Peki gerçekten ilk başarılı uçuş denemesini kim gerçekleştirmiştir? Bu konuda hâlâ devam eden soru işaretlerinin sebebi nedir?



Kitapta bu isimleri sadece kısaca zikrettik. Dünyada ilk başarılı uçuşu İbn Firnas'ın gerçekleştirdiği biliniyor. Tabi daha önce uçuş gerçekleştirenler de olabilir. Ama tarih bu uçuşu kaydetmiş. Uçma eylemi insanlar için doğal bir eylem olmadığı için hep ilgi çekmiş ve tarih boyunca bu konuyla ilgili çalışmalar yapılmış. Pek çok insan bu çalışmalar sonucunda vefat etmiş. Mesela İstanbul'daki bilinen ilk uçuş denemesini Bizans döneminde, adını Siraceddin Doğulu olarak andığımız ama gerçek ismini asla bilemeyeceğimiz bir Türkün gerçekleştirdiğini biliyoruz. O da bu heves sonrasında vefat edenlerden...



Semerkand Radyo’da “Hava Sahası” programını Mehmet Dumlupınar ile birlikte hazırlayıp sunuyorsunuz. Okurlarımıza programdan bahsedebilir misiniz?



Dergide ve kitapta yaptığımız işi radyoya da taşıdık. Semerkand Radyo'da yaptığımız bu programdaki amacımız da havacılık konusunda insanları bilgilendirmekti. Bir seneyi aşkın bir süredir bu programa devam ediyoruz. Havacılık ile ilgili bilgilerden, havalimanlarından, havacılık tarihinden, hava araçlarından ve havacılık haberlerinden bahsediyoruz. Program hâlâ devam ediyor. Ama yakın bir zamanda "Bu kadar yeter" deyip farklı bir formatla radyoya devam edebiliriz.



Uçmak mı yoksa bu konuda yazmak mı?



"Havacılık sektöründe çalışacaksın. Önünde iki seçenek var. Bunlar: uçmak ve yazmak. Hangisini seçersin?" deselerdi pek çok insan gibi uçmayı tercih ederdim.



Sizin bizzat uçakla yolculuğunuz sırasında başınızdan geçen ilginç bir olay var mı?



Çok ilginç durumlarla karşılaşmadım. Ama Yemen'e giderken birkaç yolcu uçakta sarhoş olmuş ve uçağı birbirine katmıştı. Bu olayı birkaç haber merkezine bildirmeme rağmen haber yapmamışlardı. Aslında bu olay uçaklardaki alkol ikramının neden yasaklanması gerektiğini gözler önüne sermişti. Ama ne yazık ki kimsenin ilgisini çekmedi.



Aynı zamanda bu işin eğitimini aldığınız için soruyorum. Pilot, kabin memuru, havalimanı değnekçisi ve diğer meslekleri yapmak isteyen; üniversitede bu alanı tercih etmek isteyen, çeşitli eğitimlere ve kurslara katılmak isteyen okurlarımıza neler söylemek istersiniz?



Önceden sadece birkaç üniversitede havacılık bölümleri vardı. Günümüzde baya bir yaygınlaştı. İsteyenler bu bölümleri tercih edebilir. Pilot olmak isteyenlerin ise pek tercih hakkı yok. Ya Eskişehir Teknik Üniversitesi ve Türk Hava Kurumu Üniversitesinde pilotaj eğitimi alacaklar ya da özel uçuş okullarının kurslarına katılacaklar.



Dilhâne’nizde yer edinmiş bir kule-kokpit konuşmasını bizimle paylaşır mısınız?



O kadar çok absürt konuşma var ki... Ama bir tanesi efsanedir benim için. Bu olay İstanbul Atatürk Havalimanı'nda yaşandı. Pilot hava trafik kontrolörüne aletli iniş sisteminde bir arıza olduğunu bildiriyor. Kontrolör de "İniş gerçekleştirecek misiniz?" diye soruyor. Pilot da "Tabi ki ineceğiz canım. Önceden aletli iniş sistemi mı vardı?" diyor ve adeta pistlerin ustası olduğunu belirtiyor.



Kıymetli vaktinizi bize ayırdığınız için teşekkür ederiz.



Rica ederim. Yayın hayatınızda başarılar diler, tüm okur ve yazarlarınıza selam ederim. Sağlıcakla kalın... Bu arada emniyet kemerlerinizi bağlamayı da unutmayın...

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Nidayi Sevim ile Söyleşi

Merhaba Muhammet Emin Bey. Yeni kitabınız “Havada Hayat Var” Genç Okur yayınların...

Mümin Numan Munis ile Söyleşi

Merhaba Muhammet Emin Bey. Yeni kitabınız “Havada Hayat Var” Genç Okur yayınların...

Aydın Yenipazar İlçe Kaymakamı Emre Cebeci ile Hasbihâl

Merhaba Muhammet Emin Bey. Yeni kitabınız “Havada Hayat Var” Genç Okur yayınların...