Sıradaki içerik:

Bir Olur

e
sv

Korona Virüsüyle Karşı Karşıya Kaldığımız İmtihanı Verebildik Mi?

avatar

Serdar Üstündağ

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 2 dakika)

Koronavirüsü sebebiyle uzun zamandan beri lokal bir bölge değil dünya genelini kapsayan çok büyük ve alışılmışın dışında bir imtihan ile karşı karşıya kaldık. Sosyal medyaya baktığımızda belki de bu alışılmışın dışında olmasından kaynaklanan bir gayri ciddilik, umursamazlık, hafife alma göze çarpıyor. İyiliklerde kötülüklerde sebeplerle bize ulaşır. İyi insanlar iyiliklere, kötü niyetli insanlar kötülüklere vesile kılınır. Her ne kadar bu Covid-19 virüsünün ABD, Çin veya başka güçlerin yıllar öncesinden planladığı ve genleriyle oynayarak özel olarak hazırlanıp çeşitli sebeplerle başımıza bela edildiğine dair yazılı ve görsel rivayetler dolaşsa da şunu çok iyi biliyoruz ki Allah’ın izni, müsaadesi olmadan kimse böyle bir çılgınlık yapamaz. Tıpkı insanları günah işlemeye iten şeytanın Allah’tan müsaade almadan tek bir kötülüğü emredemediği gibi. Ama öyle ama böyle bir virüs sebebiyle tüm dünya evlerine kapandı, ekonomik, ticarî, siyasî, sosyal, kültürel hayat durma noktasına geldi. Bu büyük tehlike karşısında hemen hepimiz evlerimize kapandık, sığındık. Suriye’de insanlar acımasız saldırılar karşısında hem özgürlüklerini hem de evlerini kaybetmişti. Sığınacak yerleri kalmayınca ve çoluk çocuk yollara düştüklerinde onları şimdiki kadar anlayamamıştık. Meğer ev ne kadar önemliymiş. Yavrularını ve kendisini korumak için bir kuş için yuva ne kadar önemliyse o kadar…

Peki, bu koronavirüs ile karşı karşıya kaldığımız imtihanı verebildik mi gerçekten? Hastalandığını duyduğumuz düşman ülke halkları için “iyi olmuş onlar az zulmetmediler, bunu çoktan hak ettiler” derken işin ucu bizlere dokunduğu zaman “biz kime ne zulüm yaptık ki bu musibet bizi de buldu?” sorusu gündeme geldi. Nice sahabe, tabiin ve Allah dostu veli zatların salgın hastalıklardan vefat ettiğini unuttuk mu?

Sığındığımız evlerimizin sıcak odalarında çaylarımızı yudumlarken, TV ekranlarında strateji oyunu veya bir aksiyon filmi izler gibi bu salgından ölenlerin sayısını takip ediyoruz. Bu salgında Covid-19 virüsünün bizleri veya canımız kadar sevdiğimiz yakınlarımızdan birini yakalaması ihtimal dışıymış gibi insanı tefekküre, tevbe etmeye, muhasebeye sevk eden paylaşımlardan ziyade, ağırlıklı olarak güldüren video, mizahî caps paylaşımlarıyla verebilir miyiz bu imtihanı? İstişare ettiğimiz hemen her Müslüman bu sıkıntının ilahî bir ikaz olduğunda hem fikir. Fakat çocuğunu ikaz eden hangi anne-baba, öğrencisini ikaz eden hangi öğretmen; askerini ikaz eden hangi komutan veya çalışanını ikaz eden hangi patron ikazına gayri ciddi yaklaşılmasına hiddetlenmez? Bu gayri ciddilik, ikaza sebep olan kusurdan daha büyük bir hata sayılmaz mı? Kur’an-ı Kerim’de önce ikaz edilen, sonra bunu ciddiye almadığı için azaba duçar olan kavimler bize neden anlatılır? Eğer bunca yaşanan ölümler bizi hala bir nefis muhasebesine, tevbe ve tefekküre itmiyorsa bu imtihanı veremediğimizin işareti sayılmaz mı? Tamam, TV ekranlarında gördüğümüz, radyo ve internetten haber aldığımız hadiseler karşılığında “evimize kapanıp kendimizi ve ailemizi korumaktan fazla bir şey gelmiyor elimizden, ne yapabiliriz ki?” diye düşünebiliriz belki ama duanın gücüne inanan ve “Eğer duanız olmasaydı Allah katında ne değeriniz vardı?” (Furkan Suresi, 77) buyruğuna muhatap olan herkes bilir ki bazen bir dua her şeyi değiştirebilir. Ekranlarda gördüğümüz Suriyeli çocuğun; “ölünce Allah’a hepinizi şikâyet edeceğim” sözleri arşı titretirken bizlerin kalpleri ne kadar da katılaşmış. Elimizde olanlara kanaat getirmek yerine hala kavuşamadığımız nimetlerin Allah’tan alacaklısı gibi davranıyoruz.

Son yüz yılın en büyük felaketi karşısında maalesef insanlık kaybetti. İslâmî hareket içinde insanlara el uzatalım diye çırpınan sayılı kişi ve kurumların yüzü suyu hürmetine hala normal hayatımızı idame ettirebiliyoruz. Allah c.c bizleri ve tüm İslam âlemini muhafaza buyursun ve musibetlere gerek kalmadan uyanabilmeyi nasip etsin. Vesselam…

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.