Malûma Koşarken

(Okunma Süresi: 1 dakika)

Kör karanlığına inat dünyanın,
Güneşler büyüttük içimizde,
Kirini, pasını, küfür kokan ağzını;
Saflığıyla beyaza buladı masum yürekler,
Biz kirine, pasına bulandık.
Kırgınken yazardık dünyaya şiirlerimizi…
Şiir dünyadan değildi;
Ondan uzaklaştıkça yaklaşırdık şiire;
Şiirlerimizi dünyaya kırgınken yazardık.
Kırgınken uzaklaşırdık dünyadan,
Uzaklaşır ve isimleri unutulmuş,
Nesilleri kesilmişler kervanına katılırdık.
 
Ölürdük her gece,
Her gece hoyrat kısrakların sırtında
Buluşurduk sevdanın doruklarında,
Yamaçlarından çığ düşer,
Yokuşunda sararmış yapraklar uçuşur;
Ve zirvesinde gözle görünmeyen bir güneş
Kavururdu yüreklerimizi.
 
İnersek kısraktan
Tanımadığımız bir el tutar ve boşluğa bırakırdı bizi,
Her an,
Yuvarlanan bir kayadan kopan taş parçaları misali;
Eksilirdik…
Kopan her parçaya “nefes” derdik;
Ve son parçada cansız düşerdik toprağa.
Biz de düştüğümüz topraktan kopmuştuk oysa…

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir