Sıradaki içerik:

Mamafih

e
sv

İstanbul’un Fethi

avatar

Fatma Sarı

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

(Okunma Süresi: 4 dakika)

Aziz şehri İstanbul’un Fethinin 567. Yıldönümünü kutladığımız bu ayda kelamımıza hayırlar getirmesi niyeti ile başlayalım.

Geçmişi milattan önce 7. yüzyıla kadar dayanan, Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan aziz şehri İstanbul Doğu Roma imparatorluğu yani Bizans’a uzun yıllar başkentlik yapmıştır. Fethin gerçekleşmesiyle de dillere destan olmuş bu güzel şehir, bir devri kapatıp yeni bir devri açacak ve Osmanlıya yüzyıllarca başkentlik yapacaktır. İstanbul Müslümanlar tarafından defalarca kuşatılmış lakin başarılı olunamamıştır. Ta ki Fatih Sultan Mehmet Han dönemine kadar… Fatih Sultan Mehmet Han 1451 yılında 19 yaşında 2. kez tahta tekrar geçtiğinde İstanbul’u fethetmeyi kafasına koymuştur.

Fethin Nedenleri

Fethin nedenleri arasında hiç şüphesiz ki öncelik alemlerin sultanı Efendimiz (s .a. v)’in İstanbul’un fethini müjdelemesi ve şöyle buyurmasıdır: “İstanbul ne güzel bir şehirdir ne mutlu onu fetheden kumandana ve ne mutlu onu fetheden askere.“ bu hadisi şerife mazhar olmak isteyen ve çocukluğundan beri hayalini kuran Fatih Sultan fethin gerçekleşmesi için her fedakarlığı yapacaktır.

Fethin siyasi ve ekonomik nedenleri de bulunmaktadır. Siyasi nedenleri arasında, Bizans imparatoru şehzadeleri kışkırtıyor ve taht kavgalarına neden oluyordu. Ayrıca Bizans Osmanlı devletinin büyümesi içinde bir engeldi.

Fatih Sultan : “Boğazın her iki yakasına hakim olanın, kıtaların her ikisine hakim olur.“ diye söylüyor ve aynı zamanda Anadolu ile Rumeli topraklarının birbirine bağlanması ile de askeri geçiş engeli de kalmayacağını biliyordu.

Fethi gerekli kılan bir diğer neden de Ekonomik sebeplerdir. Fetih ile Osmanlı devleti kara ve deniz konumunda daha güçlü hale gelecek ve İpekyolu’nun bir koluna da sahip olacaktı. Fatih Sultan’a kılıçları çektiren son radde ise, Şehzade Orhan’ın Bizans’ta rehin bulunmasından dolayı Bizans’ın yıllık haracı arttırmasıdır.

Fetih için yapılan Hazırlıklar
Fatih Sultan öncelikle Venedik ve Ceneviz’den sonra Eflak, Macaristan, Sırbistan ve Karamanoğlu beyliği ile barış antlaşması yaptı. Daha sonra ilk olarak 1452 yılının mart ayında Anadolu hisarının tam karşısına Bizans’a gelecek yardımları kesmek ve deniz trafiğini kontrol etmek için Rumeli (Boğazkesen) hisarını yaptırmıştır. Bunu gören Bizans imparatoru Konstantin Fatih’in fetih niyetini anlamış Osmanlı ile anlaşıp orta yolu bulmak için elçiler gönderse de işe yaramamıştır. Hatta Feridun Emecen bu konuyla ilgili şunları ekler : Fatih : “Bundan sonra bu iş için konuşmaya gelenlerin diri diri derilerini yüzdüreceğim. Ben benden önceki sultanlara benzemem, ben Sultan Mehmet Han’ım.“ diyerek kararlılığını belirtmiştir.

Surların yapımı bir nevi meydan okumaydı fakat engel Bizans imparatorları değil şehri çevreleyen devasa surlardı. Bunu aşmak için Fatih Sultan Urban Usta’ya, Muslihiddin Ağa ile Hayreddin Ağa’ya top yapım emrini vermiştir. 1453 Ocak ayında Edirne’de bizzat projesini Makine Mühendisi olan kendisinin çizdiği üçer adet ‘Şahi top’ yaptırmıştır.
Ayrıca Fetih harekatı için 70 bin askerin görev aldığı bilinmektedir.

