Kirpiklerini Görebilir mi İnsan?

Gözüne en yakın nokta fark edilmesi en güç konumdur. Kirpik örneğin. Gözümüzün hemen yanı başında olmasına rağmen bakış açımıza hiç dahil olmaz. Sessiz sedasız görevini ifa eder. Burnumuz, yanaklarımız da gözümüze yakın olmalarına rağmen günlük hayatta bakışımıza müdahil olmayan organlarımızdır.

Geçtiğimiz günlerde telefonumu kaybettiğimi sandım. Birkaç saniye içerisinde telefonumdaki tüm resimler, notlar, kayıtlar, telefon rehberim gözümün önüne geldi. Kaybolan sadece telefon olmayacaktı. Sonraki süreç maddi kaybın yanında bir dünya uğraş gerektirecekti. Bu düşüncelerle arabaya bindiğimde telefonumun koltukta durduğunu fark ettim. Nasıl sevindiğimi, dilimdeki şükür ifadelerini varın siz düşünün.

Her gün yanımdan ayırmadığım, elimden düşürmediğim telefonum için hiç şükretmemiş, onu ansızın kaybetmenin ne büyük bir emek ve zaman kaybına sebebiyet vereceğini hiç tefekkür etmemiştim.

Bu vakayı yaşadıktan birkaç saat sonra sosyal medyada bir videoya denk geldim. Boğazına kaçan küçük bir lokma sebebiyle nefesi kesilen evladını çaresizce kucağında taşıyan telaşlı baba hastane koridorlarında bir sağa bir sola koşturuyordu. Tam o anda bir sağlık çalışanı yardımına yetişti. Küçük bir müdahale ile çocuğun nefes borusuna kaçan besini çıkarttı ve yaradanın izniyle çocuk tekrar nefes almaya başladı. O andan itibaren babanın sevinci görülmeye değer. Evladını ve sağlık görevlisini defalarca öpen adam bununla yetinmeyip sağlık görevlisinin ayaklarına kapanıyor, kendini yerden yere atıyor.

O dem yanı başımda nefes alan evlatlarıma baktım. Sağlık ile alınan bir nefes ne büyük bir nimet ve aynı nispetle ne kadar da görünmez bir nimet. Kirpiğimiz gibi.

Değişmez bir kaidedir; insanoğlu kaybettiğinde ya da kaybeder gibi olduğunda anlar ona bahşedilen nimetlerin kıymetini.

Yaşadığım bu iki vaka ne de güzel anlattı bakış açıma, objektifime girmeyen nimetlerin meğer ne denli kıymetli olduğunu.

Kallavi nimetleri görmezden gelerek, şükrünü eda etmenin çabasını gütmeden geçiyor ömürlerimiz. Oysaki son arama listemizde “Annem”, “Babam”, “Eşim” ibareleri yer alıyorsa, bu değerli insanlar hâlâ hayattaysa, evimize anahtar ile değilde zile basarak giriyorsak, soframızda tek çatal, tek kaşık, tek tabak yoksa ve bunca nimet gözümüze görünmüyorsa vah bize…

İnsan aciz ve bir o kadar da unutkan. İnsanın nisyandan geldiği söylenir. Yani unutmak. Bilhassa görmediğini unutur insan. En acısı ise bakıpta görmediği, bakıpta unuttuğu.

Kirpikleri örneğin. Gözümüze zarar verebilecek dış etkenlerden koruyan kirpikler bakış açımızda bir çerçeve olarak dursaydı, her baktığımızda bir diken gibi onları da görseydik muhtemelen çok daha fazla anımsardık. Fakat sırf görünmüyorlar diye görmezden gelmeyi hak ediyorlar mı? Kirpiğimiz olduğu için şükrettik mi hiç? Olmasaydılar neler olurdu düşündük mü? “Şükür elimiz ayağımız tutuyor” dedik de “Elhamdulillah gözümü koruyan kirpiklerim var” dedik mi?

Gözümüze batabilecek yüzlerce maddeden bizi koruyan kirpikleri ancak gözümüze batınca fark ettik. Kirpik sadece gözümüze battığında değil aynaya baktığımızda da görülebilirdi. Göremedik…

(1) Yorum
  • Şükretmeyi unuttuk. Unuttuğumuzu hatırlatana binlerce şükür. Yüreğine saglık hocam

Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Parçalı Umutlu

Gözüne en yakın nokta fark edilmesi en güç konumdur. Kirpik örneğin. G&ou...

Laal Singh Chaddha’nın Düşündürdükleri

Gözüne en yakın nokta fark edilmesi en güç konumdur. Kirpik örneğin. G&ou...

Nesrin Abla ve Huzurun Kokusu

Gözüne en yakın nokta fark edilmesi en güç konumdur. Kirpik örneğin. G&ou...