Sıradaki içerik:

Demir Yaylı Dukak ve Kör Derviş

e
sv

Memento Mori: Ördek Sendromu

avatar

Hasna Para

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 3 dakika)

Sosyal medyada karşımıza çıkan bir kısım topluluk var. Bu topluluk mensupları sabah uyanışından tutun da gece uyuyana kadar daima pozitif, neşeli, sevdikleriyle mutlu imajı çizen gönderiler paylaşırlar. (bknz: #GoodVibesOnly #BugünDeDoyduk #SeviyorumSeviyorMusun) Öyle ki vay be arkadaş, millet ne hayatlar yaşıyor derken canımız anamızın kızım kalk da bulaşıkları yıka, oğlum çöpü döküver sesiyle irkiliriz. Yahut derste saatin kaç olduğunu sorduğumuz arkadaşımızın cevaben devamlı bize dersin bitmesine kaç dakika kaldığını söylemesiyle derin varoluşsal sancıların kucağına kendimizi bırakırız.

Stanford Üniversitesi’nden bir kısım vatandaş mutluluk anketlerinde aslında insanların mutsuz oldukları sonucu çıkmasından mütevellit olacak bu hususta bir araştırma yapmışlar. Çıkan neticelere şöyle bir bakıp, arkadaş bunların ördeklerden hiçbir farkı yok, essah diyoruz bak demişler. Aklın yolu bir tabi. Biz sendromlardan sendrom beğenirken onlar da bir yenisini literatüre kazandırmışlar. İsmini de Ördek Sendromu koymuşlar.

Bir çift düşünelim –bu süreçte milletimiz yine bir sokağa çıkma yasağı olur endişesiyle evde tek başına sıkılmamak için yangından mal kaçırırcasına evleniyorlar, malumunuz. Her bir yazımda çiftlere değinirsem beni mazur görünüz. Ne demişler: Seven sevdiğiyle uğraşır- Bu çiftimiz sabah uyanıyorlar. Mükellef bir kahvaltı sofrası hali hazırda beklemekte. Adam sofraya geçiyor –eğer memursa oturuyor- Dereotlu poğaçaya doğru bir hamle yapıyor. O sırada eşi de adamın eline Obi-Wan Kenobi misali hışım çatalını savuruyor. Biz ise şunu görüyoruz: Kocişimle kahvaltı keyfi #EvliMutluInfluencer

Kahvaltıdan sonra çiftimiz dışarı çıkıyorlar.  Aslında bugün pazarmış ve adamın da izin günüymüş. Evde biraz dinlenmek istiyormuş. Adam da haklı tabi. Best Sisters Forever’ların hızına yetişmek mümkün mü? O bebeğin cinsiyeti partisi senin bu havuz başı barbekü partisi benim bütün hafta sonları malulen randevulu geçiyor. Boş günlerinde de o restaurant senin bu festival filmi benim, eşi nereye sürüklerse oraya gidiyorlar. Garibim kötü hastalığa yakalanacak diye korkuyorum.

Adam tabi içine atıyor. Eşine bir şeycik demiyor ama trafikte bir kavga bir gürültü. İkisinin de suratı beş karış. Artık siz deyin İstanbul Köprüsü ben diyeyim Sabancı Merkez Cami önünde eğleşiyorlar. Bizim telefonlara da o sırada bildirim geliyor. Bir bakıyoruz ki tatlı tatlı gülen iki çift göz: Canımla gezmeler #YollarUzunYollarİnceYolGörünürAşkGelince

Artık en nostaljiğinden mi desem en retrosundan mı desem bir kafeye gidiyorlar. Adamcağız açık bir çay söylüyor. Kadın ise hepinizin tahmin edeceği gibi white chocolate mocha  (doğru yazabilmek için google’dan kontrol ettim) sipariş ediyor. Tabi kadının aklına paylaşımına yazmak için bir söz gelmiyor. Eşinin çayını alıp en doğru açıdan fotoğraf çekmeye çalışıyor. Doğru açıyı bulana kadar çay soğuyor. Tartışıyorlar. Biz ise şunu görüyoruz: Ve oturdu mu bir masaya/Hakkını verir çay içmenin #ÇayVarİçersenBenVarSeversen #ACZ #YediGüzelAdam

