Sıradaki içerik:

Nizamülmülk ve Nizam-ı Âlem

e
sv

Memento Mori: Survival Mode veya Büyüme Ağrısı

avatar

Hasna Para

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 1 dakika)

İnsanların nahiflikten bu derece uzak olmalarını anlayamıyorum. Önyargısız olmak, anlamaya çalışmak, kırmamak, ağır konuşmamak, iftira atmamak, süzerek bakmamak, gözleri devirmemek… Bütün bunları yapmak zor olmalı.

Yirmi yaşına ulaşmayı hiç istemedim. Ölmekten korkmuyorum. Yani bu ahvâldeyken, biraz daha hazır olmaya ihtiyacımız varken ölümün gelmesi elbette korkutucu. Ölürken can çekişmek hele ki. Ölmekten korkmuyorum derken bir gün muhakkak bize isabet edecek olandan korkmuyorum demek istedim. Ölümü üstümüze üstümüze gelen yıllar ile anmak ölümün hakikatinden uzak olduğumuzu gösterir bize.

Benim korktuğum canlılığımı yitirmekti. Hep genç bir ölümün bana armağan edilmesini istedim. Artık canlı olmamak, ellerinin pembeliğini yitirmesi, göz altlarının kırışması. Bunlar bana korkutucu geliyordu. İnsanlar ölüme bakınca gülümsesin istedim. Yani bana göre olacak olan budur. Ama bizde genç ölümler yıkar en çok.

Neyse. Komik ama son ana kadar on dokuz olarak bu hayata veda edeceğime inandım. Yirmi olmak için değil on dokuz kalmak için dakikaları bekledim. Beklenen gerçekleşmedi. Solgunluk ve kırışıklıklar bir anda gelmezdi elbet, gelmedi. Gün geçtikçe yirmi yaşıma da alıştım zaten.

Zaman geçtikçe şarap lezzetlenir, hamur mayalanır, turşu olgunlaşır. Zaman geçtikçe insanda da iyi yönde değişimler olmalı. Yapılan hatalar tekrarlanmamalı, kırıldığımız yerden kırmamalı. İdrakimiz kuvvetlenmeli. Ruhumuz incelik kazanmalı. Zaman iyileştirdiği gibi kıyıcı da. Bu ayrı bir bahis. Ama zamanla olan kavgamızı insanlara yansıtmamalıyız.

Yirmi yaşındayım. Anlamaya çalışıyorum. Ama otuz, kırk, elli, altmış yaşlarına gelen insanlara bakıyorum. Bunların hiçbiri aynı değil elbet. Ama yaşça bir büyüğü öncekine göre daha olgun olmalı. Daha ince, anlayışı gelişmiş. Başta saydığım o ruhsuz hâllerden uzak olmalı. Ama işte insanlardaki bu sert, çıkıntılı, muhatabına batan yanlarını gördükçe eskisi gibi zamanın bendeki güzelliği alıp yerine ihtiyarlığı bırakmasından değil bendeki güzel duyguları alıp yerini bir sertliğe bırakmasından korkuyorum.

Belki de yaşlarından dolayı incelik kazanmaları gerektiğine inandığım insanlar suçsuzdur. Belki zaman fıtri olan tüm iyi hasletleri yontup geçiyordur üstümüzden.

Yirmi yaşımın gelmesini hiç istemedim. Ama şimdi gittikçe daha ruhsuz biri olup olmayacağımı görmek için otuzumu bekliyorum.

 

28 Kasım 2019

Perşembe

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.