Mücellâ

Bilir misin Mücellâ
Yalnızlık nedir
Şelale olup çağlayamamak
Çiçek olup açamamak
İnsan olup gülememek
Zaten insanın güldüğü nerede görülmüş

Bilir misin Mücellâ
Yoksulluk nedir
Firûze gözlerinde kaybolamamak
Rüzgâr uçurası saçlarını okşayamamak
Bulut beyazı tenine dokunamamak
Var olduğunu bilirken yokluğuna katlanmak

Sen ki Mücellâ
Belli geçmişssin bu sokaktan
Kaldırımlar çiçek açmış
Bereket bırakmış topukların
Karıncalar rızık için koşuşturur
Kedilerin yüzüne masumiyetin bulaşır

Sen ki Mücellâ
Yüzün kör cephede mor salkım açtıran
Mor salkımlar Mücellâ
Ne de yakışır gerdanına
Kokusu tenine, reçeli dudağına
Ne de yakışır latîf ruhuna

Bilir misin Mücellâ
Hangi topraklara ayak basmak istediğimi
Hangi şehrin kokusunu içime çekip
bir daha geri vermek istemediğimi
Söyle, şimdi hangi vaha susuzluğumu giderir
Hangi köşebaşı avutur beni

Bilir misin Mücellâ
Sen gidince
Kuşlar gökyüzüne, balıklar suya
Arılar çiçeklere küstü
Ve ben Mücellâ
Sen gidince bütün gelişlere küstüm

Senden sonra hangi meclise girdiysem
Kapı eşiğinde ayakabılarımdan önce kalbimi çıkarıp koydum rafa
Çünkü edemezdim bu dîvâne ile hiçbir meclisi ihyâ
Eşikler küskün Mücellâ
Eşikler küskün
Gidişin en çok onlara dokunmuş

Bilir misin Mücellâ
Senden sonra kaç defa gönül dağmın en zirvesine çıkıp
kendimi amansız bir boşluğa bıraktığımı
Bilir misin, şimdi bende tahta atını kaybetmiş bir çocuğun dargınlığı
Gönülsüz yapılan bir aşın baş ağrısı
Seferinden dönemeyen bir kervanın endişesi var

Sen gittiğinden beri Mücellâ
Bende mevsimler hep güz
Bağbozumunda doğduğumdan mıdır
Yoksa yaprakların amansız bir sarılığa tutulmasından mıdır bilmem
Yok, yok hiçbiri
Senin yokluğun beni güzün çocuğu yaptı Mücellâ
Ve ben o güzde annemi kaybettim
Söylesene Mücellâ
Bundan sonra hangi sayı ruhumu olgunlaştırır
Hangi sayı ölüme daha yakın

Sen gittiğinden beri Mücellâ
Avuçlarıma sonbaharın kuruluğu musallat olur
Bense hiç hazzetmem derimin pul pul dökülmesinden
Ben çoraklığı sevmem Mücellâ
Çünkü nemli topraklar verimli olur
Rabbimle ahdi tazeleri getir bana ne olur

Sen gittiğinden beri Mücellâ
Bilmem kaç ömür bekledim
Kaç kere ruhunu ruhuma ekledim
Sen gelmedikçe biri soldu, diğeri açtı güllerin
Geldiğini haber verir mi bülbüllerin

Bir gün gelirsin belki Mücellâ
Sessiz, uzaklardan
Ben o gün girerim bir mescide
Kıyamda ilişir yanıma pak bir çocuk
Rükûmuz ve secdemiz birbirine mecz olur,
En sevgiliden alırım vuslat mesajını
İçime dolar bir kavuşma muştusu ve aydınlanır anlım
Ve ben o gün Mücellâ
Mecnûn'un yitiğini aramak için düşerim çöllere
Kim demiş Leylâ'sını bulan bir daha çöle düşmez diye

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Ölüm Risalesi

Bilir misin Mücellâ Yalnızlık nedir Şelale olup çağlayamamak Çiçe...

Umudumu Kesmeden Bekledim

Bilir misin Mücellâ Yalnızlık nedir Şelale olup çağlayamamak Çiçe...

Bana Dair

Bilir misin Mücellâ Yalnızlık nedir Şelale olup çağlayamamak Çiçe...