Artık kafede ne kadar aylaklık ettiler bilmiyorum. (kamu spotu: #NamazdaGözüOlmayanınEzandaKulağıOlmaz #BilmediğiBeşVakitNamazOnuDaKazayaKomaz) Çiftimiz bir filme gidiyorlar. Kadın adamın seçmiş olduğu filmi beğenmiyor. Zaten mısırı da küçük boy almış. Olacak iş değil. Bir tartışma daha yaşanıyor. Onlar filmden çıkınca bize de bol emojili bir bildirim geliyor: Film çok güzeldi. #TarantinoGörseBeğenir #PopCorn  #MovieTime

Bir günü çiftimiz böyle geçirirken biz ise onların paylaşımlarına bakıp millet yaşıyor be, diyoruz. Biz sabahtan akşama kadar temizlik yapalım, KPSS çalışalım adamlar gününü gün etsin. #AdaletinBuMuDünya #HerkesMutluysaBütünMutsuzlarNerede

Baktığımız zaman ördekler suyun üstünde hiç efor harcamadan güzel güzel salınıp gidiyorlar. Oysaki suyun altında kalan ayakları sürekli hareket halindedir ve ancak böylece suyun üstünde süzülürler.  Biz ise dışarıdan baktığımızda onların bu çabasını göremeyiz. Karşımızda etkileyici bir illüzyon vardır adeta.

Sosyal medyadaki paylaşımların bazıları için de böyle düşünebiliriz. Aslında çok da mutlu olmayan insanlar çok da kaliteli geçiremedikleri vakitleri her şey yolundaymış gibi lanse ederler. Hem kendilerini kandırırlar hem de kimi insanın moralini bozarlar.

Bu konuda benim iki düşüncem var. İlki Stanford’lu gönüldaşlarımızın dikkat çektiği üzere aslında mutlu olmayan insanlar kendilerini de başkalarını da kandırarak bir mutluluk portresi çiziyorlar. İkinci düşüncem ise zahmetsiz rahmet olmaz.

Dün köyden döndük. Baktığım zaman biran önce eve dönmek için can atıyordum köyde olduğumuz süre boyunca. Küçük kardeşimle bizi eleseler de artık evimize dönsek diye düşündük. Performansımızı çok beğenmiş olacaklar bizi elemediler. Zaman zaman dama SOS yazmayı düşündük. Belki gökten geçen bir hayırsever bizi kurtarabilirdi. Dayandık. Akraba ortamı zorludur. Beş vakit namaz ardından beş vakit bulaşık yıkarsınız. Beş vakit köyün bakkalına koşup ihtiyaçları tedarik edersiniz. Sosyokültürel, siyasi ve nev’i sohbetlerin ortasında kalırsınız. Söze karıştığınız zamanlar kendi kendinize “Sende mi Brütüs!” dersiniz.

O kadar iş, yorgunluk sonrası dama geçip mavi göğe, uçan kuşlara bakıp elimdeki çayla fotoğraf paylaştığım zamanlar oldu. Bu durum benim de düşünmeme sebebiyet verdi. Düşününce zorlu, yorucu hatta çok mutsuz olduğum zamanlar oldu. Ancak tüm yorgunluğun üstüne oturup esen rüzgârla şehrin uzak ışıklarına karşı çay içebilmek keyif gibi keyifti hakikaten. Tüm yorgunluk üstüne bazı bazı fikirsel ayrılıklara rağmen gülerek sohbet etmek gerçekten yorgunluğumu biraz olsun üstümden atmama sebep oluyordu. Gün içinde başımızdan üzücü olaylar da geçse yorulsak da gülümsediğimiz, mutlu olduğumuz zamanlar da oluyor.

Ben yakın geçmişime bakıp böyle düşünüyorum. Bu konuda örnekler arttırılabilir. Çocuklu bir aile pikniğe gitseler o piknik her koşulda zorlu bir piknik olur. Anneyi ele alalım. Koşma yavrum, terleyeceksin. Evladım kardeşinin saçını çekme. Tüh termosu evde unutmuşuz. Yorgunluk, koşuşturmaca zaman zaman üzüntü o anneyle birlikte olacak. Her şeye rağmen birlikte gülüp eğlenebildikleri bir piknik olacak ama.

Başka insanların hayatlarına, bilhassa sosyal medyalarına baktığımızda gördüğümüz mutluluk portresinin salt mutluluk olmadığını anlamamız gerekir. Evet belki bir ördek sendromu söz konusu olabilir. Ya da yorgunluklarla ve zahmetlerle birlikte bir mutluluk olabilir gördüğümüz. Zaten bir Müslümanın diğer bir kardeşinin mutluluğuyla morali bozulmaz. Kendi mutsuzluğumuza gelince mutluluğun tam olarak ne olduğunu biraz daha düşünmeliyiz kanımca.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.