Sıradaki içerik:

Mamafih

e
sv

Malcolm’dan Kalanlar

avatar

Dilhâne

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 2 dakika)

“beyaz adam savaştı, biz öldük.”

Malcolm, bu sözü söylerken neredeydi ve neyle meşguldü bilmiyorum. Ama, bildiğim bir şey varsa o da hiç yalnız olmadığı gerçeğidir. Çünkü, dünyanın en büyük cemaati Mazlum İnsanlar Topluluğudur. Ve bütün cemaatlerde olduğu gibi onlarda da aidiyet, mensubiyet ve her daim beraber hareket etme dolayısıyla bir kör düğüm gibi birbirine kenetlenme duygusu hakimdir.

…biz öldük. / Nihayeti ise sol tarafta. Biz öldük çünkü beyaz adam bir bireydi ve biz bir topluluktuk. Dolayısıyla, bireyselleşmenin yani Batılı anlamda Amerikanlaşmanın önündeki en büyük engeldik. Tüm bunlarla beraber, yukarıda saydığımız özelliklerimizden ve ten rengimiz sebebiyle farklığımızdan dolayı beyaz adamın gözünde terörist hükmündeydik.Her terörist gibi bizimde imha edilmemiz gerekiyordu. Bununda en iyi yöntemi hiç şüphesiz,beyaz adamın materyalisttik kafasına göre ölümdü.

“gerçekle yüz yüze gelemeyecek kadar vatanseverlikle kör olmamalısınız. Yanlış yanlıştır, kimin söylediği önemli değil.”

Bu söz bütün evrenselliğiyle iki büyük hüküm içermektedir. Birincisi, vatanseverliğimizin hakikatleri görmemize en olmaması gerekliliğidir. İkincisi ise, yanlışı soyut olarak görmemiz ve o şekilde davranmamız gerekliliğidir. Çünkü, yanlışı somutlaştırmak kişi odaklı düşünmemize sebep olacaktır. Bu da, zihnimizde bir insan tipini tamamen kötü diğerini ise tamamen iyi olarak nitelendirmemize yol açacak vehayatımızı bize zehir edecektir.

“müslüman âleminde kim ki İslam’ı kabul eder ve beyaz yahut siyah olmasıyla ilişiğini keserse, sadece İnsan olarak tanınır.”

Kim ki İslam’ı seçer, işte o zaman İnsan olur daha da sadesi. Bu söz El Hac Malik El Şahbaz’ın hac vazifesi esnasında yazdığı bir mektuptan alıntıdır. Evet, El Hac Malik El Şahbaz. Bu sözü söyleyesiye kadar birçok isimle anılmıştı Malcolm. Öyle ki, doğduğunda ona Malcolm Little ismini vermişlerdi, hapishane hayatında ona “Hemşeri”, “Jack Carlton”, “Detroitli Kızıloğlan”, “Büyük Kızıloğlan”,  “Şeytan” gibi lakaplar takmışlardı. Son olarak ise Hacı bir müslüman olduğu için: El Hac Malik El Şahbaz.

“amerika, İslam’ı anlamak zorunda. Çünkü toplumdan ırk problemini silen tek din İslam’dır.”

Irkçılık bir beladır. Öyle bir bela ki, farklı olana tahammülü olmayan insanlar ortaya çıkarır ve o insanları kendi cinsine düşmanlık yaptırır. Sırf rengi farklı diye. Çözüm, Malcolm’a göre bellidir. Çünkü o hac vazifesini ifa ederken oradaki Müslümanların birbirine renk ayrımı yapmaksızın kardeşçe muamele ettiğini görmüştür. Dolayısıyla, bu anlayış Amerika’da da hakim olmalıdır. Bu da ancak İslam ile mümkündür. Malcolm’un yeni nesil Amerikan gençliğine bu hususta inancı tamdır. Öyle ki, bu inancını bir mektubunda şöyle açıklıyor:

“Amerika’nın ırka dair delice takıntısı, onu intihara eşdeğer bir yola ve aşağısında dipsiz çukurların olduğu bir uçuruma sürüklemiştir. Ben inanıyorum ki, henüz gençliğin etkisi altında olan kolejlerdeki, üniversitelerdeki yeni nesil beyaz Amerikalılar, engellerle önü daha az kapatılmış entelektüeller, ‘kötüye işaret eden bu durumu’ görecek ve manevi kurtuluş için İslam Dinine dönecek. Hatta yaşlı nesilleride buna ikna edeceklerdir.”

