Sıradaki içerik:

Nizamülmülk ve Nizam-ı Âlem

e
sv

Kitap Okumaya Nereden Başlamalı?

avatar

Amine Yamaç

  • e 1

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 3 dakika)

“Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul.” (İnşirah, 7.)

Kitap okumaya nereden başlayacağımızı konuşmadan önce kitapları nasıl seveceğimiz konusunda bir parantez açmak istedim. Her yiğidin yoğurt yemesi farklıdır der büyüklerimiz ama biz de bazılarından örnek alsak bunun kimseye zararı olmaz. Yazıya başlamadan önce birkaç arkadaşıma sordum kitap okumayı nasıl sevdin diye. Çoğunluğun cevabı roman okuyarak oldu. Bu cevaba sonuna kadar katılıyorum. Hiç okuma yapmamış birisinin eline fikir kitabı tutuşturursanız en baştan onu kaybetmiş olursunuz. Her neyse tamam cevabı beğendim ama bana eksik geldi. Aslında merak ettiğim şey romanı eline nasıl aldın? Hiç okuma yapmayan insan dur bir roman okuyayım demez. Bir çoklarımıza arkadaşları vesile olmuştur. Kendim için de öyle, odada sürekli kitap okuyan bir arkadaşım vardı ona baka baka özendim ve okumaya başladım. Ama benim asıl olayım kitap sahibi olmaktı. Burasını anlatmak istiyorum.

Bana sorsanız “kitap okumak mı, kitap almak mı?” diye, kesinlikle almak derim. Rabbim bana öncelikle dünya nimeti olarak kitapları sevdirdi daha sonra kitap okumayı. Birçok kitabım var ve hepsini okumuş değilim. Bu beni hiç rahatsız etmez ben kitaplara sahip olmayı onlara dokunmayı severim. Dokunduğum sevdiğim şey beni kendine çeker öyle okurum. Bu yüzden hiç ödünç kitap okuyamam çünkü aramızda bir bağ olmaz. Başlangıçta sadece kitap almayı severken artık okumayı, yazmayı, kendi kütüphanemi oluşturmayı sevmeyi de aynı ölçüye getirdim. İşin özü ben kitapları bir ucundan tuttum onlar beni aldı götürdü. Önemli olan bu konuda bir çabanızın olmasıdır, nereden başladığınızın o zaman çok önemi kalmaz.

İnsan kendini tanır. Okuyucu olmasanız bile mantıklı bir insan mısınız, romantik misiniz ya da hayal gücünüz uçsuz bucaksız mı bilirsiniz. Bunları bilmek size bir yol haritası çıkarır. Bazı insanlar için romanlar çok gereksiz gelir çünkü hayata mantık çerçevesinden bakarlar. Bu konuya katılmıyorum saygı duyuyorum ama burada şöyle bir şey söylemek isterim: roman okumak mantığınıza uymasa da sizin ufkunuzun açılmasına fayda sağlayacaktır.

Olaylara daha geniş çerçeveden bakmanıza yardımcı olur. Bunların yanında konuşurken ve yazarken kurduğunuz cümleler güzelleşir ve anlaşılır hale gelir. Yaşadığımız çağda yazı dilini her şeyden çok kullandığımızı düşününce bir insanın benim buna ihtiyacım yok derdimi her türlü anlatırım demesine benim aklım pek ermez. Güzel cümle kurmuş insanlar toplum tarafından hep değer görmüştür. Sizlere naçizane tavsiye ayda bir roman bitirmeyi kendinize düstur edinmenizdir. Romanla ilgili söyleyeceklerimden sonra bir kitleden bahsetmek istiyorum. Bazı insanlar tanıyorum buldukları her romanı okumuş ama sorsan bir fikir kitabı yok hayatında. Benim anlattığıma göre bu insan çok güzel cümle kurar ama kuracak tek bir cümle bulamaz çünkü fikir dünyasını inşa etmek için tek bir çabası olamamıştır. Bir şeye bağlanıp kalmak hiçbir zaman doğru değildir. İnsan sadece nereden başlayacağını bilmelidir belli bir yol aldıktan sonra her konuda kendini geliştirme çabası olmak zorundadır. Roman, öykü, deneme, şiir aklınıza gelecek her türlü okuma hayatımızda olmalıdır. Ben romanla başlanıp fikir kitaplarıyla devam etmenin savunucusuyum. Peki ya siz? Kitaplara sahip olarak kitapları seveceğinizi düşünüyorum ben ama eğer kütüphaneleri daha çok severseniz bu sizin için çok masrafsız olur benim yol haritam biraz pahalıya geliyor çünkü . 🙂

Allah’ın izniyle kitapları sevdik diyorum ve bir Müslüman olarak okumaya nereden başlayacağımızı birkaç başlıkta açıklamaya çalışalım.

