Kalbin Sesi

İnsana refik, yoluna yoldaş, hayatına ufuk, yoldaşına ulvi kıymet katan nazenin bir varlıktır at. Gözün şahitliği neticesinde estetik yanımıza da hitap eden bir güzellikte olması atı heybet, hikmet ve haşyet abidesi yapmakta.

Çoğu şairin şiirine eşlik etmiştir at. Sessiz ağırlığını dile getirdiği “Rüveyda” şiirinde Nurullah Genç, at ile betimlediği umutlarını “…alaca bir at koşar içimde / zamansız, mekansız nefese doğru” diyerek başlatır, hüznünü ise şiirin sonlarına doğru “at vuruldu; içim paramparça rüveyda…” diyerek betimler.

Füruğ Ferruhzad “Kahramanlıklar mı? / Ah... / Atlar çok yaşlı. / Aşk? / Yalnızdır ve kısa bir pencereden mecnunsuz bir çöle bakıyor” der. Nazım Hikmet Ran “Dörtnala gelip Uzak Asya’dan / Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan / bu memleket, bizim.” der. Sohrab Sepehri “Bilmiyorum, neden / “At soylu hayvandır, güvercin güzeldir.” derler? / Ve neden hiç kimse yarasayı kafese koymuyor. / Yoncanın ne eksiği var kırmızı laleden. / Gözleri yıkamalı, başka türlü görmeli. / Kelimeleri yıkamalı. / Kelime rüzgâr olmalı, yağmur olmalı.” der.

Okudukça atlara dair teknik bilgiden ziyade mana cephesinden bilgimizi artıracak “At’a Senfoni” eserinde, merhum Necip Fazıl Kısakürek’in tanımı ise şöyledir:

“İnsanı tamamlamak ve ondaki kahramanlık mefkûresine alem olmak için yaratılan, Allah ve Resulü tarafından övülen, rüya perdesini bile yakacak kadar asil ve bedii çizgiler taşıyan, güzel sanatları ürperten, tarihte her milletin zafer ve şeref armasında motifleşen, <safkan> teknesinde yoğurulan, hipodromlarda muhtaç olduğu prens iş zeminini bulan, sırtına binmiş bunca insan hırsına rağmen ebedi ismetini muhafaza eden ve nihayet tek istifa kaynağı olarak yarış yerinde heykelleşen at, bütün dünya ile beraber memleketimizde, yani onu ilk defa çıkarıp insanlığa takdim edenlerin yurdunda pek mahzundur.”

Kâinat kitabında hayrete düşüren altını çizerek okuduklarım kadar derin manalarla örülü mucizelerin altında kalmışlığım da var. Bir mucize: Kâinatın Efendisi Aleyhisselâm’ın Miraç gecesinde “Burak” isimli hikmet abidesi at ile olan ilahi yolculuğu.

Şair ve mütefekkir İsmet Özel bir kapalı salon toplantısında atın insan ile münasebeti hakkında şöyle der: “Bizim topraklarımızda iki kez at katliamı yapıldı. Birisi, 1947-48 yıllarında diğeri 1962-63 yıllarında. Bizim topraklarımızda at katliamı yapıldı. Çünkü Türkleri atlarından mahrum ederek ancak dilenci durumuna sokabilirdiniz. Eğer bizim atlarımız başında yani 1944’teki -benim doğduğum yıl- kadar atımız olsaydı bir kere o atlar nallanacaktı. Koşumları olacaktı, eyerleri olacaktı. Yani bu çok canlı çok aktif çok da çevreci bir iktisadı çevrim bir iktisadi cycle doğuran bir şeydi. Bu bir. İkincisi çok önemli. İnsanların atlarla münasebeti. Atlar, Allah’ın yani Allah bize at yetiştirmeyi emrediyor, övdüğü hayvan. Ve insanlar at yetiştirir diyorlar. Hayır, atlar insanları yetiştirir. Yani insanlar atlarla kurdukları münasebetten dolayısıyla daha üstün bir ruhi meziyet sahibi olurlar.”

Sevgili insan,
Gör ki baktığın sadece bir at değil,
uzviyeti ilahi bir yolculukla şereflendirilmiş asil bir varlıktır at.
Hisset ki atın sırtına bindiğinde,
düşüncelerle yormaz, teselli ile yoğurur at.
Dinle ki at ile münasebetinde kalbinin sesi,
içinin bozkırında tozu dumana katan atın ayak sesleridir.
Ve kalpte Âdiyât Suresi:
“Yemin olsun nefes nefese koşanlara;
Sonra çakarak kıvılcım saçanlara;
Sabahleyin ansızın baskın yapanlara;
Derken o sırada tozu dumana katanlara;
Peşinden orada bir topluluğun ta ortasına dalanlara ki!..”

Sadakallâhu'l-azîm.

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Selam Olsun

İnsana refik, yoluna yoldaş, hayatına ufuk, yoldaşına ulvi kıymet katan nazenin bir varlıktır at. G&...

Dikkat, Açımız Daralıyor!

İnsana refik, yoluna yoldaş, hayatına ufuk, yoldaşına ulvi kıymet katan nazenin bir varlıktır at. G&...

At Murattır

İnsana refik, yoluna yoldaş, hayatına ufuk, yoldaşına ulvi kıymet katan nazenin bir varlıktır at. G&...