Malumat Çöplüğü

İnsan, doğası gereği meraklıdır. Merak eder yaşadığı ortamı, diğer insanların neler yaptığını, çevresinde olup bitenleri. Gizli ve yasak olana duyduğu merak ise hem çok daha kuvvetli hem de çok daha tehlikelidir. Tabi ki insanda var olan merak duygusunu menfi yorumlamak büyük bir hata olur. Bilgiye, hikmete, ilme, hakikate ve yaradana bizi ulaştıran da içimizde yeşeren merak tohumlarıdır. Merak ile bir araya geldiğinde tehlikeli olan bir özelliği daha vardır insanın; insan çok acelecidir…

İnsan hayra dua eder gibi şerre dua eder. İnsan çok acelecidir” (İsrâ Suresi 11. ayet)

Teknoloji ile birlikte ya da daha net ifade edersek sosyal medya ile birlikte habere ulaşma imkanımız da olabildiğince hızlandı. Her an her saniye yüzlerce haber ile karşı karşıyayız. Şehir meydanında kavga eden iki insan da ekranımızda ayağı takılıp düşen gelin de. Komşumuzun akşam yemeği menüsünden de haberdarız siyasi parti liderlerinin attıkları nutuklardan da. Üzülerek belirtmek gerekir ki bizler faydasız ilimden Allah’a sığınan peygamberin, zihinleri malumat çöplüğüne dönüşen ümmetiyiz.

Faydasız ilim iddiası biraz abartı olmadı mı diye düşünenler olabilir. Bence az bile. Doğruluğu teyit edilmemiş, zanlarla dolu, tanımadığımız kaynaklardan yağan enformasyon çılgınlığı ile başbaşayız. Sadece yalan ölüm haberlerini saysak bile sosyal medyayı haber kaynağı olarak görmenin nasıl bir tehlike olduğunu gözler önüne sermiş oluruz. Çaycı Hüseyin’den Rasim Özdenören’e siyasi parti liderlerinden yaşı kemale ermiş her bir ünlüye kadar onlarca isim için yalan ölüm haberleri yayıldı. Saygın haber siteleri dahi bu kirli malumatlara itimat edip haberi manşetlerinden duyurdu. Bu durumun son örneğiydi Yavuz Bülent Bakiler. Bir gece vakti vefat haberi yayılmaya başladı. Toplumda saygın kişiler de üzüntülerini paylaştı. Bir yalan haber binlerce kişi tarafından kulaktan kulağa pardon tweetten tweete yayıldı. Çalan telefonların ardı arkası gelmeyince Yavuz Bülent Bakiler telefonunu kapatmak zorunda kaldı. Zihninden neler geçmiştir kim bilir…

Bu tarz ölüm haberlerinde, büyük acılarda ve sevinçlerde, son dakika haberlerinde anında paylaşım yapma isteği duyuyoruz. Paylaşım yapmaz, bir şeyler söylemezsek suç işlediğimizi, inandığımız değerlere sahip çıkmadığımızı düşünüyoruz. Tam da bu sebepten neyin doğru haber neyin yalan malumat olduğunu tahlil edecek zamanı bulamıyoruz. Sosyal medya düşünecek zamanı tanımıyor bizlere. Zaten temel gayesi de bu değil mi!

Bir malumat daha geçtiğimiz günlerde sosyal medyada hızla yayıldı. Tebrik mesajları, dualar, karşı takım taraftarlarına göndermeler, İslam’ın şahlanışının habercisi olduğu müjdesini yayanlar… Haber üç kelimelikti sadece; Drogba Müslüman Oldu. Sosyolojik tahliller, espriler, tarihi örnekler, yeni isim düşünceleri ve daha birçok çılgınlık da peşinden geldi. Kimsenin teyit etme gibi bir derdi yoktu. Gavurun icadı sosyal medyada ünlü bir ismin Müslüman olması yalan haber olarak dolaştırılmazdı herhalde!

Fakat haber doğru değildi. Drogba dua ederken çekilen resmi şu sözlerle açıkladı; “Bu hikaye viral oluyor ama ben din değiştirmedim. Bu sadece benim köyümde ziyaret ettiğim Müslüman kardeşlerime saygı duruşumdu. Bir birliktelik ânı. Herkese kucak dolusu sevgiler ve selamlar.”

Ve o andan itibaren paylaşımları geri alma telaşı başladı. Manipülasyona ve yalan haberlere karşı çok dikkatli olmak gerek. Yukarıda bahsettiğim örnekler belki de işin en masum yüzü. Sosyal medyadaki linç kampanyaları, yalan haberler ve daha bir sürü enformatik çılgınlık ile kimlerin haklarına giriyoruz Allah bilir! Biz Müslümanız. Kitabımızdaki uyarıya uymak ile mükellefiz;

“Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.” (Hucurat 6)

Drogba konusuna gelecek olursak, paylaşımlar dua niyetine geçsin ve Allah hidayet nasip etsin inşallah. Bir de ufak ama mühim bir not: Ne olur, ünlü birisi Müslüman olduğunda İslam güçleniyor gibi ilginç ifadelerden uzak duralım. Bu din her daim azizdi ve hep öyle kalacak. İhtida eden bu din ile şeref bulur. Din onunla değil!

Allahü teâlâ müslüman yapmakla bizleri şereflendirdi. Allahü teâlânın verdiği bu izzetten bu şereften başka şeref ararsak, Allahü teâlâ bizi yine zelîl eder, her şeyden aşağı eder. (Hazret-i Ömer)

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Selam Olsun

İnsan, doğası gereği meraklıdır. Merak eder yaşadığı ortamı, diğer insanların neler yaptığını, &cced...

Dikkat, Açımız Daralıyor!

İnsan, doğası gereği meraklıdır. Merak eder yaşadığı ortamı, diğer insanların neler yaptığını, &cced...

At Murattır

İnsan, doğası gereği meraklıdır. Merak eder yaşadığı ortamı, diğer insanların neler yaptığını, &cced...