Modern Zamanlarda Çalışamamak ve Atalet

İnsanlar hem ibadet etmek hem de çalışmak ve rızık peşinde koşmak için yaratılmıştır. Belli bir yaşa eriştikten sonra sorumluluklarımız artar. Sağlığımız el verdiği ölçüde bir işte çalışırız. Çalışmak insanın dünya hayatındaki meşgalesi ve rızık kapısıdır. “Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı yoktur ki onun rızkını vermek Allah’a ait olmasın.’’ ayeti bize birçok mesaj verir. Rızık dediğimiz şey insana yaratan tarafından dağıtılan paydır. İnsanlar, bu paydan çalışmaları ölçüsünde istifade eder. Allah kimine çok, kimine az verir. Rızkının peşinden koşan, rızkını arayan insan kolay kolay aç kalmaz. Az da olsa çok da olsa muhakkak kazanır ve geçimini sağlar. Çalışmayan ise darda kalır ve muhtaç duruma düşer. Kişi helal uğraşlar peşinde koşup, emek vererek çalışırsa Allah mutlaka onun karşılığını verir.

Modern zamanlarda insanların kolay yoldan para kazanma gayreti, muhtelif uygulamalar aracılığıyla oturduğu yerden, hiçbir gayret sarf etmeden zengin olmaya çalışması üzerine düşünülmesi gereken son derece üzücü bir durumdur. Bunun çeşitli sebepleri vardır. Gelişen teknoloji insanların hayatını kolaylaştırmıştır fakat öte yandan da kimilerini tembelliğe itmiştir. Emeğe dayalı işler azalmaktadır. Dijital alt yapıların gelişmesi, bireylerin çalışma ve para kazanma süreçlerini değiştirmiştir. Masa başında çalışma istekleri hayli artmıştır. Evet, bunun da bir çalışma biçimi olduğunu söyleyebiliriz ama aynı zamanda iş alışkanlıkları da değişime uğramıştır. Konfor alanı genişleyen birey, zamanla tembelliğe meyletmeye başlamıştır.

Tembelleşen İnsanlık

Günümüzde insanların çalışmak istememesi yahut tembelleşmesi neyle ilgilidir? Bunun birçok yanıtı var. Öncelikle böyle bir saptama doğru mu buna bakmak gerekir. Yapılan araştırmaları tetkik ettiğimde bilhassa teknolojik gelişmelerin insanları tembelleştirdiğini gördüm. Tarihe dönüp baktığımızda her türlü işin beden gücüyle yapıldığını ve ciddi anlamda emek harcandığını fark ediyoruz. Son yıllarda ise hem makineleşmeye hem de dijitalleşmeye bağlı olarak insanların daha rahat koşullarda çalıştığını biliyoruz. Üstelik son 20 yıldaki gelişmelerle birlikte birçok iş kolunda evden çalışma modeline geçildi. Yaşadığımız salgın süreci de bunu tetikledi. Tüm bunlar çalışma hayatının dinamiklerini değiştirirken insanların rahata alışmalarına da vesile oldu.

İnsanı Tüketen Rahatsızlık: Atalet

Atalet; hareketsizlik, boş durma ve tembellik demektir. Atalet, başarılı olmanın önündeki en büyük engellerden biridir. Kişiyi hedeflerinden veya amaçlarından saptıran iş yapamama hâlidir. Tembellik hoş görülecek bir tutum değildir. Boş durmak veya hiçbir şekilde çalışmamak insanı, nefsin ve şeytanın emirlerine tamah etmeye itebilir.

