Kadın Cinayetleri Üzerinden Kaygı ve Korku İnşâsı

Medyada neden bu kadar haber kirliliği var?

Herkesin bildiği gibi kadın cinayetleri günümüzde yaygın bir şekilde gündemimizi meşgul ediyor. Her yerde bu ve buna benzer haberler, yazılar, fotoğraflar, videolar paylaşılıyor. Herkes kendine göre subjektif ahlak algısı ile olayı yorumluyor. Bu olayların sıklıkla dile getirilmesi insanların özellikle de kadınların kaygı ve korku duygularını tetikliyor. Peki gerçekten de kadın cinayetleri korku ve kaygı seviyemizi mi arttırıyor yoksa korku ve kaygı seviyemiz yüksek olduğu için mi kadın cinayetleri artmış durumda? Kadın cinayeti haberlerinin insanlara faydası ne? Haberdar olmak tedbirli olmak mı demektir? Sürekli tetikte olduğumuzda gerçekten korunabilir miyiz? gibi sorular akıllara gelmektedir.

Gelin hep beraber bu sorulara cevap arayalım.

Yapılan araştırmalara göre;

2014 yılının ilk 10 ayında kadına yönelik şiddet haberlerinin sayısı 47 bine ulaşmıştır. (Gültekin Şahin, 2016) 2021 yılı için bu sayı nerdeyse iki katı. Kadın cinayetlerinin işlenme sebepleri olarak da; aile içi şiddet, alkol kullanımı, uyuşturucu ve benzeri madde kullanımı sıralanmıştır. Bu sebeplerden en çok ve en meşru gösterileni ise (erkeğin vicdanını rahatlatan sebep) eşin aldatması (namus davası) durumu olarak saptanmıştır. Bu tarz haberler olaylara haklılık payı algısı oluşmasına sebep olmaktadır. Medya da bu tarz söylemlerin artması şiddete meyilli erkekler için bir tür toplumsal krize sebebiyet vermesinin yanında diğer erkekleri daha fazla tahrik edebilecek gizli bir psikolojik zeminin oluşmasına da yol açabilir. (Musa Öztürk, 2021)

Modern toplumda (kadın - erkek) rol dönüşümünün işlenen cinayetlere etkisi:

Kadına yönelik şiddet ve cinayet eskiden beri bilinmesine rağmen önceleri sadece aileyi, ev içini ilgilendiren mahrem bir mesele olarak görülmüş fakat 1970'li yıllardan sonra mağdurun korunması, failin cezalandırılması gibi hukuki yaptırımlar gündeme gelmiştir. Modern toplum rasyonel karakteri nedeniyle “ahlaki alanın” daraldığı “hukuki alanın” ise sürekli genişlediği toplumdur.(Kara, Zülküf 2019) Ataerkil toplumdan farklı olarak erkeğin otoriterliğinden eşit otoriteye geçiş gerçekleşmiştir. Bu durum hala sağlam temellere oturtulamamıştır. Bu yüzden yaşanan sorun daha da büyümüş sürekli yeni hukuki düzenlemeye ihtiyaç duyulmuştur.

Ama ne yazık ki görülmüştür ki en naif okuma biçimlerinde bile tarih şiddetin sonuçlarının, insanların şiddeti denetim altına alma çabalarının ve bunu yaparken yine, yeni şiddet biçimleri üretmelerinin tarihine şahitlik etmektedir.

Modern toplumun en güçlü silahlarından biri olan medyada kadın cinayetleri haberlerinin vurgulu bir şekilde işlenmesi eşlerin tolere edebileceği sıradan tartışmaları bile daha duyarlı hale getirmekte ve algılanan şiddet eşiğinin düşmesine hizmet etmektedir. Doğal olarak da bu durum sürekli tartışma ortamına kapı aralamaktadır. Kadınların sürekli bir şey yapacakmış gibi eşlerine karşı tedirgin bekleyişleri ve yaşanan güvensizlik hali bu durumu daha da ateşlemektedir.

Günümüz Çağı Algı Çağıdır, Algı Değiştiğinde Çağ Değişir

Bunun yerine mutlu evlilikler güvenli ve sağlıklı ilişkilerin haberleri yapıldığında görülecektir ki algıda bu tarafa kaymış olacaktır. Sevgi dili kullanılarak haber yapılmalıdır. Peygamber Efendimiz; kusurların araştırılmaması gizli tutulması gerektiği üzerinde çeşitli hadislerde ısrarla durmuştur. Buradan alınacak derslerden biri de bir kişiyi öldürmek gibi büyük bir günahın herkesin ağzına pelesenk olmasıdır. Buradan hiç haberimiz olmasın gibi bir sonuç çıkarılmamalıdır. Erkek ve kadınlara değişen rollere adaptasyonları için gerekli ahlaki donanım kazandırılmalıdır. Zihnimizi işgal etmeye çalışan ahlaksız toplumların hümanist ahlakları yerine Allah’ın (c.c) belirlemiş olduğu ahlak yapısı rehber alınmalıdır. Ahlaklı bir toplum ütopik bir düşünce olmaktan çıkarılmalıdır.

Son olarak Hz. Mevlânâ’nın kadınlara muhteşem seslenişi ile kapatalım:

“Kadın, Hak nurudur, sevgili değil;Sanki yaratıcıdır (doğurgan), yaratılmış değil!” (Mesnevî, 1/2437)

Kaynakça:

1) Kara, Zülküf “Şiddetin Cinsiyeti: Bir Toplum Ankiyetesi.” Şarkiyat 11/13 Aralık 2019: 1566-1581

2) Musa, Öztürk ”Şiddeti Cinsiyete Bölmek: Erkeğe yönelik şiddetin perdelenmesi”. 27.sayı, Haziran, 2021

3) Gültekin ve Şahin “Kadına Yönelik Şiddetin Belirleyicileri” Dergipark, Sosyal Bilimler Dergisi, 7 (14), 218-233

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Yabani Otlar

Medyada neden bu kadar haber kirliliği var? Herkesin bildiği gibi kadın cinayetleri günü...

Cennet Kuşları

Medyada neden bu kadar haber kirliliği var? Herkesin bildiği gibi kadın cinayetleri günü...

Film Gibi Zamanlar

Medyada neden bu kadar haber kirliliği var? Herkesin bildiği gibi kadın cinayetleri günü...