Mahir İz Hoca’ya Göre Aile, Cemiyet ve Öğretmen Nasıl Olmalı?

Tarihimizde yapılmış olan bütün anayasalarımız aileyi "Türk Toplumunun Temeli" olarak nitelendirmişlerdir. Aile, ilkel ve gelişmiş her toplumun olmazsa olmaz yapı taşlarından biridir.Aileler üyelerini mutlu kılmak için üzerine düşen görevleri yapmak zorundadır. Ahlaklı bir toplum, güçlü bir devlet teşkil etmenin yolu birbirlerine kuvvetli bağlarla bağlanmış, saygı ve sevginin eksik olmadığı aile kavramıyla sağlanır.

Aile hakkında birçok yazar ve düşünür çeşitli tezler öne sürmüş, kitaplarında geniş konu olarak bu ulvi kavrama yer vermiştir.

Bunlardan biride ilim ve fikir adamlarımızdan, kıymetli hocamız Mahir İz’dir.

Mahir İz hoca din ve cemiyet kitabında, dinde toplumsalcı bakış açısını ön planda tutmuş, Cemiyet ve ailenin önemini çokça vurgulamış. Yaptığımız her şeyde toplumun yararının düşünülmesi gerektiğini, dinin bireysel yapılanmalardan çok toplumsal konuları ele alıp cemiyete yararlı olmanın faydalarını ortaya koymayı kitabında amaçlamıştır. Mahir İz Hoca aile hakkında; “Evlenen kadın kendi evinin dışında şahsiyetini kaybedemez. Yani kayınpeder ve kayınvalide hâkimiyetine giremez. Gelinin vazifesi ancak onlara hürmet etmektir. Yoksa onlara ait işleri görmek değildir. Kadın evvela kendi oturduğu odayı, kendine ait eşyayı düzenlemekle mükelleftir. Çocuğu varsa önce onun işlerini görür. Kocasına ait hizmet varsa onu yoluna koymaya gayret eder. Arta kalan zamanda evin büyüklerine ait işleri görmek, onun mürüvvetine bağlıdır. Kendi terbiyesi ahlakı neyi iktiza ediyorsa onu yapar.”

Ailede hastalık ve huzursuzluk sebeplerini ise şöyle açıklar; “Her aile reisinin öncelikle bilmesi gereken o ailenin meşru vazifesinin neler olduğudur. Bunu kitaplar yazmalı ve hoca efendilerimiz de vaazlarında söylemelidirler. Genellikle ana baba hakları üzerinde sıkça durulur lakin karı koca hakları üzerine konuşmak toplumumuzda ihmal edilir. Bencil ve iktidarı ele geçirmek için savaş veren dediğim dedik aile reisi, aile yapısına zarar verir.

Bilinmesi gereken diğer bir husus ise nikâh ve talak meselesidir. Evlilik teklifinin şakası olmaz, bir erkek kendisine eş ve hayat arkadaşı yapmak için istediği bir kadınla, nikâh hususunda alay edemez. Hayati bir mesele olan evlilik, dinimizde şaka götürmez. Kadında bu meselede erkeğin şakasına mukabele edemez. Aile kurmak ciddi bir meseledir, evlilik işi hafife alınırsa işin sonu hâkimin karşısında sonaerer. Boşanmada böyledir. Alaya gelmez. Boşanma dengesiz kocalara cezadır. Mihrini ödemedikçe veya herhangi bir şekilde kadının rızasını almadıkça nikâh yenileyemez. Sanıldığı gibi kadının hukuku çiğnenmiş değildir. Birçok kere yalvaracakolan yine koca olacaktır. İslam hukukunda kadının şerefi daima teminat altındadır.

DİN VE CEMİYET KİTABINDA ÇOCUK

Mahir İz Hoca Din ve Cemiyet kitabında aileden sonra çocuk terbiyesini ele alıyor.

“Şair Abdülhak Hamit, çocuğa kim demiş küçük bir şey, bir çocuk belki en büyük bir şey.” diyerek çocuğun istikbalde kazanacağı ehemmiyeti anlatmak istemiştir. Hakikaten çocuk cemiyetin başlıca meselesidir. Bir köylüye kaç çocuğun var diye sormuşlar; “Dokuz tane vardı” demiş. Yani vefat eden çocuklarını ifade etmiş. Nasıl ki; köy için öğretmen ve imam önemliyse, devlet salgın hastalıklara karşı, birkaç köye ebe ve sağlık görevlisi atamalıdır. Ana ve baba çocuklarına hem dinini öğretmeli hemde sağlık kitaplarına uygun bir şekilde, çocuğa kendi eliyle yemeğini yiyebileceği, kendi eliyle suyunu nasıl içmesinin uygun olacağını bildirmesi en büyük vazifelerindendir. Evin işleri geri kalsa mühimsenecek bir şey yoktur fakat çocuk ihmal edilirse, telafi kabul edilemeyen zararlar doğabilir. Bir cemiyette insanın kıymeti layıkıyla anlaşılmadıkça, o cemiyetin yükselmesine imkân yoktur. Faziletli insana kıymet vermek içinde bulunulan cemiyeti en yüce makamlara ulaştırır.

İYİ ÖĞRETMEN SEÇİMİ

Çocuk ilkokul tahsil çağına girince, bu sefer ana ve babanın bir vazifesi daha başlar. Çocuğa bilgiyi doğru olarak verecek, ilk bilgilerini sağlam esaslarla, ilmin ve fennin değerini kavratacak, bilgisi iyi, ahlakı sağlam, örnek bir öğretmenin eline teslim etmek ana babanın vazifesidir. Bir ailenin çocuğa evinde gösterdiği ilgiyi fazlasıyla hissettirecek bir öğretmene teslim etmek ana babanın sorumluluğundandır. Böyle bir mürebbiyenin seçimi aileler arasında konuşulup kararlaştırılması elzemdir. Aile çocuğun eğitiminde alakasız olursa, çocuk bilgisizlik seline teslim olur. Çocuğun cahil yetişmesinden aile ve cemiyet rahatsızlık duyar. Öğretmen hakkında Mehmet Akif Bey der ki; “Muallim ordusu derken çekirge orduları çıkarsa ortaya artık hesap edin zararı. Muallimim diyen olmak gerektirir ki, imanlı, edepli, sonra liyakatli, sonra vicdanlı. Yani milliyetçi ruh taşımayan kimseler çocuklarımıza ve millete en büyük zararı getirirler.

Aile ve öğretmen dışında, sinema, basın, tiyatro konularını ele almalıdır. Bu konuda oluşacak, aksaklık, aile ve öğretmenin harcadığı emekleri ziyan eder, toplumda telafisi olmayan yaralar açar.”

Mahir İz Hocamızın, kitapları özümsenerek okunmalı, sözleri günümüzde bile kulak ardı edilmemelidir. “büyüklerin sözü, sözlerin büyüğüdür” diyerek, önemsenmelidir.

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Bu Dünya İçin Değerliyim

Tarihimizde yapılmış olan bütün anayasalarımız aileyi "Türk Toplumunun Temeli&qu...

Tekliften Önce Tanım

Tarihimizde yapılmış olan bütün anayasalarımız aileyi "Türk Toplumunun Temeli&qu...

Yalnız O Karışır

Tarihimizde yapılmış olan bütün anayasalarımız aileyi "Türk Toplumunun Temeli&qu...