Kitap Tahlili – 93 ve Balkan Savaşları, Avrupa Türkiye’sini Kaybımız: Rumeli’nin Elden Çıkışı

Kitap: 93 ve Balkan Savaşları, Avrupa Türkiye’sini Kaybımız: Rumeli’nin Elden Çıkışı
Yazar: Yılmaz Öztuna

Bir Acı Göç Hikâyesi: Balkanlar

Bu toprakların bir ferdi olup elden kayıp giden Balkanlar için hayıflanmayan, canı acımayan, kalbi kırılmayan kimse yoktur... Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli tarihçilerden biri olan Yılmaz Öztuna, bahsetmekten çok hoşlanmadığımız ama dostu düşmanı tanımak açısından son derece önemli olan bu konuyu işliyor. "93 ve Balkan Savaşları, Avrupa Türkiye'sini Kaybımız: Rumeli'nin Elden Çıkışı" kitabıyla bizleri acı gerçeklerle yüzleştiriyor ve imparatorluğun kanatlarına benzettiği Balkanların elden çıkışını anlatıyor.

Asırlar Boyu Elde Tutulan Topraklar

Öztuna, evvela Balkan kelimesinin kökeniyle başlıyor ve bu coğrafyada bulunan milletlerin dili, dini ve ırkıyla ilgili bilgiler veriyor. Bunlar çok önemli çünkü bu milletlerin ayrılma ve devletleşme sürecinde bu aidiyetler belirleyici olmuştur. Osmanlının hoşgörü politikasının buraların uzun süre elde tutulmasına yardımcı olduğunu ancak aynı politikanın sonraki asırlarda kışkırtılmaya müsait milliyetçilik akımı nedeniyle karşılıksız kaldığını görürüz. Kitabın adından da belli olacağı üzere iki savaş Balkanların elimizden çıkmasına neden oluyor. Bu savaşlardan biri 93 Harbi dediğimiz 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı, diğeri ise peş peşe girilen Balkan Savaşları…

Balkanların Türk yurdu haline gelmesi on dördüncü yüzyılda başlıyor. Üst üste kazanılan zaferler bu toprakların Türkleşmesini ve İslâmlaşmasını sağlamıştır. Bu açıdan da buralarda yaşayan tebaanın on dokuzuncu ve yirminci yüzyılda “kendi topraklarından” ayrılmak zorunda bırakılışı acılara acı katmaktadır. Ayrıca kol kola yaşadıkları dostları ve akrabaları tarafından zulme uğratılmaları bir başka acının kaynağıdır.

Romanya Meselesi

93 Harbi'nin anlatıldığı bölüm tarihimizin en hazin hikâyelerini barındırıyor. Asırlardır elimizde olan toprakların çeşitli kışkırtmalarla elimizden çıkışını okuyoruz. Özellikle Rusya'nın Slav milliyetçiliğiyle döktüğü ve döktürdüğü Müslüman kanı yeni devletlerin harcı olacaktır. Osmanlı bu savaşta birçok cephede vatan toprağını tutmaya çalışmıştır. Kitapta adı geçen şehirlerin bir zamanlar bizde olduğunu düşündükçe üzülmemek mümkün olmuyor.

Yazarın temas ettiği önemli konulardan birisi Romanya meselesi... Yazar, genel olarak Rus düşmanı ve Türk dostu sayılabilecek Romanya'nın bağımsızlık karşılığı 50 bin kişilik ordusunu Ruslar lehine kullanmama teklifinin kabul edilmesi gerektiğini düşünüyor. Tek kurşun atmadan vatan toprağını teslim etmek Osmanlı İmparatorluğu için hem bir prestij kaybı hem de diğer milletler için örnek temsil edeceğinden böyle bir yolun tercih edilmediğini tahmin ediyorum. 93 Harbi denilince akla Sultan 2. Abdülhamid'in "Gazi" unvanını verdiği Osman Paşa'nın şanlı Plevne müdafaası gelir. Yılmaz Öztuna, üç defa tekrar eden bu zafere geniş yer ayırmış ve savaşın düşman aleyhine uzadığını belirtmiştir.

