Kitap Tahlili: Mehmet Ȃkif – Nurettin Topçu

Hürriyet İçin Yazdı, Hürriyet İçin Yaşadı: Mehmet Ȃkif

Mehmet Ȃkif'in yaşadığı dönem Osmanlı'dan cumhuriyete geçiş dönemidir ve bu nedenle de fazlasıyla çalkantılı bir dönemdir. Savaşlar, mağlubiyetler, zaferler, bir imparatorluğun çöküşü, bir devletin hem de yeni bir rejimle ve kadroyla doğuşu sadece birkaç sene içinde gerçekleşmiş tarihin hızlıca aktığı bir zaman diliminde gerçekleşir. Muhakkak ki ister sanatçı ister yönetici ve isterse de canını vatan uğruna vermeye aday sıradan bir vatandaş olsun değişen iklimlerden etkilenmemek mümkün değil. Böyle bir ortamda Mehmet Ȃkif'in fikri, eserleri ve bir sanatçı hassasiyetiyle olaylara bakışı sadece kendisi açısından değil etkilediği kitle açısından da son derece önemlidir. Milletin ve devletin içinde bulunduğu ölüm kalım mücadelesi kalemine yansımış, bazen coşkulu, bazen de karamsar bir dille eserlerini vermiştir. Toplumu hareketlendiren, insanları bir dava etrafında birleştiren, umut veren ve özellikle aşıladığı bilinçle gelecekte yaşanacak güzel günlere inandıran sanatçıların bu husustaki çabaları göz ardı edilemez.

Şüphe yok ki Mehmet Ȃkif, hürriyet için yazan, hürriyet için yaşayan bir sanatçı. Nurettin Topçu'nun Mehmet Ȃkif isimli eseri bir fikir, bir ideal adamı olarak istiklal şairinin özelliklerini anlatıyor. Topçu, derin bilgileriyle onu özümsüyor, bizlere de özümsetiyor ve bu yolla da kendine has öğretici üslubu ve felsefi yaklaşımlarla Mehmet Ȃkif'i daha yakından tanımamıza yardımcı oluyor. Kitap, hacimce küçük olsa da son derece kapsamlı bir kitap. Mehmet Ȃkif'in şahsiyetinin anlatıldığı bölümde iyice tetkik edilmiş, tüm hücrelerine kadar incelenmiş ve tam tabirle masaya yatırılmış bir Mehmet Ȃkif görüyoruz. Fikirleri, toplum içindeki yalnızlığı ve paradan, mevkiden kaçışı boşluk bırakılmadan anlatılıyor. Özellikle onun inkılâpları anlamadığı varsayılarak vefatından sonra bile eleştirilere maruz kalmasının anlatıldığı bölüm son derece hazin ve anlamlı.

Mehmet Ȃkif'i sadece gelişen olaylardan etkilenen ya da sadece kabiliyeti nispetinde eserler veren bir sanatçı olarak görmek hata olur. Hatta onu sadece sanatçı olarak görmek de hata olur. Ȃkif, kafiyeli ya da kafiyesiz, lirik ya da değil bir şiir kaleme aldığında ve hatta konuştuğunda ortaya bir eserden, bir sanatçı kelamından fazlası çıkar. Yani onu etkili ve güzel söz söyleme yeteneği olan biri ya da hatıraları çok iyi yansıtan bir gözlemci olarak görme yanlışından kurtulmak, onu bir münevver, bir fikir adamı ve toplum önderi olarak görmek gerekir.

Nurettin Topçu, Mehmet Ȃkif’in şahsiyeti üzerinde dururken bu büyük şairin İslâm üzere yaşadığı hayatı ve ikbal peşinde koşmayan yapısını özellikle vurguluyor. Özellikle bu iki bileşen bir araya gelince bir duruşa ve bir yaşam tarzına dönüşüyor. Mehmet Ȃkif’in kazanılmış bir zaferden sonra, düşürülmemiş ve tutup kaldırılmış İslâm sancağı oracıkta dururken yurt dışına gidişi ve oralarda uzun süre üstelik zorlu şartlara göğüs gererek yaşamasının elbette bir sebebi vardı. İşte Nurettin Topçu, vatanı için şehir şehir gezmiş, vaazlar vermiş, halkı irşat etmiş bu milli mücadele kahramanının neden beraberce kurtuluş savaşı verdiği milletini bırakıp uzaklara gittiğini anlatıyor.

