Sıradaki içerik:

Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Kurucusu: Mehmet Emin Resulzâde

e
sv

Memento Mori: Bu Yazıda Ürün Yerleştirme Bulunmaktadır

avatar

Hasna Para

  • e 1

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 2 dakika)

Şu son birkaç haftada bir yoğunluk söz konusu.  Bu sebeple yeni bir konuyu ele almak da eski yazılarımdan bir derleme yapmak da benim için zor. Ben de olanı yazayım o hâlde diye düşündüm. Elhamdulillah çok iyiyim. Hatta muhteşemim. Okumalarım hız kazandı. Bu beni mutlu ediyor. Şu sıralar Dr. Fatma Çakmak hocamız koordinatörlüğünde fakültedeki arkadaşlarımızla çıkardığımız Gazete İlahiyat dergisini kasımın ilk haftasına yetiştirmeye çalışıyoruz. Çok heyecanlıyım. Ortaya iyi bir iş koymak için hepimiz elimizden geleni yapıyoruz. Ben bu süreçte kucağımda kitaplarla oda oda gezerken görülürüm genellikle. Yaptığım işi hakkıyla yapmak beni mutlu ediyor. Üretmeyi, insanlara bir şeyler ulaştırmayı seviyorum. İşini Allah için hakkıyla yapmaya gayret edince geri dönüşler muhakkak oluyor. Yaptığım işi yaparken her seferinde büyük bir heyecan olur içimde. Sanki ilk kez bir şeyler yapıyormuşum gibi. Sabah akşam aklımda olur o iş. Başka şeylerle uğraşırken bile arka planda gezinir durur zihnimde. Hani böyle tenimde bile bir şeyler geziniyormuş gibi hissediyorum. İşi yapmaya başlarken de hazırlarken de okuyucuya bir şekilde ulaşacak olmasının telaşı söz konusudur. Acaba beğenirler mi? Acaba birileri için faydalı olur mu? Tamamladığımda da en az on dokuz kere mideme kramplar gire gire okurum (on dokuz mühim) O kadar çok okuduğum için uzun bir müddet yaptığım işi görmek bile istemem. Benden uzak okuyucuya yakın olsun.

Gazete İlahiyat büyük emeklerle hazırlanıyor. Öğrenci arkadaşlarla birlikte çıkardığımız için tüm işini yine kendimiz görüyoruz. Şuan işin tashih kısmındayız mesela. Çok meşakkatli, titizlik gerektiren bir iş. Bunun yanında üretmek o kadar güzel bir şey ki yorgunluk pek gözümüze görünmüyor bence. Ya da okuyuculardan gelen tebrik mesajları, dualar ve diğer tüm geri dönüşler o yorgunluğu da alıp götürüyor galiba. Caaanım Serap dergimizin editörü ve grafik işleriyle de o ilgileniyor. Bu sebeple onun emeği, çabası ve yorgunluğu hepimizden fazla.  Kendisini ne kadar çok sevdiğimi buradan da ilan etmek isterim. İkimiz de üretmeyi sevdiğimiz için aramızda güzel bir muhabbet hâsıl oldu. Bu yıl kendisi son sınıf olduğu için meşguliyetleri hayli arttı. Bir yandan mezuniyet, bir yandan staj, bir yandan KPSS. Yine de Allah razı olsun dergiyle ilk günkü gibi özenle ilgileniyor. Onun bu yoğunluğu sebebiyle grafik işleriyle uğraşmak için ben de yavaştan çalışmaya başladım. Bir nebze yükünü hafifletirsem ne mutlu bana.

Geçtiğimiz salı elimden bir sakatlık geçirdim. Uzaktan Eğitim ile oturmuş rahat rahat ders dinlerken önümde duran saksıya gözüm ilişti. Tabi hiç durur muyum, toprağıyla uğraşmaya başladım. Bir yandan ders dinlemeye çalışıp bir yandan toprakla uğraşırken sanırım zorlama bir hareket yapmışım. Elime bir ağrı girdi, başparmağımda bir sapma oldu. Hastaneye gittim ve elime atel taktılar. Birkaç gündür tek elle hayatıma devam ediyorum. Bu imtihan da tabi birçok şeyi fark ettirdi bana. Ne az şükrediyormuşum meğer. İnsanın bir parmağı ne çok şükür gerektirirmiş. Tek bir parmağının yokluğu nasıl da hayatında büyük aksaklılklara sebep oluyormuş. Birkaç gün daha tek elle yaşadıktan sonra ortopediye gideceğim inşallah. Dualarınıza talibim. Rabbim tüm hastalara hayırlı acil şifalar versin.

Geçenlerde Ketebe’de indirim vardı. Gerçekten çok güzel işler yapıyorlar. Exlibris ve Poetika serilerinden birkaç kitap aldım.  Harika işler gerçekten. En kısa zamanda seriyi tamamlamak istiyorum. Yakın zamana kadar kitapların pahalı olduğuna yönelik düşünceler vardı bende. Ama şöyle bir bakınca tüm ürünler yanında en makul fiyatlara satılan tek ürünün kitaplar olduğunu düşünüyorum. Bir emek söz konusu. Yazar için ve o kitabı yayına hazırlayan herkes için. Tercüme faaliyetleri hele ki. İşini iyi yapan insanların hakkını almasını istiyorum. Bilmem kaç yıl sonra Borges okuyabilmenin bir bedeli olmalı. Bu bedel en fazla kırk lira. Bir kazak seksen lira. Ben hesap kitap işini kendimce böyle düşünüyorum. Aslında kitapların pahalılığı meselesinde beni rahatsız eden daha çok iyi kitaplara herkesin ulaşması gerektiğine dair düşüncelerdi. Bir Kalplerin Keşfi’ne herkes ulaşabilmeli mesela. Okumak isteyen herkes edinebilmeli. Borges’a herkesin ihtiyacı yoktur belki ama Gazzali Hazret’e vardır diye düşünüyorum.

Dediğim gibi bir süredir çok daha iyiyim. Meşguliyetlerin iyileşmede fazlasıyla etkili olduğunu düşünüyorum. Meşgulken üzüntülerden ve sıkıntılardan sıyrılmak kolay oluyor. Kendimi meşgul tutmaya ve daha fazla okumaya çalışıyorum. Bir yandan yazmaya çalışıyorum. Bilmiyorum, fetretten sonra düzlüğe çıkabilecek miyim? Çabalıyorum. İyiyim hamdolsun. Yine de düşünceler insanı muhakkak rahatsız etmeye devam ediyor. Geçmişin yükünü sırtından atmak zor. Cahit Zarifoğlu’nun sorusunu kendi kendime tekrarlıyorum. Soru havada asılı kalıyor: Yeniden yaşamaya başlamak kolay mı?

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.