Bizans’ın Savunma Hazırlıkları
Son hükümdar Konstantin şehri vermemek için komşu Hristiyan devletlerden yardım istedi. O zamanın papası II.Pius hepsinin ortodoksluk mezhebini terk edip Hristiyan Katolik olmaları şartı ile yardımda bulunacağını söyledi. Köşeye sıkışan Konstantin kabul etti ve 700 seçkin asker İstanbul’a geldi. Haliç’in güvenliği liman gemiler ile de desteklenen büyük ve kalın zincirler ile kapatılmış. Grejuva yani Rum ateşi stoklanmış. Yiyecek, içecek ve ilaç depolanmıştır.

53 gün sürecek Fetih Harekatı Başlıyor…

Nisan ayının başında toplar tüm zorlu engeller aşılarak Edirne’den İstanbul’a getirilerek yönleri şehri fethetmeye hazır şekilde yerleştirildi. 5 Nisan 1453 sabahı tüm askerin hazır olması ve sabah namazı ile fetih için harekete geçileceği söylendi.

6 Nisan sabah namazı ile başlayıp 29 Mayıs 1453’te zaferle sonuçlanacak fetih harekatı başlamış oldu. Öncelik Edirnekapı, Topkapı ve Bayrampaşa-Maltepe yönlerinden sesi 23 km öteden duyulan üç adet Şahi top ateşlenerek devasa İstanbul surları yıkılmaya başlandı. Hatta Romalı tarihçilerin kitaplarında yazdığına göre Bizans halkı topların sesinin korkusundan travma yaşamış ve hamile kadınlar çocuklarını düşürmüştür. Bizans’ta gönüllü olan sivil halk Fatih’in ordusunun açtığı delikleri kapatmaya çalışıyorlardı. Bu gönüllü tamirat işlerinde çalışan sivil Bizans halkı yardımıyla fetih harekatı 53 güne kadar uzamıştır.

Deniz Harekatı
Deniz harekatında görevli Baltaoğlu Süleyman Bey önderliğindeki 55 parçalık Osmanlı donanması Beşiktaş ve Kabataş arasında bugün dahi yeri tam bilinmeyen bir noktada gemilerimizi kamufle etmiştir. Fatih Sultan’ın emri ile bugün ki Sarayburnu hattı üzerindeki surların önüne gemileri çekmiştir. Daha sonrasında Fatih Bizans’ın Osmanlı gemileri geçmesin diye koyduğu bir ucu bugün ki Karaköy’deki yer altı cami ile diğer ucu Sarayburnu sahilinde bulunan Sepetçiler kasrı diye bilinen yerde bulunan tarihi zincirin kırılmasını emretmiştir. Fakat defalarca denenmesine karşın zincirler kırılamamıştır. Bu durum Fatih Sultanı çok sinirlendirmiştir. Bunun üzerine Venedik’ten yardım gemilerinin gelmesi ile de Osmanlı donanması Venedik gemileri ile karşı karşıya gelmiştir. Fakat Venedik gemisinin teknolojik açıdan gelişmiş olması Osmanlı donanmasını geride bırakmış ve Bizans zincirleri Venedik gemileri için gevşeterek gemileri şehre almıştır.

Bu durum Fatih Sultanı çok üzmüş hatta gemilerin arkasından atını boğaza kadar denize sokarak “Durdurun şu gemileri, durdurun şu gemileri!“ diye bağırmıştır. Bunun üzerine ordu da karamsarlığa kapılmış ve şehrin alınamayacağı duygusu, askerin moral ve motivasyonunu sarsan olaylar işleri daha da karıştırmıştır. Rivayet edilir ki Fatih Sultan kendini bir gün boyunca çadıra hapsetmiştir. Tam bu esnada ümitsizlik yaşayan Fatih Sultan’a hocası AK Şemsettin hazret tarafından bir mektup gelmiş ve fethi müjdelediği rivayet edilir.

“Mehmet bu şehri sen alacaksın, senin dışında bu şehir kimseye nasip olmayacak. Ümitsiz olma .Kalk ve ordunun başına geç.“ Bunları duyan Fatih Sultan İstanbul’un fethini sağlayacak olan o planı devreye soktu. Gemilerin Karadan yürütülmesi.