Atalet, var oluşun eylemsel donukluğudur. Var olanın; işlevini bir süreliğine askıya alması, durdurması, içinde bulunduğu ortama kendini kapatması, kendi kapısına kilit vurmasıdır. Pasif bir geri çekilmedir atalet. Aktif geri çekilme gerilemeyi, bulunduğu yerin gerisine düşmeyi; pasif geri çekilme ise olduğu yere çakılmayı, hareket etmemeyi, kımıltısızlığı, donukluğu işaret eder. Eğer atalet aktif geri çekilmeyi işaret etse tatil kelimesi oradan türeyip özellikle modern zamanların sorumluluktan azade eğlence sığınaklarına dönüşemezdi. Var olanı, var oluşu garantiye alan bir duraklama anlamına geldiği için atalet vahametle birleşmesine rağmen kendine mevhum bir sığınak inşa eder ve dinlenme ile akrabalık ilişkisi peyda olur. Kelimenin merkezinde, omurgasında yer alan donukluk, böylece dinlenme elbisesi giyerek kendini sempatik görüş alanıyla sunar. (1)

İsmet Emre’nin atalet hakkında söyledikleri epey düşündürücüdür. Tatil ile atalet arasında kurduğu ilişki modern zamanlarda insanların yapıp ettiklerinden doğan bir neticedir. Tatil, esasen dinlenme maksatlı yapılır. Bu süre zarfında kişi öğrenmeye, okumaya ve şahsi gelişimine devam etmelidir. Oysaki son zamanlarda tatil kelimesi hiçbir şey yapmamaya endekslenmiştir. İşte bu da gün geçtikçe ataleti doğurmaktadır.

Atalet Nasıl Yenilir?

Ataletten kurtulmak sanıldığı kadar kolay olmasa da üstesinden gelinebilecek bir durumdur. Mümin Sekman’a göre ataletten kurtulmanın ilk yolu atalet hâlinde yaşadığını fark etmektir. Kişi, içinde bulunduğu vaziyetin teşhisini koymadan tedaviye geçemez. Dolayısıyla ataleti fark edip üzerine gitme iradesini göstermek gerekir. Bunun için ise en önemli basamak atalet hâlinden kurtulma isteğinin var olmasıdır. Prof. Dr. Ali Fuat Başgil’in “Üşenme, erteleme, vazgeçme.” sözünü düstur edinmek elzemdir. Bu sözden de anlaşılacağı üzere ataleti yenmek kişinin kendisinde bitmektedir. İrade ortaya koyup doğrudan harekete geçmek ataleti yenmenin birinci adımıdır. Ertelememek ise ikinci adımdır. Şayet bir işi erteliyorsak o işin yapılması zorlaşır ve nihayetinde yapılmayabilir. Vazgeçmemek ise belki de en zor olanıdır. Harekete geçip ortaya irade koyduktan sonra zinhar vazgeçmemeliyiz. Eğer vazgeçersek başa döneriz ve tüm çabamız heba olur.

İşleyen Demir Işıldar

Atalarımızın, çalışmanın ehemmiyetine binaen söyledikleri çok manidar sözler vardır. İşleyen demir ışıldar, emek olmadan yemek olmaz, akan su yosun tutmaz bu sözlerden bazılarıdır. İnsan; dünya hayatını çalışarak, emek vererek ve alın teriyle helal yollardan kazanarak geçirmelidir. Çalışan insan dinç ve diri olur. Vücut, zihin ve beyin bir şeylerle meşgul olursa daha sağlıklı kalır. Çalışmayan ya da çalışamayan kişiler bir süre sonra psikolojik rahatsızlıklar yaşayabilir. Ruhsal açıdan buhrana girebilirler. Kasvet, bunalım ve ruhî sorunlar başka olumsuzlukları da beraberinde getirir. Fiziken çalışmayan beden sağlığını da yitirebilir. Sözün kısası çalışmamak kişiyi her açıdan kötü etkiler. İşleyen demir ışıldar düsturuyla çalışabilmeliyiz ki hem kendimize hem de çevremize faydamız dokunsun.

Kaynakça:

1) İsmet Emre - Türk Dili Dergisi Ocak 2021

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Bin Atlı Çocuklar Gibi Şendik

İnsanlar hem ibadet etmek hem de çalışmak ve rızık peşinde koşmak için yaratılmıştır. ...

Türk Değilse Yüktür

İnsanlar hem ibadet etmek hem de çalışmak ve rızık peşinde koşmak için yaratılmıştır. ...

Önden Giden Atlar

İnsanlar hem ibadet etmek hem de çalışmak ve rızık peşinde koşmak için yaratılmıştır. ...