Edebiyat, Şiir, Fikir

İstiyorum ki İstemeyeyim

(Okunma Süresi: 1 dakika)

Bir bebek düşünün. Ne kadar derdi olabilir ki? Karnı tok, altı temiz olsun yeter. Bütün dertleri ve sıkıntıları sadece bu iki meseleden ibaret. Biraz vakit geçiyor büyüyor insan, bu sefer oyuncak istiyor, oyun istiyor. Yeni dertlerle tanışıyor. Oyuncakları olmazsa üzüntüsü oluyor. Oyun olmazsa sıkıntısı oluyor. Biraz daha büyüyor kıyafet istiyor, gezmek istiyor, büyüdükçe istekleri arttıkça artıyor. Her elde edemediği istekler için bir gam kalıyor elinde. İnsan büyüdükçe ihtiyaçları artıyor ve her ihtiyaç insanlarda yeni ihtiyaçları doğuruyor. Bu ihtiyaçlarsa sorunları beraberinde getiriyor. İnsanlar ihtiyaç ve
isteklerini yerine getirip rahatlamak isterken tam aksine daha fazla rahatsızlık yaşıyorlar. İnsan talep ettiği her istekle aslında yeni sıkıntıları talep ediyor. Sıkıntıları azaltmak isterken, çoğaltıyor. Hâlbuki bir şeylere ihtiyaç duymasak, bir şeyleri elde etmek için çabalamak, yorulmak, vakit harcamak, para harcamak gibi sıkıntılar yaşamayız. İnsan üstesinden gelemediklerini dert eder. Elde edemedikleri için üzülür. Başaramadığı, ulaşamadıklarının sıkıntısını çeker. İnsan bebek misali istekleri olmasa olmayan bir isteğin üstesinden gelinemeyeceğinden derdi olmaz. Olmayan bir istek elde edilemeyeceğinden üzüntüsü, sıkıntısı olmaz.

Büyüklerden bir zat bu ince çizgiye vakıf olacak ki şu şekilde ince bir sözle çok şey anlatıyor bizlere “İstiyorum ki istemeyeyim.” Bizlerin de bir şeyleri istememizin altında huzur, mutluluk sebebi yer almıyor mu? İsteklerimizin bizim elde etmek istediklerimizi ne kadar karşıladığına bakıp isteklerimizi şekillendirmemiz, isteklerimizi azaltmamız bizleri daha çok huzura yaklaştıracaktır şüphesiz. Böylece aranması gerekmeyen şeylerin peşine koşmaktan korunmuş, kendimize yeni dert kapılarını kapamış oluruz.

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir