İz Bırakan Gönül Adamları – 3 - Asr-ı Saadetten Bir Gül: Mahmud Ustaosmanoğlu Hocaefendi

Mahmud Ustaosmanoğlu hazretlerinin babası Ali Efendi uzun yıllar çektikleri evlat hasretinden dolayı İmam Hatiplik yaptığı caminin minaresinde okuduğu her ezandan sonra “Ya Rabbi bana hayırlı bir evlat nasip et!” diye dua ederdi. Mahmud Efendi hazretlerinin annesi Fâtıma Hanım bir gece rüyasında Ay’ın koynuna indiğini ve Dünya’yı aydınlattığını görür. Rüyadan kısa bir zaman sonra hamile kalır ve bir erkek çocuk dünyaya getirir.

1929 yılında Trabzon Of’ta dünyaya gelen Mahmud Efendi, Babası Ali Efendi tarafından dönemin âlimlerinden olan Kal-Ömer Mahmud Efendi’ye götürülür. Minik yavruyu kucağına alan Kal-Ömer Mahmud Efendi şunları söyler: “Adın benim adım olsun, ilmin benim ilmim olsun, takvân benden fazla olsun.” O âlim zâtın iltifatına nail olan Mahmud Efendi, yetişkin kişilerde görülebilecek tavırlarıyla dikkat çeker, arkadaşları arasında farklılığı ile temayüz eder. Davranışlarında büyük insanların hâllerini gören köylüler, çocuklarına ona benzesinler diye “Mahmud” adını koyarlar. O daha çocukken, doğduğu köyde kendinden yaşça küçük kırk tane “Mahmud” isminde çocuk olur.

Mahmud Efendi, çocuk yaşlarda başladığı Kur’an eğitimini babasının nezaretinde, annesinin hocalığında hafız olarak tamamlamıştır. Sonrasında Osmanlı medreselerinde takip edilen kitapları sırasıyla okumuş, sarf, nahiv, me’ânî, beyân, bedî’, Fıkıh, Usûl-u fıkıh, Usûl-u fetva, Hadis, Usûl-u hadis, Tefsîr, Ulûm-u Kur’an, Akâid, Kelâm, Mantık, Siyer, İslâm Tarihi ile alakalı mübtedi ve müntehi kitaplarını bitirmiştir. Efendi hazretleri, Arapça tahsilini de alarak 16 yaşında icazet sahibi olmuştur. Kıraat ilmini tahsil ederken bir yandan da talebe okutan Mahmud Efendi, daha askere gitmeden talebelerine icazet vermiştir.

Bandırma’da askerlik yaptığı dönemde hayatının seyrini değiştiren Ahıskalı Ali Haydar Efendi hazretleri ile tanışmıştır. Yaklaşık 8 yıl yanında bulunduğu Ali Haydar Efendi’den meseleler üzerine dersler okumuş, çeşitli konularda müzakerelerde bulunmuştur. Çok defa Ali Haydar Efendi’nin iltifatlarına muhatap olmuştur.

Mahmud efendi, Ali Haydar Efendi hazretlerinin şu meyandaki ifadelerine muhatap olmuştur: “Oğlum Mahmud! Seninle ilk görüşmemden üç gün sonra şeyhim (Ali Rıza Bezzaz) zuhur etti, elini tutup elime verdi ve ardından şöyle dedi: «Bunu al, bizimdir.» Oğlum! Elli-altmış mandayı birbirine bağlasalar, beni senden ayırmak isteseler yine de başaramayacaklar.”

Muhterem Mahmud Efendi tahsil hayatında gece geç saatlere kadar mütalaa eder, bazen birkaç saatlik uykuyu bile kendine çok görürdü. Bir gece Onu kitaplar arasında gören Ali Haydar Efendi, has talebesinin bu halini tasvib ettiğini şöyle dile getirmiştir: “Oğlum Mahmud! Şimdi çok çalış, ileride kitap okumaya vakit bulamayacaksın.”

İstanbul Fatih’te bulunan İsmailağa Camii 1952 yılına kadar metruk bir şekilde durmakta iken o dönemde Ali Haydar Efendinin büyük oğlu Şerif Efendi bir rüya görür. Rüyada Camii Şerif’in bânîsi İsmail Efendi’nin kabrinin bulunduğu kabristanlıktan bir kol uzanır ve İsmailağa Camii’ni göstererek “Ne durursunuz? Bu Camiyi niçin tamir etmezsiniz?” diye bir nida işitir. Rüya Ali Haydar Efendi hazretlerine anlatılınca, caminin tamir edilmesini emir buyurmuş ve kendisine cennet mekân Sultan II.Abdulhamid Han tarafından hediye edilen altınları da caminin tamir edilmesi için infak etmiştir.