Mehmet Ȃkif’in üslubu, sanatı tüm kaideleriyle teknik izahatla ele alınmış, üslubunu süsleyen faktörler, eski sanatçılar belirtilmiş ve nihayetinde şairin beslendiği geniş saha anlatılmıştır. Nurettin Topçu’nun üstün Ȃkif hâkimiyeti, her eserini tüm ayrıntılarıyla incelemiş biri olarak verdiği bilgiler eşsiz kıymette. Birçok Mehmet Ȃkif incelemesi, birçok eser tahlili okudum ama Nurettin Topçu’nun felsefeyle harmanlayarak verdiği bilgiler gibisine hiçbir yerde denk gelmedim. Bu yönüyle de bu eseri okumalarını herkese tavsiye ederim.

Mehmet Ȃkif’in milliyetçiliği İslâmi esaslar çerçevesinde kendisini gösteren bir milliyetçilik. Nurettin Topçu’nun ifadesiyle milliyetçilik, tarih ve toprak şuuru ile meydana gelmiş ve nesiller boyu aktarılmış bir ruh yapısını ifade eder. Zaten ırkçılığa varan hastalıklı düşünce yapısını Mehmet Ȃkif gibi önderi Kur’an-ı Kerim olan bir aydından beklemek doğru olmazdı. Verdiği eserlerdeki endişeli, üzüntülü, sevinçli ya da coşkun halin bu kadar tesirli olmasında samimi vatan sevgisi yatmaktadır.

Mehmet Ȃkif’in hayatında isyan çok önemli bir yer tutar. Onun isyanında hürriyet aşkı başroldedir ve idealinde dikensiz gül bahçesi vardır. İslâm topraklarında meydana gelecek tacizi kabullenememesiyle örneğin Safahat'taki “Hakkın Sesleri" kısmında “Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı? / Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı!" derken onu karamsarlığa iten şartları ve mevcut durumun belirsizliğini iyice anlamak lazımdır fikrine kısmen katılsam da şahsi kanaatim odur ki bu ifadelerle başlayıp "Ağzım kurusun... Yok musun ey adl-i İlâhî!" dediği bu şiir Mehmet Akif'in isyan tartışmalarında ölçüyü epey kaçırdığı bir şiirdir. Aynı şekilde eserde bahsi geçmiyor ama onun Sultan II. Abdülhamid’e olan muhalefetini de bu kapsamda değerlendirmek doğru olacaktır. Sultana karşı yazdığı şiirde kullandığı ifadeler de yenilir yutulur cinsten değil gerçekten.

Mehmet Ȃkif kitabı, Nurettin Topçu’nun Mehmet Ȃkif’in vefatının yirminci yıl dönümünde yaptığı bir konuşmadan sonra 1957 yılında ilk defa basılmıştır. Bu kitap ise 1970 baskısına yapılan eklerle hazır hale getirilmiştir.

Dergâh Yayınları tarafından basılan Mehmet Ȃkif, onu anlamak ve özellikle de Nurettin Topçu’nun hiçbir yerde bulunamayacak analizleriyle bu büyük şairi tanımak için ideal bir eser.

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Kitap Tahlili – Tarih Neye Yarar?

Hürriyet İçin Yazdı, Hürriyet İçin Yaşadı: Mehmet Ȃkif Mehmet Ȃkif'in...

Kitap Tahlili - Şarktan Mektuplar

Hürriyet İçin Yazdı, Hürriyet İçin Yaşadı: Mehmet Ȃkif Mehmet Ȃkif'in...

Kitap Tahlili - Hata Neredeydi? Doğu’nun 300 Yıldır Cevabını Aradığı Soru

Hürriyet İçin Yazdı, Hürriyet İçin Yaşadı: Mehmet Ȃkif Mehmet Ȃkif'in...