Ancak, Amerikan halkı ve iktidarı maalesef bu anlayışı hâlâ benimseyememişlerdir. Bugün ABD kamuoyunda İslam; terörizmle, Yahudi karşıtlığıyla, batı uygarlığına karşıtlıkla ve fanatizmle eşdeğer görünmektedir. Hususiyetle, son dönemlerdeki Amerika’da veya dünyanın herhangi bir yerinde meydana gelen bazı terör olayları sebebiyle kamuoyunda İslami Fundamentalizme karşıçok geniş çaplı bir anti-propagandaya girişilmiştir.  Elbette bu saldırı direk dinin kendisine yapılmamıştır. Daha çok, bazı İslami cemaatlerin ya da şahsiyetlerin terörist olarak damgalanıp hapsedilmesine yöneliktir. Umarım, hidayet bulurlar.

Bir insana erişmenin ve ruhuna dokunmanın en güzel yollarından biridir edebiyat. Kelimelerin birbiriyle olan aşkını anlatır ve bu anlatım sırasında insana dair olgularıyla bizlere dokunur. Dilhâne işte böylesine aziz bir uğraşın günümüzdeki temsilcisi olarak tüm topluma ulaşmayı amaçlayan bir edebiyat şiir ve fikir dergisidir.

Edebiyat sahip olduğu varlığın içerisinde bir fikre sahiptir. Bu fikirle kavurur cümleleri ve ortaya bir dünya mirası ortaya çıkarır. Varlık gösteren dışa vurum bazen bir düz yazı olur bazense bir şiir. Eğer fikir kendisi bir şiirde bulursa her kelimesinde adeta bir rengin onlarca tonuyla karşılaşır insan. Bu anlam zenginliği ise edebiyatı yeşertir, insanın özüne dokunmasını sağlar. Edebiyat, şiir ve fikirlerin insana sağladığı huzuru ve yüceliği fark eden birçok söz ve kalem ustası; ömürlerini bu alanda sarfetmişlerdir. Aynı manevi değeri arayan nice insanın varlığını hoşgörü ve güzellikle karşılayan Dilhâne dergisi bu arayışın karşılığı olarak yeni yazarlar için de bir platform görevi görmektedir.

Öyle ki söz edilen amacın sonucu olarak Dilhâne Dergisi, okuyucularından ve yazı yazarak bir uğraşı ortaya koymak isteyen herkesten yazılarını beklemektedir. Bu yazıları bünyesine katarak diğer insanlara ulaştırarak hem yazarın gelişimini desteklemektedir hem de yazara duygu ve düşüncelerini başka insanlara aktarma olanağı tanımaktadır. Eğer sizlerde yazılarınızı paylaşmak isterseniz ilgili bilgileri dilhane.net adresinde bulabilirsiniz.

Bir fikrin hamurunu edebiyat ve şiir ile yoğururken, toplumdan yazılar alarak bu uğraşa değer katmanın bir başka boyutu daha bulunmaktadır. Hiçbir bir karşılık beklemeksizin edebiyat şiir ve fikre duyulan saygıdan dolayı tüm bu uğraşları yine toplumla paylaşmak. Bu sebeple Dilhâne dergisi insanlara ulaşabilmek için aylık yayınlarını, yapılan söyleşileri, yazıları ve daha birçok yazılı ve görsel ürünü dilhane.net adresinde hiçbir maddi karşılık olmaksızın insanlarla paylaşmaktadır.

Bir yandan değişen dünyaya ayak uyduran bir yandan da sahip olduğu öze günden güne değer katmayı hedefleyen Edebiyat şiir ve fikir dergisi olarak farklı konularda ve çeşitli türdeki ele alımlarıyla edebiyat dünyasında emin adımlarla ilerlemeyi sürdüren Dilhâne dergisi, siz edebiyat aşıklarını da pür heyecanla beklemektedir.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.