Kim Bilir?

Sosyal medya ve sosyal medyanın kullanım şekli son yılların en çok konuşulan ve tartışılan konularından biri olmuştur. Konuşulan başlıkların çoğu sosyal medyayı aktif kullananlar ve kullanım şekilleri ile ilgilidir: Sosyal medyayı çok kullananlar kendinibeğenmiş midir? Kendilerine olan güvenleri yetersiz midir? Sürekli kendilerini gösterme çabası içindeler mi? Sadece güzel ve iyi anlarını paylaşıyorlar, gerçekte yaşadıklarının tamamını paylaşmıyorlar mı?

Herhangi bir konuda başkaları hakkındagenellemelere dayanarak ahkâm kesiyorsak; o anlarda gerçeklerden uzak olduğumuzdan emin olabiliriz… Çünkü genellemelerin ve genellemelere dayalı iddiaların hiçbirisi sosyal medyayı kullanan, kullanmayan veya sevmeyen kişilerin gerçekte ne düşündüklerini, ne hissettiklerini ve ne yaşadıklarını yansıtmaz.

Matbaanın ülkemize gelişi ve anlamsız geciktirilmesi ile ilgili ön yargılar bana göre sosyal medya içinde geçerlidir. Sosyal medyanın birbirimizle bağ kurmak ve kendimizi ifade edebilmek için bir fırsat olduğuna ve önemli bir alan açtığına inanıyorum. Bu nedenle sosyal medyayı veya başka herhangi bir olguyu yakından bakmadan, kişilerin kullanım şekillerini gözetmeden yermenin, yargılamanın ve yanlış olduğu kanısına varmanın bizi bir yere götürmeyeceğini düşünüyorum. Gözden kaçırmamamız gereken nokta sosyal medyanın sadece bir araç olduğudur. Kendi gözlemlerim doğrultusunda sosyal medyaya üç farklı şekilde yaklaşımımız olduğunu söyleyebilirim.

Birincisi sosyal medyayı aktif kullananlar: Neleri paylaşmayı seçiyorsunuz? Neleri paylaşmıyorsunuz? Ne zamanlar paylaşım yapıyorsunuz? Sosyal medyayı hangi ihtiyaçlarınız için kullanıyorsunuz? Beğenilmek mi istiyorsunuz? Yoksa sadece paylaşmak mı? Biraz destek almak ve iyi hissetmek mi istiyorsunuz? Yoksa sadece diğerlerine göre iyi olduğunuzu göstermek mi? Burada kendi bakış açımı ifade etmek isterim ki; tüm ihtiyaçlar insani, meşru, hepsi olağan, hepsi doğaldır. Bu ihtiyaçlara ve daha fazlasına hepimizin ihtiyacı var. Bu doğrultuda sosyal medyayı otantik olarak yani kendimize sahip çıkarak, içeriden gelen bir şeyi dışarıya aktarmaya çalışarak ya da otantik olmadan yani sadece bir his, bir görüntü, bir intiba uyandırmak için kullanıyor olabiliriz. Aradaki farkı kendi sosyal medya kullanım tarzımızı takip ederek anlayabiliriz; başkaları ile ilgili herhangi bir tespit yapmamızın gerçeği yansıtmayacağı kanaatindeyim.

İkincisi sosyal medyayı kullanmayanlar; onlar kendilerine şu soruları sorabilirler: Neden sizi cezbetmiyor, uzak duruyorsunuz? Kullananlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Paylaşmaktan çekiniyor musunuz? Kendinizi açmaktan korkuyor musunuz? Yaşamınızdaki her şeyin sizde kalması iyi mi geliyor yoksa paylaşmak istedikleriniz var ama çekiniyor musunuz? Beğenilmeme, yargılanma ve insanların sizin hakkınızda istemeyeceğiniz bir şekilde düşüncelere kapılması gibi endişeleriniz var mı? Yoksa vakit mi ayıramıyorsunuz? Hayatta herhangi bir olgu ile yaşamımıza dâhil olmasına izin verişimiz kadar, dâhil olmasına izin vermeyişimizle de ilişki kurarız ve bu ilişki bize dair, bizimle ilgili bazı durumları açığa çıkarır.

Üçüncüsü sosyal medyayı sadece izleyici olarak kullananlardır: Nelere bakıyorsunuz? Daha çok hangi duyguları hissediyorsunuz? Nasıl paylaşımları ve profilleri takip edip, okumak için zaman ayırıyorsunuz? Sosyal medyayı sadece izleyici olarak kullananlar için de kendileri ile ilgili keşfedecekleri noktalar bulunmaktadır.

Başkaları ve başkalarının yaptıkları bizim kendi deneyimlerimizi daha derinden yaşamak için bir zemin de oluşturabilir, bir engel de. Sadece başkalarına bir şeyleri göstermek için yaptıklarımız bizi kendimizden uzaklaştırabilir ama kendi içimizden gelenleri diğerleriyle paylaşmak onları daha gerçek, daha canlı kılabilir. İçimizde hissettiklerimizin başkalarında yankı bulmasının tatlı bir his olduğunu düşünüyorum. Bu açıklamamdan, bağ kurabilmek ve kendimizi paylaşabilmenin sosyal medya dışında mümkün olamadığı yönünde bir yaklaşımım olduğu sonucuna varmazsınız umarım. Sosyal medyaya ve aslında hayata dair ortak bir soru var; o da bu yaptığım beni kendime yakınlaştırıyor mu, yoksa uzaklaştırıyor mu? Sosyal medyayı kullanmak, kullanmamak veya sadece izlemek bizi kendimizden uzaklaştırabilir de kendimize yakınlaştırabilir de; hangisinin olduğunu da bir tek siz bilebilirsiniz…

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Yerin Altındakiler, Üstündekilerden Çok

Sosyal medya ve sosyal medyanın kullanım şekli son yılların en çok konuşulan ve tartışılan ko...

Boşluk

Sosyal medya ve sosyal medyanın kullanım şekli son yılların en çok konuşulan ve tartışılan ko...

Hayali Olmayanın Hayatı Var Mıdır?

Sosyal medya ve sosyal medyanın kullanım şekli son yılların en çok konuşulan ve tartışılan ko...