Kabil'in Torunları

Kabil’in torunları ve Habil’den yana olanların mücadele verdiği bir dünyada yaşıyoruz. İyi ile kötü arasında süren ezeli ve ebedi mücadeleden bahsediyorum. İsimler ve kişiler değişse de fikirler ve fiiller binlerce yıl geçse de aynı kalmaktadır. Birçok insan dünya üzerinde kendi halinde yaşarken, bozgunculuk çıkarma ve düzeni bozma eğiliminde olanlar hiç yok olmadı. Habiller Salih niyetle işlerini yaparken kabil fikirliler hasetlerinden onları çekemeyip öldürmekle onlardan kurtulma yoluna gittiler. Bugün dünyayı Hüseyinlere ve altı aylık bebelere bir damla suyu çok gören yezidler yönetiyor. Onlara göre yönetmek için öldürmelisin. Ne kadar güçlü olmak istiyorsan o kadar çok öldürmelisin. Daha birkaç gün önce Kabil Havaalanından hareketlenen ABD uçağı kanatlara tırmanmış birçok insana aldırış etmeden yükseldi ve uçak üzerinde kalan iki kişi uçaktan düşerek hayatını kaybetti. Buna sebebiyet verenler ise bu duruma hiç üzülmediler. Zaten onlardan farklı bir tepki beklenemezdi zira 20 yıl boyunca bir terör olayını bahane edip bu topraklara çöreklenmiş ve 20 yıl boyunca daha önce silah verip destekledikleri Taliban örgütüne karşı savaşmış milyonlarca insanı katletmişlerdi.

ABD neden Afganistanda’ydı? Dünyanın süper gücü olan ABD buralarda ne yapıyor? Bu gücünü nerden alıyor? Çin bu işin neresine düşer? Rusya ne yapmak istiyor? Afganistan’a baktığımızda bulunduğu konum icabı Güney Asya’da merkezi bir yere sahip. Merkezi iktidarın olmadığı, otorite açığı olan bir ülke. Bu tür ülkeler dış müdahalelere açık ve kolay lokma olarak görülürler. Arılarda da durum böyledir aslında. Geçen sabah uyandığımızda arılarımızdan birinin fazla hareketli olduğunu görüp durumu anlamaya çalıştık. Başka bir arıcı arılarından bal sağımı yapmış. Tabi arıları kalan balların kendilerine yetmeyeceğini düşünerek en yakın kolonideki bizim en zayıf arıya saldırarak onu yağmalamak istemişler. Her ne kadar önlem almaya çalışsak da yağma durmuyordu. Bir arıcının verdiği fikirle üçüncü gün arının yerini değiştirme kararı aldık. Ve alıp arıyı 5 km uzak bir yere bıraktık. Ama işin kötüsü böyle bir şey yapılınca yağmacılar bu arıyı yerinde bulamayıp kolonideki diğer tüm arılara saldırıyorlarmış. Bu tecrübe bize acı bir ders oldu hem onlarca arının ısırmasına maruz kaldık hem de tüm arıları başka bir yere taşımak zorunda kaldık.

Yağmacı devletler de aynı şekilde yağmalanacak bir şey bulamayınca ya da yağmalanacak kovan sağlam direnç gösterince başka toprakları yağmalama yoluna giderler.

Yağmacılar Asya kıtasında üç baş aktörden oluşmaktadır. Bunlar; Rusya ABD ve Çin. Bunlar birbirlerine karşı terör örgütleri kuruyorlar ya da yerel örgütleri destekliyorlar. Bunun için de çok büyük miktarlarda para harcıyorlar. Misal bu üç yağmacı Afganistan’ı silahlandırmak için trilyonlarca para harcadı ve bu paraları kendi ülke halklarından çıkaracak değiller. Tabi işgal ve istila ettikleri ülkelerin yer altı ve yerüstü kaynakları yağmalayarak yapıyorlar. ABD Taliban’a çok büyük miktarda yer altı kaynağı kaldığı yönünde asparagas haberler yayıyor. Oysa ki binlerce askeri bu topraklarda savaştıran ve yüz binlerce insanın ölümüne sebep olan bu yezitler bu toprakları Taliban’dan aldıktan sonra uyuşturucu madde üretimi binlerce katına çıkmış. Bu topraklarda birbirleri ile her ne kadar savaşıyor gözükseler de hep İslam’a ve Müslümanlara saldırırlar. Hep onlar savaşır hatta birbirleri ile bile savaşsalar yine Müslümanlar ölür.
Savaşan onlar ama ölen biziz.
Savaşan onlar ama fakirleşen aç kalan biziz.
Savaşan onlar ama gerileyen ve zayıflayan biziz.
Savaşan onlar ve kaybeden biziz.

(2) Yorum
  • Ağzına yüreğine sağlık, kalemine kuvvet, çok güzel bir yazı olmuş Üstadım.

  • Hocam güzel tespitler yapmışsınız

Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Çocukla Konuşmaya Dair

Kabil’in torunları ve Habil’den yana olanların mücadele verdiği bir dünyada ya...

Görme Engelliler İçin Beyaz Bastonun Önemi ve 15 Ekim Dünya Beyaz Baston Günü

Kabil’in torunları ve Habil’den yana olanların mücadele verdiği bir dünyada ya...

Kur'ân Kıssalarının Tekrarındaki Hikmetler

Kabil’in torunları ve Habil’den yana olanların mücadele verdiği bir dünyada ya...