Sıradaki içerik:

Demir Yaylı Dukak ve Kör Derviş

e
sv

Men Sana Gurbanam

avatar

Gülden Bayraktar

  • e 0

    Mutlu

  • e 1

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 2 dakika)

Efendimize (s.a.v) sevdalı şair Fuzuli diyor ki: “Canımı cânân istemiş, minnet canıma
Can nedir ki, vermeyeyim cânânıma.” İki kısa mısra, bir teslimiyet abidesi, âşığın maşukuna kurban sunduğu canın şahidi… Peygamber Efendimiz s.a.v şöyle buyuruyor; Kutlu bir hadisi şeriflerinde:
“Allah için canını vermek cennetten tatlıdır. İşte cennet önünüzdedir. Başka bir isteğiniz var mı diye sorulunca şöyle derler: Ya Rabbi! Bizi dünyaya geri gönder de senin için bir kez daha canımızı verelim. Senin sevginle bir kez daha ölelim.( Müslim, Nesai,Tirmizi) İnsan bir kere gönül tahtına sevgiliyi koydu mu, feda eder ona her şeyini, başını kurban eder yoluna tek ses etmez. İlk kurban, Hz. Âdem’in iki oğlundan istenmişti. Habil ve Kabil sevgilerini ispat için en güzeli kurban edeceklerdi. Kabil tarladaki kurumuş ekinleri feda etti. Habil ise en güzellerinden besili bir koç. Tam bir teslimiyet ve gönül huzuru ile kurbanın olsun dedi.

Sevgili, Habil’in kurbanını kabul etti. Teslim olan kurtulmuştu. Aşk pazarında teslim olan özgürlüğe uçmuştu. Ve sevgili ancak sağlam bir kalp ile kendine kurban sunulanı kabul buyurmuştu. İkinci kurban Hz. İbrahim’den istenmişti. İbrahim a.s. üç gün üst üste gördüğü rüyayı yormaya çalıştı. Cibril a.s. aracılığıyla gelmemişti, ama ilahi bir emir miydi diye düşündü. Sonra mutmain oldu kalbi, teslim oldu sevgiliye.

Çölleri aştı, yoluna musallat olan iblisi aştı. Geldi Hz. İsmail’e, Ardımca gel dedi itiraz etmedi nur yüzlü İsmail bir elinde ip, bir elinde bıçak uydu emredilene. İstenilen candı, can ise canana fedaydı. İmtihan sırası Hz. Hacer’e gelmişti. İblis musallat oldu kutlu anneye, bin bir dil döktü. Nur yüzlü oğlunun dedi, birazdan kana bulanacak başı, kesecek onu babası. Sarsılmadı kutlu anne, bize düşen emre teslim olmaktır dedi. Kovdu iblisi gönül hanesinden. İblis yılmadı, geldi nur yüzlü İsmail’e yaklaştı bu sefer de; -Baban seni boğazlayacak dedi.
Nur yüzlü İsmail;
-Neden babam beni boğazlasın dedi.
İblis;
-Çünkü bunu ona Rabb’i emretti dedi.
Nur yüzlü İsmail;
-O halde, Rabb’i ona neyi emretti ise onu yapmalıdır. Rabb’imizin emri
başımızın üzerinedir dedi.

Yenilmez bir iman, sarsılmaz bir teslimiyet. Nur yüzlü İsmail sevdasını ispat etmişti. Başını bıçağın altına yatırdığında ah etmedi, itiraz etmedi. Al dedi sevgili ne kıymeti var canımın, Sen istedikten sonra bayram yeridir bana, Sana kurban olduğum yer… Âşığı bıçak kesmedi. Üç defa kuvvetlice çalındı, nur yüzlü İsmail’in pak boynuna. Fakat tek zerre zarar gelmedi nur yüzlünün canına… Teslim olmuştu ya sevgiliye, göklerden semiz bir koç ile geldi Cebrail a.s. Habil’den kabul edilen kurban, can olmuştu nur yüzlü Hz. İsmail’e…

İmtihan can ileydi, Canan can-ı azat etti. Mükâfat rıza makamıydı. Sevgili razı olmuştu. Nur yüzlü İsmail, “O’na bir kurbanlık verdik.”(esSaffat.107) müjdesi ile, karşılık bulmuştu muhabbetine. Kurban olmak, kurban olabilmek nasipti. Teslim almak istiyordu sevgili, sadakat istiyordu. İtaat bekliyordu. İtiraz etmeden hiçbir şeye ver elini bana, emniyete al kendini diyordu sevgili. Bir belâya maruz kaldığın da itimadın tam olsun. Kurban ol ki, Mükâfatın cemâlûllâh olsun diyordu. Söz de kalma, süse aldanma. Kurban olurum dediğinde samimi ol, öl derse öl, kul derse kul ol. Kanma dünyanın fani sevdalarına elinin tersiyle it, taşla Hz. İsmail gibi sevgiliye giden yolda yoluna çıkan zalim nefsini. Sabret başına gelen cümle belâlara, hikmetinden sual olunmaz kurban olduğumun, vardır bir bildiği de. Sabrını çoğalt, kahrını şerbet bil. Kurban olanlar cenneti bulanlardır unutma. Tevekkül et, Hz. Hacer gibi “O halde Allah bizi zayi etmez” de, inancın sağlam olsun. Sevgiliye yaklaşmak için kurban ol, can ver ki can bul. Aşkın baki âlemde kurtuluş beratın olsun. Sevgili cemalini sana seyre durdursun. Peygamber sevdalısı şair Fuzuli’den şu beyit kurbanlığımızın şahidi
olsun.

“Cân ile bizden eğer hoşnud olâ Cânânımız,
Câna minnetdir anın kurbânı olsun cânımız.“

Fuzulî

1986 Samsunlu doğumlu, Ebrar ve Ertuğrul isimli iki emanetin emanetçisiyim. Eğitime açıköğretimden devam eden, fiili okuma yazma gayreti olan okur-yazarım. Genç nesillere faydalı olmak adına gençlik kulüplerinde eğitim görevine devam etmekteyim. Yazma hikayem okumakla başladı. Tasavvuf ve aşka dair okumalar rehberim oldu. Temennim bir ömrü kalbimin rehberi eşliğinde yazarak ve yaşayarak geçirmektir.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

  • Nuray Uğurlu2 sene önce
  • Yoluna kurban olduğum seni takipteyim maşallah kalemine kalemini oynatan yüreğine sağlık ablam