Gemiler Karadan Yürütülüyor
22 Nisan 1453 günü 55 parçalık Osmanlı gemileri Kasımpaşa deresinden Haliç’e doğru indirilmiştir. Bu imkansız gibi düşünülse de nasıl başarıldı?

Fatih Sultan nihayetinde bir Mühendistir. Bugün ki Oda kule binasının bulunduğu yere dev kazıklar çaktırılmış, dev makaralar kurdurulmuş ve büyük halatlar ile gemiler önünden bağlanmıştır. Aşağıdan yukarıya doğru çekilen makara düzeneği ile aşağıya inen gemi, çıkan gemiyi yukarıya doğru çekmiş ve Fatih Sultan’ın deha fikri ile 40’a yakın donanma Haliç’e indirilmiştir.

23 Nisan 1453 Sabahı Osmanlı donanmasının zincirleri aşmasını ve gemilerin Haliç’e indiğini gören Bizans Halkı moral ve motivasyonları yerle bir olmuştur.

Son Yıkıcı Hücum ve Şehrin Fethi
28 Mayıs’ı 29 Mayıs 1453’e bağlayan gece tüm askerlere ateş gruplaşma şeklinde değil de bireysel yaktırıldı. Bu Bizans’a Osmanlı askeri artmış izlenimi vermiş ve Bizans’ta moral düşüklüğüne neden olmuştur. Roma halkı uyanmadan Fatih Sultan tüm birliklere hücum emri vermiştir. Güneşin doğuşuyla birlikte artık tarih sahnesinden Doğu Roma imparatorluğu silinmiştir. Fatih Sultan’ın Hücum emri verdiğinde dedesi Murat Hüdavendigar’ın yaptığı gibi dua etmesi manidardır. “ Yarabbi, eğer İslam’ın yükselmesi bizim şahadetimizden geçiyorsa burada bin parça olalım. Al kanlara bürünelim. Ama yeter ki Müslümanlar mutlu olsun.“

Fatih Sultan’ın Şehre Girmesi
Fatih Sultan şehre öğle saatlerinde Topkapı’dan girerek Ayasofya’ya doğru yol aldı. Fatih’in yanında Osmanlı da her zaman olduğu gibi fetih harekatlarında orduya manevi destek vermek için alim ve veliler bulunurdu. İstanbul’un Fethi içinde AK Şemsettin hazret, Molla Gürani, Akbıyık Sultan, Molla Hüsrev gibi alimler bulunuyordu. Fatih’in önünde giden AK Şemsettin hazreti görenler onu Fatih sanıyor ve çiçekler atıyordu.

AK Şemsettin hazret ise Fatih’i göstererek “Sultan Mehmet odur, ona gidiniz“ diyor fakat Fatih Sultan ise “Gidiniz ona gidiniz, o benim hocamdır“ diyerek AK Şemsettin’i gösteriyordu. Haksızlıklardan ve zulümlerden bıkmış olan Bizans halkı gergin bekleyiş içerisindeydi .Fatih Sultan Ayasofya’da Latin dille Bizans halkına “Kardeşlerim dün nasıl İstanbul sizinse bugün ve yarın da İstanbul sizin… İstanbul hepimizin. Dün ne iş yapıyorsanız bugün de o işi yapmaya devam edin. Bu şehir hepimizin ortak malı…“ diye seslenerek halka güvence vermiştir. Şehrin en büyük patrikhanesi Ayasofya Kılıç hakkından dolayı camiye çevrildi ve fetihten sonraki ilk Cuma namazı Ayasofya’da kılınmış ve ilk hutbeyi de AK Şemsettin Sultan okumuştur. İstanbul Artık Osmanlının himayesindeydi. Şüphesiz ki Rabbimizin yardımı ile bu fethi gerçekleştirmek Fatih Sultan Mehmet Han’a nasip olmuştur.

Kaynak: Sorularla Bir Cihan İmparatoru Fatih Sultan Mehmet Han, Ahmet Anapalı, Türker Akıncı
İslamveihsan.com/istanbulun-fethi

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.