Sıradaki içerik:

Bir Olur

e
sv

Kurbanla Gelen Kurbiyyet

avatar

Hâmûş-u Muktefî

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 1 dakika)

Kurban edemediğin bunca şey varken sana ait, sana çok az bir süre ait olan
Kurbanı kesmek ne kolay değil mi tâlip ?
Fayda adlı bir kavrama kör olsaydı gözlerin yine de yapabilir miydin bunu ?
Oysa ben, kendime ait bir sırrı sana demek istedim bugün…
Senelerdir besleyip büyüttüğüm ama kesmeye cesaret edemediğim kurbanlarım var benim…
Ama onların sahibi ben değilim, benim sahibim olmuştur onlar…
Melekut aleminin sütünü göğsümde biriktirmeye kalksam…
Hemen bir tekme darbesi gelir ve devrilir gözyaşına bedel bana verilenler…
Bundandır kelimelerin değer değmez acı vermesi bedenime…
Kalp rahmimde gizlenen hakikat adlı çocuk doğmak istemez bu sebeble…
Çünkü onu besleyeceğim gıdaya, bu kesmeyi beceremediğim kurbanlar musallat olmuştur artık…
Rabbim diyorum, Azrail gelip ölümün bıçağını boynuma dayamadan evvel, sana yalvarıyorum…
Kudret elini boğazıma dayayıp, marifet bıçağıyla beni sana kurban et…
Kanım oluk oluk aksın şehrin karanlık sokaklarına, o renge gözü değenin başına marifet tacı takılsın…
Ve ben ölmeden evvel dirilmeliyim… Ve diriltmeli kelimelerim ölmeye niyeti olmayan bunca kalabalığı…
Bunca senedir göğsümde taşıdığım bu marifet deryasını hissederdim geceleri…
Ne zaman seni hatırlayıp, unutsam kendimi…
İnci mercan gibi kelimeler vururdu dilimin kıyısına…
Ve ne vakit unutsam seni, cehennem misaline dönerdi göğsüm…
Tüm sevdiklerimi yok ediverdiğim…

28 Kasım 1991 Doğumlu... İzmir'in Kiraz ilçesinde bir dağın yamacında imamlık görevini ifâ etmekte... Din, felsefe, edebiyat, tarih ve sanat hakkında okumalar yapıp şiirler ve makaleler kaleme almakta... Kendinden kendine yolculuk eden bir seyyah...

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.