Plav Halkının Şanlı Direnişi

Tuna Cephesi olarak anlatılan bu kısımda bir olay var ki son derece enteresan... Muahede uyarınca Karadağ'a verilen nüfusu Arnavut ve Müslümanlardan oluşan Plav halkı Karadağ güçlerini silahlarıyla bölgeden kovmuş ve 1913'e kadar Osmanlı bayrağı altında yaşamaya devam etmiştir. Bu şanlı olayın ayrıntılarına ulaşmak ne yazık ki mümkün olmadı. Belki birileri bu direnişin kitabını ya da en azından makalesini yazar da okuma fırsatı elde ederiz. Varsa da göz önüne bir yerlere getirilmesi doğru olacaktır. Savaşları sadece toprak kaybı olarak düşünmemek gerekiyor. Bu kitapta da görüldüğü üzere kaçınılmaz bir son olarak göç hadisesi yaşanmıştır. Zulümler, baskılar, zorlamalar ve tehditler kitleler halinde göçü mecbur kılmıştır. Asırlardır yaşadığı yerleri terk etmek zorunda kalan insanların yanlarına bir tek canını alıp tüm varlıklarını bırakarak geldiği topraklar yeni vatanları olmuştur ancak baba yurdunun acısı aradan ne kadar zaman geçerse geçsin silinmemiştir. Hem kitabın yazarı hem de bu satırların yazarı farklı coğrafyalardan aynı sebeple bu topraklara gelmiş birer gariptir.

“İç Savaş” ve Günümüze Miras Birçok Sorun

Bir diğer göç sebebi de Balkan Savaşları’dır. Osmanlı içindeki karışıklık, Trablusgarb’da yıpranmış ordu Balkan milletlerinin birleşmesi karşısında bir acziyet meydana getiriyordu. Özellikle İngilizler tarihin onlara verdiği kışkırtma vazifesini başarıyla ifa ediyor ve Osmanlının yıkım sürecini bir “iç savaş”la hızlandırmaya çalışıyordu. Düşmanlar savaşa hazırdı ama Osmanlı hazır değildi. Savaş öncesi durum daha önceki ayaklanmalar gibi görülmüş ve o ayaklanmalara karşı nasıl tutum takınıldıysa bunlara da aynı tutum takınılacaktı. Hatta Harbiye Nazırı Nazım Paşa, kısa süre içinde Sofya’ya girileceğini tahmin ettiği için isyanı bastırmış Türk subaylarının resmigeçitte giyecekleri üniformalarını yanlarında götürmelerini emretmişti. Yılmaz Öztuna, bu durumu gaflet olarak değerlendiriyor. Bu savaşlar felaketle sonuçlanmış ve vatan toprakları teker teker elden çıkmıştır. 93 Harbi, Balkan Savaşları ve üstüne Birinci Dünya Savaşı Türk Müslüman varlığını sahibi olduğu topraklardan söküp atmıştır. Üstelik pek çok sorunu da günümüze miras bırakmıştır.

Ötüken Neşriyat’tan çıkan “93 ve Balkan Savaşları, Avrupa Türkiye’sini Kaybımız: Rumeli’nin Elden Çıkışı”, Yılmaz Öztuna’nın engin bilgi birikimiyle ve aynı acıları yaşamış bir fert olarak kaleme aldığı güzel bir kaynak, güzel bir eser. Balkanlar, Adalar sorunu, Batı Trakya, Batum ve şimdilerde Türkiye’nin uğraştığı ne kadar sınır sorunu varsa hepsi kitapta bahsi geçen savaşların acı mirasıdır.

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Kaybedilmiş Zamanın Çocuklarından

Kitap: 93 ve Balkan Savaşları, Avrupa Türkiye’sini Kaybımız: Rumeli’nin Elden &Cced...

Atlardan Umut Devşiren Meryem

Kitap: 93 ve Balkan Savaşları, Avrupa Türkiye’sini Kaybımız: Rumeli’nin Elden &Cced...

Kitap Tahlili – Yılkı Atı – Abbas Sayar

Kitap: 93 ve Balkan Savaşları, Avrupa Türkiye’sini Kaybımız: Rumeli’nin Elden &Cced...