Kitap Tahlili – Engel: Bir Emir Timur Hikâyesi

Kitap: Engel: Bir Emir Timur Hikâyesi
Yazar: Mim Kemâl Öke

Doğu’nun Sultanı: Aksak Timur

İhtişamından zerre taviz vermeyen Tanrı Dağları eteklerinde başlıyor Engel... Bu dağların kaderi aynı zamanda Timur’un da kaderi. Çin ve Moğol akınlarına, tacizlerine açık bu coğrafyada herkes savaşçı, herkes komutan… Mim Kemâl Öke, "Engel"le apayrı bir dünyanın kapısını açıyor bizlere. O dünyada görülecek o kadar çok şey var, dinlenecek o kadar çok hikâye var ki... "Engel: Bir Emir Timur Hikâyesi" dinleyeceğimiz hikâyelerden biri. Anlatıcı rolünde Umay Ana var ve zaman kırılıp eski yeniyle, geçmiş şimdiyle buluşuveriyor. Hem de hiç anlamadan, hiç fark etmeden…

Gösterdiği Kahramanlıkla Hayatı Değişiyor

Timur bir hırsız; at hırsızı... Kafadarlarıyla beraber başıboş atları ehlileştiren, zaman zaman da hırsızların uğursuzların atlarını çalıp satan bir genç... Ailesi tarafından dışlanmış, amcası tarafından düşman bellenmiş bir sahipsiz... Kaderi Çağatay Hanlığı'nın valilerinden biri olan Emir Kazgan önünde gösterdiği kahramanlıkla değişiyor. Emir Kazgan'ın onu himayesine almasıyla “serseri"likten binbaşılığa terfi eden bir karakter oluveriyor. Ancak bu onu şımartmıyor aksine asıl karakterine ulaşmasına ve onu korumasına yardımcı oluyor. Bir başka dönüm noktası ise Emir Kazgan'ın ölümü. Timur, bu andan sonra Moğolların tumanbaşısı olup on bin kişilik birliğin başına geçiyor.

Aksak Timur

Bizler Timur'u "Aksak Timur" olarak biliriz, öyle de tanırız. Hikâyede nasıl aksak kaldığı yani kitaba adını veren duruma nasıl geldiği anlatılıyor. Bir gece yarısı baskını bir kargı ve bir kılıç yarası... Aksaklığıyla ilgili anlatılagelen başka hikâyeler de var elbette. Fakat yazar bu hikâyeyi tercih etmiş. Belki böylesi daha kolay anlatmaya, anlamaya ve eylemlerine meşruiyet kazandırmaya yardımcı olacaktı. Öldü diye bırakılan, insan içine çıkmaya utanan emir, Mim Kemâl Öke tarafından şiir gibi anlatılıyor. Zaten Timur lirik bir şiir gibi yaşıyor. Engellerini aşması da şiir gibi. Engelleri diyorum çünkü hem sağ ayağı hem de sağ eli epey tahrip olmuş ve ilk anda kullanılamaz hale gelmişti. Umay Ana ve diğer şifacılar onu ölümden kurtarmış ve hatta engellerinden kurtulmasına yardım etmişti. Timur, aksak ayağını unutacak, sol elini geliştirecek ve hatta sakat olan sağ elini geliştirdiği sol eline eşitleyecekti. Umay Ana Timur'a, "Bu engel senin tarzın, havan olacak" derken ne kadar kendine inanıyorsa Timur da artık kendine o kadar inanıyordu. O meşum gecenin manevi kalıntıları yavaş yavaş ortadan kalkıyor, fiziksel kalıntıları da önemini yitiriyordu. Böylece Timur ya da Timurlenk, kazandığı güçle düşmanlarının üzerine daha özgüvenli bir biçimde gidecek, hakkı olan emirliği Moğolları bertaraf etmek suretiyle alacak ve Türk tarihine mührünü vuran imparatorlardan biri olacaktı.

