Sıradaki içerik:

Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Kurucusu: Mehmet Emin Resulzâde

e
sv

Memento Mori: Kumarbaz Umudu

avatar

Hasna Para

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 1 dakika)

Bir kumarbazı bir el daha oynamaya sevk eden düşünce önceki ellerdeki tüm kaybını bu elde telafi edebilme umududur. Kaybı ne kadar fazla olursa olsun bu sefer kazanacaktır. Bir el daha. Bir el daha. Bir el daha. Bir

Hayatımızdaki olaylara da kumarbaz umudu ile yaklaştığımız olur. Çok emek verdim, deriz. Bu sefer olacak. Bu sefer düzelecek. Saçlarımızı süpürge ederiz uğrunda. Peki gerçekten bu son el midir hayatta?

Kimimiz bir insana yıllarımızı veririz. Ben ömrümü ona harcadım deriz, bu noktada vaz geçemem. Bak, göreceksin, yakında her şey düzelecek. Son bir el daha.

Kimimiz bir işe yıllarımızı veririz. Emeklilik fikrinin cazibesine kapılıp giden bir milletiz zaten. Evet, bu işi sevmiyorum ama parası iyi. Patronumun ağız kokusunu çekiyorum ama yıllık iznimi kullanabiliyorum. Hanımla yazlık bakmaya başladık bile. Son bir el daha.

O insan düzelmeyecek. Yıllarını verdin. Belki on yılını. Belki sen de biliyorsun, düzelmeyecek. Belki artık düzelmesini istediğin o insan da değil. Geçen yıllarının hakkını almak istiyorsun. Şimdi vaz geçersen geçen yıllarına yazık olacak. Peki sana ne olacak?

Hiç sevmiyorsun o işi. Nefes alamıyorsun. Emekliliğini bekliyorsun ama. Ha gayret diyorsun. Biraz daha. Bunca yıl o sevmediğin işi yaptın. İşinin stresini eve taşıdın. Belki eşini, çocuklarını kırdın. Ama sen zaten onlar için çalışıyorsun. Tüm emeklerin onlar için. Dünya telaşı bu ya, hiç akıl edemedin. Gerçekten o işten emekli olabilecek misin? Ömür bakiyesinin de bir sonu var. Hadi emekli oldun, o yazlığı da aldın. İhtiyarlık, hastalık belki hiç kullanamayacaksın.

Bukowski “Yaşama sevincimi sigortalı bir iş karşılığında sattım” diyor. Oscar Wilde “İnsanı en çok yıpratan şey iyi niyettir” diyor. Belki korkun her şeyin sıfırlanması. Baştan başlamak. Nereden başlayacağını bilememek. İnsanız. Ne olduğu belli olan sıkıntıyı belirsizliğe yeğliyoruz. Yeni insanlar, yeni bir iş, yeni bir hayat bizi korkutuyor. Campbell “Girmeye korktuğun mağara, umduğun hazineyi saklıyor olabilir” der. Denemekten ne çıkar?

Kendi hayatımız üzerine çok fazla kumar oynuyoruz. Son bir el daha derken tükeniyoruz. Geçen yıllara ve elimizdekilere bakıyoruz. Belki de ıskaladığımız şey saadeti nerede aradığımızdan çok nasıl aradığımızla ilgili. Bu dünyaya bir defa geliyoruz. Bu hayatı bir kere yaşayacağız. Kendimize emek verelim.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.