Mesafe Dediğinin Uzaklığı Kaç Arşın

(Okunma Süresi: 2 dakika)

Mesafeleri tren raylarına, uzun yol otobüslerinin ardından el sallayanlara mahsus bir hâl sanırdım çocukken. Üzülürdüm, uzaklaşan otobüslerin ardından bakanlara, uzayıp giden raylara umut bağlayanlara. Ayırmayın insanları derdim,  çocuk kalbimle kızardım. Zannederdim ki yollar uzadıkça bağlar kopacak. Hep bu korku ile büyüdü yüreğim. Gün gelir ya ben de birilerini uğurlamak zorunda kalırsam diye endişelendim.

Büyüdüm sonra…

Yolcular gitmeye başladı. Ama bu defa tren rayları yoktu. Alıp giden uzun yol otobüsleri de değildi. Bunun sebebi başka bir şeydi. Aynı ortamda saatlerce sustuğumuz bir arkadaşımla göz göze geldiğimizde anladım ki aramıza aşılması zor dağlar girmiş. Aynı dili konuşmadığımız bir komşumla kapıda karşılaşınca, öğrendim ki iki ülke sınırı gibiyiz. Yan yana ama yabancı.

Aynı fikirde olmadığımız akrabalarımızla bağlarımız kopmuş. Mecburi ziyaretler harici tahammülümüz yok; bir arada bulunmaya. Herkes kendine bir dünya kurmuş. Belirli bir mesafe sonrası yasaklı bölge ilan edilmiş. Ahh! bu mesafe ne menem bir şeymiş. Ne soğuk, ne belâ bir illetmiş. Oysa bize çocukken sevmeyi öğretmemişler miydi? Hani gönüller birbirine değdikçe, yaralar sarılacak, mesafeler kalktıkça insanlar bir olacaktı. Ama şimdi içimizi saran bu korku neydi? Elimizde ne var ne yoksa gidecek sanki.. Birbirimize yaklaştıkça huzursuzluk, bir yalnızlık tutkusu. Kimse kimseyi gönlünde misafir etmek istemiyor. Gönle girmek diye bir derdimiz kalmamış. Yazık etmişiz aşklara, dostluklara. Giden kendi kaybetmiştir diye savunurken, dönüpte hiç sormuyoruz kendimize.; aramıza giren soğukluğun sebebi nedir diye?

İstisnalar kaideyi bozmaz. Fakat mesafelerdir içimizi soğutan, bizi uzaklaştıran. Mesafe ise gönülde başlar. Ne güzel söylüyordu bir Gönül Sultanı, dizimizin dibinde olup gönlü Yemen’de olan evladımızda var. Yemen’de olupta gönlü dizimizin dibinde olan evladımızda.

Bu ne güzel bir tariftir. Ne güzel bir tabir. Cümle mesafelere karşı duran… İnsan gönlündeki mesafeyi kaldırırsa yollar birer birer açılır. Gözünün görmediği diyarlarda nefes alır. Gözyaşını akıtır, toprağını ıslatır.

Eğer becerebilirse aynı bedende iki can olmayı, ruhu âlemleri dolaşır. Acısını hisseder. Tebessümü gönlüne bahar olur.

Yollarda  sevdadan yazılır. Türküler yakılır trenlere, otobüs camından el sallayanlara. Elini uzatsa dokunamaz belki ama yüreği yer yer yâr olur. Yâr olan bahtiyar olur. İşte böyle gönüllerimize ördüğümüz duvarları aşıp da karışırsak insanların arasına, teslim olursak sevdaya, ayrılık diye bir derdimiz olmaz. Huzurlu bir özlem düşer gönlümüze, attığımız her adımda içimizdeki  bağları sağlamlaştırır:

Mesafeler yok, ayrılıklar yâr olur…

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hakkında yorum “Mesafe Dediğinin Uzaklığı Kaç Arşın”