Taş Üstünde Taş Omuz Üstünde Baş Bırakmıyor

Timur’un yüzyılı başlamıştı artık. Ülkeler alıyor, şehirler fethediyor, taş üstünde taş omuz üstünde baş bırakmıyordu. Öyle anlaşılıyor ki damarlarında gerçekten Moğol kanı dolaşıyordu. Kellelerden yaptığı kulelerden bu anlaşılıyor. Timur, içerideki büyük sorunları hallettikten ve tek adamlığını pekiştirdikten sonra batıya yöneldi. Hedefleri arasında Anadolu ve dolayısıyla Osmanlı da vardı. Herkesin bildiği mektuplaşmalar iki tarafı daha fazla “azdırmış” ve savaşı kaçınılmaz kılmıştı. Türkün Türkü kırdığı bu savaşın kazananı Timur olsa da kaybeden Türklük olmuştur. Savaş içi oyunlar, taraf değiştirmeler ve kaçırılan fırsatlar Ankara Savaşı’nın özetidir. Kitapta Yıldırım Bayezid’in esir düşüşü, Timur’la sohbeti ve sonrasında Bursa yolunda vefatı ayrıntılı bir biçimde anlatılmıştır. Timur’un yaşça kendinden küçük olan Bayezid’e verdiği öğütler de dikkat çekicidir.

Kırılma Anı: Ankara Savaşı

Ankara Savaşı her yönüyle bir kırılma anıdır. Timur’un kılıç darbeleriyle öksüz bırakılanların, yetim kalanların ahı semayı yırtmayacak mıydı? Yırttı elbette. Yüz yılı aşkın Türk ilerleyişi, vizyonu beyliklere muhtariyet vermek olan bir emirin kişisel hırslarına mağlup olmuş, bu ağır mağlubiyet Osmanlı parçalanmanın eşiğine gelmiştir. Anadolu’yu bölen ve güçsüz devletçiklere yol veren Timur nedeniyle bu coğrafyada var olamadan steplere geri dönebilirdik. Bereket ki Mehmet diye biri çıktı ortaya ve teşkilatçı yapısıyla kısa sürede devleti eski haline getirdi. Savaşın ardından Yıldırım Bayezid’in hastalıktan öldüğü belirtiliyor. Bazı kaynaklarda intihar ettiği, bazı kaynaklarda hastalıktan öldüğü yazılıdır. Yıldırım’ın içki içtiğini kabullenebilen Öke, sultanın ölüm nedeni olarak intiharı kabullenememiş ve Bursa yolunda hastalıktan vefat ettiğini dile getirmiştir. Bize göre içki de intihar da sultana yakışmıyor.

Timur Odaklı Anlatım

Eser, bir Emir Timur kitabı olduğundan tüm olaylar Timur’un gözünden anlatılıyor. Haliyle, Ankara Savaşı gibi cephenin daima bu tarafında duran bizlerin karşısına farklı tezler çıkıyor. Benzer bir durumu Altın Orda Hanlığı’nın tarih sahnesinden silinmesinde de görüyoruz. Pek çok tarihçi bu eylemi Timur’un öngörüsüzlüğünün bir sonucu olarak değerlendirir. Moskova Knezliği’nin güçlenme ve genişleme fırsatı bulduğu söylenir ki biz Timur odaklı bu eserde bu tür tarih analizlerine pek rastlamıyoruz.

Turkuvaz Kitap’tan çıkan “Engel: Bir Emir Timur Hikâyesi”, özellikle Ankara Savaşı’yla sempatisini büyük ölçüde yitirmiş bir Türk hükümdarını anlatıyor. Mim Kemâl Öke’nin güçlü ve akıcı anlatımıyla Türk coğrafyasında yapılan geziye atlarımızın üzerinde bizler de iştirak ediyoruz.

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Kaybedilmiş Zamanın Çocuklarından

Kitap: Engel: Bir Emir Timur Hikâyesi Yazar: Mim Kemâl Öke Doğu’nun Sulta...

Atlardan Umut Devşiren Meryem

Kitap: Engel: Bir Emir Timur Hikâyesi Yazar: Mim Kemâl Öke Doğu’nun Sulta...

Kitap Tahlili – Yılkı Atı – Abbas Sayar

Kitap: Engel: Bir Emir Timur Hikâyesi Yazar: Mim Kemâl Öke Doğu’nun Sulta...