Karadeniz

Köpürüp duruyor asice
İsmi gibi kara…
İnsanı alıp götürüyor
Her dalgada başka bir diyara.
Sanki bir derdi var anlatmak ister gibi
Vuruyor sahildeki taşlara.
Ardından nadide bir ceylan gibi
Geriye doğru süzülüp karışıyor.
Ey Karadeniz söyle bana
Bu çırpınışın neyi taşıyor.
Biliyorum ki her geçen gün seni çevreleyen beton
Daraltıyor yüreğini, ruhunu sıkıyor.
Umursamaz bir eda takınıyorsun neden sonra...

Nefret ediyorsun gemiden
Zira sen aşıksın takalara.
Nice sevdalı sana açtı sırrını
Nice dertli döktü içini kıyına.
Bilirsin nice ayrılık bekler yarını.
Derman olamazsın;
Vurursun kendini duvardan duvara.
Sana kavuşmak için
Engin dağlardan koşar akarsular.
Kavuşmak özgürlüktür
Ve vuslata erene gayrı kimse vuramaz yular.

-Kenara gel de dinle;
Sana söyleyeceklerim var.
Buz gibi oluşuma bakma.
İnsanlığa bakarım ve içim yanar.
Bilir beni çevreleyen bu kocaman kayalar,
Her ayrılıkta hasret kıyımı yalar-

Akarsular sert ve hırçın akıp durulur sende
Sen ki kıtalar arasında uzun bir perde…
Ve hasret yüklü gemiler her seferde
Dönüp gelinceye dek yürekler hasretle dolar.
Nice canı bastın bağrına,
Nice gönlü acıya boğdun,
Bilirim derman bulunmaz senin ağrına.
Soğutmaz mı dökülen onca nehir

Dalga dalga atan kalbinin yangınını.
Sana nazır olabilmek için
Her gün yükselen gökdelenler,
Bozuyor senin manzaranı göremiyorsun doğayı.
Bazen öyle hızla vuruyorsun ki kıyıya
Sallıyorsun bu koca dünyayı...
Güneş ufuk ve sen birleşince
Mehtap ne kadar da anlam kazanıyor.
Hızla giden kayıklar bağrını deşince
Saplanınca atılan demir sana
Bilesin benim canım yanıyor.

Söylesene ey su yığını!
İsmin mi kara senin rengin mi yoksa bahtın mı?
Yere mi borçlusun yoksa göğe mi varlığını?
Yüzün neden gülmez aynaya hiç baktın mı ?

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Anzilha

Köpürüp duruyor asice İsmi gibi kara… İnsanı alıp götürüyor ...

Bekliyorum Seni

Köpürüp duruyor asice İsmi gibi kara… İnsanı alıp götürüyor ...

Dalından Kopmadan Önce

Köpürüp duruyor asice İsmi gibi kara… İnsanı alıp götürüyor ...