Mavi Marmara’ydı

Gecenin karanlığı Filistin semalarını kaplamışken
Marmara denizinden demir alan dolunaydı.

Her geçen gün sinemizi yakıp kavuran
Gazze… Ah o ne derin bir yaraydı!

Arz ve arş duymamıştı böyle bir figan
Ki duyanları hüzne boğan bir nâraydı.

Ey sevgili sen işgal altındasın
Ve benim sana uzattığım el Mavi Marmara’ydı.

Hiçbir dem senden yüz çevirmedi gönül rotam
Kubbet-üs-sahra, beni benden alan dilâraydı.

Bir nağme gönderiyorum içinde iyi dileklerin bulunduğu
Seni hür görmek her gece gördüğüm heyulaydı

Ve senin figanına sessiz kalan ey sevgili;
Kendini müslüman sanan gafil cühelaydı.

Göğe doğru kürek çeken delileriz. Çırpınmamız,
koşmamız, delirmemiz, hasretimiz ve aşkımız sanaydı.

Ey Aksa ey mahzun yüzlü maşuk;
Esir oluşun suratımıza çalınmış karaydı.

Bu esareti sona erdirmek niyetiyle inanmışların
Bindiği Nuh'un Gemisi Mavi Marmara’ydı.

Ey habibim kubben gecemi aydınlatan nur-ı aydı.
Beni sana getirecek olan burak, Mavi Marmara’ydı.

Beyrut, Şam, Amman ve Kahire seni dipsiz kuyulara atan
kardeşlerindir. Oysa İstanbul aşkın ile yanan Züleyha’ydı.

Siyon postalları kirletiyor toprağını
Oysa, senin yerin gönlümdeki saraydı.

Onlar Allah’ın elçilerine dahi kıymış lanetlilerdir
Bunlardan biri de salihler zümresinden Hz. Zekeriyya’ydı.

Hiç şüphe yok ki değerine değer katan
O gece senin toprağında gerçekleşen "israydı."

Seni zindanlardan çıkarmaya gücüm yetmiyor
Zincirleri kıracak dua Mavi Marmara’ydı.

Sen ki ilk mescit ve "mübarek kılınmış" beldesin;
Onların sende gördüğü Süleyman Mabedi; havraydı.

Hizmetlisinin devesinin yuları elinde Hz. Ömer,
Tevazu ile kapından girdi ne güzel bir hatıraydı.

Ey sevgili sen ki şehirlerin feryadısın
Mavi Marmara sana zeyl olan en güzel mısraydı.

Eşrefi mahlûk kalabilmektir gayretimiz;
Ahdimiz "incire zeytine" ve senin gibi mübarek "Tur’aydı"

Senin toprakların kutsiyetini şehit kanlarından alır
Furkan Doğan toprağına diktiğimiz fidan; gül-i ranaydı.

Ey habibim kubben gecemi aydınlatan nur-ı aydı.
Beni sana getirecek olan burak, Mavi Marmara’ydı.

Sultan Hamid'i tahttan indirdiler ve işgal başladı.
Topraklarını tecavüze uğratan bu en vahim olaydı.

Keşke Mavi Marmara, yardım gemisi değil,
Selahattin Eyyubi ve ordusunun bineği olaydı

Buldozerler acımadan kıydı o masuma
Rachel Corrie toprağına düşmüş mücellaydı.

Bütün şehirler yeryüzüne dağılmış kelimelerdir
Kudüs ki sevgilidir ve ulaşmak istediğimiz manaydı…

Dokuz yıldız gülerek gitti ölüme;
Onlar şehadet semasında Süreyya'ydı.

Ey sevgili senin toprağına düşen her çocuk bedeni,
Yüreğimizdeki alevi harlayan fırtınaydı.

Her katliamı ve işgali ile içimizi kanatan İsrail
Bağrımıza saplanmış, saplandıkça deşen paslı kamaydı.

İstanbul külleri altında bekleyen anka'dır
Mukaddes belde kurtarılmayı bekleyen hümaydı…

Seni esaretten kurtaramıyorduk ve içimizi yakan ateşi
Söndürmek için döktüğümüz su, Mavi Marmara’ydı.

Yüreği sana aşık ve vuslat için yanıp tutuşan
Öztürk, eteğine yüz sürmek isteyen fukaraydı.

Ey habibim kubben gecemi aydınlatan nur-ı aydı.
Beni sana getirecek olan burak, Mavi Marmara’ydı.

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Semender

Gecenin karanlığı Filistin semalarını kaplamışken Marmara denizinden demir alan dolunaydı. Her g...

Yoldaş

Gecenin karanlığı Filistin semalarını kaplamışken Marmara denizinden demir alan dolunaydı. Her g...

Sözleşmeliyim!

Gecenin karanlığı Filistin semalarını kaplamışken Marmara denizinden demir alan dolunaydı. Her g...