Kur’an-ı Kerim: Bir Müslümanın öncelikleri vardır mesela abdest almadan namaz kılamayacağını bilir. Aynı şekilde Kuran’ı okumadan, anlamadan başka kitapları okumanın da faydalı olmayacağını bilmesi gerekir. Müslüman olmak, Müslümanca yaşamak ve bir Müslüman gibi ölmek istiyorsak önceliğimiz her zaman Kur’an’ı okumak anlamak ve yaşamak olmalıdır. Kur’an okuma alışkanlığı edinmek her şeyin önündedir. Akıllı Müslüman da hayatını önceliklerine göre yaşar.

Tefsir ve Meal: Bu kapı bizim okuduğumuzu anlamamız için açılmıştır. Hepimiz biliyoruz ki birçok insan namazda ne okuduğunu dahi bilmiyor. Okuduğunu bilmeden nasıl amel edebilirsin?

Hadis-i Şerif: Nuri Pakdil diyor ki: İnsan, manevi kaynaklardan uzaklaştıkça parça parça öldürmüş olur kendini. Size ne anımsatır bilmem ama bu deyiş bana hadisleri kabul etmeyenleri hatırlatıyor. Şimdi hadislerle oynuyorlar belki bir iki yıl sonra ayetlere uydurma demeye başlayacaklar. Peki, biz bunun önüne nasıl geçeceğiz diye düşünelim. Bir kere Müslüman olarak şüphe duymaktan vazgeçeceğiz. Eğer bir an içimize şüphe düşerse artık şeytan bizi rahat bırakmaz. Dinimizde en önemli olan şey teslim olmaktır. Teslimiyetiniz eğer tamsa kimse size hadislerin uydurma olacağını söyleyemez. İkinci olarak hadisleri hayatımızın merkezine koyup yaşayacağız. “Peygamberim sağına yatardı sünnettir” diyip bütün hayatımızı sağımıza yatarak harcamayacağız. Bizim Peygamberimiz baba, eş, devlet reisi, dost, dede her haliyle bize örnek olmak için gelmişti. İçinden kolay olan birkaç sünnet seçip ben sünnete uygun yaşıyorum diyemeyiz. Her haliyle Peygamber efendimizi örnek almaya başladığımız gün kimsenin hadisleri inkâr etmeye gücü yetmeyecektir zaten. Bu gücü bizim tembelliğimizden aldıklarını aklımızın bir köşesine yazalım.

İlmihal Öğrenmek: İlmihal öğrenmek farzdır. İlmihal bilgimiz olmadan ibadet etmemiz sadece gördüğümüz duyduğumuz kadardır. İlmihal bilgisi edinerek tam ve düzgün ibadet etmeye gayret etmeliyiz. Eksik, çarpık, yalan, yanlış ibadetlerle cenneti Rabbimizden nasıl isteyelim değil mi?

Siyer Bilgisi: Son kapımız siyer bilgisidir. Tamam, hadisleri tek tek okuyor olabilirsiniz. Ama siyer bilmek hem size Peygamber Efendimizin yaşadığı dönemi tahlilde kolaylık sağlar aynı zamanda sahabe efendilerimizi tanımamız konusunda da bize yardımcı olur. Elinize geçen her siyer kitabını okuyun demiyorum ama sahih kaynaklar ışığında yazılmış bütün siyer kitaplarını okumakta fayda vardır. Necip Fazıl Kısakürek’in Çöle İnen Nur kitabıyla bu işe başlayabilirsiniz inşallah.

Eğer buraya kadar gelir ve sana ilmini sevdirmesi için Rabbine dua edersen inşallah olacaktır. İnsanın yolda üç şeye ihtiyacı vardır; dua, azim ve yoldaş. Başka bir yazıda da yoldaştan konuşmak duası ile…

1996 yılının 12 Haziranında, Sivas’ın elli haneli küçük bir köyünde dünyaya geldim. Şuan 22 yaşındayım. Kocaeli üniversitesinde çalışma ekonomisi okuyorum. Asıl kendim olarak yaptığım iş ise, İHH İnsani Yardım Vakfının Kocaeli şubesinde Lise Başkanlığı yapıyor olmam. Bu dünyadan gençler için bir fidan da olsa dikmiş olarak geçmek en büyük duamdır. Yazarlık hayatımı da bu güzellik üzerine inşa ediyorum. Edebiyat alanında en büyük ilgim şiire olmasına rağmen şiir yazamıyorum. Fikir yazılarında ve gezi yazılarında şimdilik kendimi bulabiliyorum. Belki bir gün ‘Şair Hanım’ olmak da nasip olur. Kitap okumak ve fotoğraf çekmek fani dünyanın bende ki tutkularıdır. Kendimi tanımlarken kullandığım, başka hiçbir fazlalığa gerek bırakmayan iki kelime var onları da belirterek son vermek isterim. Heyecan ve heves yeterli 22 yılı özetlemek için.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.