Ali Haydar Efendi, caminin tadilatı bitince askerliğini yeni bitiren Mahmud Efendi’yi burada imamlık vazifesi ile görevlendirmiştir. Mahmud Efendi o civardaki evleri kapı kapı dolaşarak kendisinin İsmailağa Camii’ne imam olduğunu, din hususunda onlara hizmetle vazifeli olduğunu anlatmıştır.

Mahmud Efendi burada yaptığı sohbet ve vaazlarla cemaati Sünnet-i seniyyeye uymaları hususunda sürekli uyarmış ve teşvik etmiştir. Sohbetleri ve yaşantısıyla her daim müminlere örnek olmuştur.

Gelecek nesillerin sünnet-i seniyyeye uygun yetişmesi için sohbetlerinde devamlı, “Her mahallede bir erkek ve bir kız medresesi açılsın.” diye tavsiye ediyordu. Bundan dolayı yetiştirdiği güzide hocalarını Anadolu’ya gönderiyor ve oralarda hizmet etmelerini sağlıyordu. Efendi hazretlerinin bu azimli çalışması sonucu ilim ve irfan sahibi hocalar, bütün Türkiye ve dünyaya hızla yayılarak hizmet etmektedir.

Medreseler için şöyle buyurmaktadır:

“Şu medrese öyle bir nimettir ki başınızı seccadeden kaldırmasanız yine şükrünü ödeyemezsiniz.”

“Medrese ve icazete önem verelim. Her yerden hoca talep ediyorlar. Bir an önce Din-i Mübin-i İslam’a hizmet için kendimizi yetiştirmeye gayret edelim, iş işten geçmeden uyanalım.”

Arkasında yetişmiş yüzlerce hoca efendi ile binlerce talebe bırakan, Anadolu topraklarına sayısız tohumlar eken Mahmud Ustaosmanoğlu Hazretleri, en büyük keramet olarak kabul edilen istikamet üzere bir hayat sürmüş, nice kurak gönülleri İslam pınarı ile sulamıştır. Rûhu’l Furkan Tefsirini yazan Mahmud Efendi, birçok İslam Klasiği’nin de neşredilmesine öncülük etmiştir.

Kur’an-ı Kerim’e ve Sünnet-i seniyyeye olan ittibası ile tanınan, emr-i bi’l maruf ve nehy-i ani’l münker ile onbinlerce kişiyi irşad eden, günümüze asr-ı saadetin neşvesini taşıyarak ümmet-i Muhammed’e hizmete ömrünü vakfeden Mahmud Efendi Hazretleri geçtiğimiz Haziran ayının 23’ünde Rabbimizin “İrciî ilâ Rabbik!” (Rabbine dön!) emr-i ilahisinin muhatabı olarak dâr-ı bekaya göçmüştür. Kabri Edirnekapı’da Sakızağacı Şehitliği’nde şeyhi Ali Haydar Efendi hazretlerinin kabrinin yakınında bulunmaktadır.

“Bu din Allah’ın dinidir, yürüyecek; Mahmud ölse de o devam edecek, bütün dinlere galip gelecek.” Buyuran Mahmud Efendi hazretlerini rahmetle yâd ediyor, Rabbimizden şefaatlerine nail olmayı niyaz ediyoruz. Mahmud Efendi hazretlerinin ruh-i şeriflerine 1 Fatiha, 3 İhlas-ı Şerif okumanızı istirham ediyoruz.

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Osmanlı’nın İlk Müderrisi: Dâvûd-i Kayserî Hazretleri

Mahmud Ustaosmanoğlu hazretlerinin babası Ali Efendi uzun yıllar çektikleri evlat hasretinden...

İlmin ve Maneviyatın Mahfisi: Hazreti Pir Ramazan Afyonkarahisari

Mahmud Ustaosmanoğlu hazretlerinin babası Ali Efendi uzun yıllar çektikleri evlat hasretinden...

İslâm Medeniyetinde Bir Eğitim Kültürü: Medreseler

Mahmud Ustaosmanoğlu hazretlerinin babası Ali Efendi uzun yıllar çektikleri evlat hasretinden...