İstanbul'da Medfun Sahabe ve Evliyalar

لَتُـفْتَحَنَّ الْقُسْطَنْطِينِيَّةُ فَـلَنِعْمَ الْأَمِيرُ أَمِيرُهَا، وَ لَنِعْمَ الْجَيْشُ ذَلِكَ الْجَيْشُ

“İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.” [1]

Resûl-i Ekrem Efendimiz’i (s) bizzat görme şerefine nail olmuş ve birçok mücadeleyi onunla omuz omuza veren sahâbeler, Peygamberimizin İstanbul fethi ile ilgili hadisine mazhar olabilmek gayesiyle İstanbul’un fethi için sefere çıkmışlardı. Üç kez kuşatılan ve bu seferlerde fethedilemeyen İstanbul’da birçok sahâbe şehit düşmüştür.

İstanbul, coğrafi konumu itibarıyla tarih boyunca siyasi, askeri ve ticari açıdan her daim önem kazanmış ve bir cazibe merkezi hâline gelmiştir. İstanbul’un bu özelliğinden dolayı Müslümanlar bu şehre sahip olmak için birçok defa kuşatmalar yapmışlardır.

Hz. Peygamber’in (s) vefatından sonra fetihlerle İslam toprakları günbegün genişlemiş, Emevilerle başlayan İstanbul muhasaraları ise 1453’te Fatih’in İstanbul’u fethine kadar sonuçlanamamıştır.

İslâmiyet’le birlikte Resûl-i Ekrem’i görüp ona inanan kimseler olan sahâbe, her daim iman nurunu yoluna ışık tutmuş ve İslâm davası ile de hak üzere olagelmiştir. Hz. Peygamber’in (s) İstanbul fethi müjdesinin hakiki muhatabı olmak gayesiyle İstanbul’a yapılan muhasaralara katıldılar. İstanbul, o dönem fethedilemedi fakat bazı sahabeler savaş esnasında ya da hastalık nedeniyle şehit düştü.

Müslümanların ilk İstanbul kuşatmasında 668’de Muaviye’nin Emevî Halifesi olduğu dönemde gerçekleşti. Bu kuşatmadaHazret-i Hüseyin, Ebû Eyyüp el-Ensâri, Abdullah Bin Abbas, Abdullah Bin Ömer, Zübeyr Bin Avvamgibi çok sayıda meşhur sahâbe de katılmıştı. Hayli zor bir kuşatmaydı, yaz boyunca devam ettiyse de son derece sağlam olan surları aşmak nasip olmadı. Ebû Eyyüp el-Ensâri başta olmak üzere pek çok sahâbi bu savaşta şehit düştü ve oracıkta defnedildi. Bu sahâbelerin mezarlarını küfür beldelerinden kurtarma arzusu sonraki fetih teşebbüslerinin sebepleri arasında yer aldı. NitekimFatih Sultan Mehmed'in fetihten sonra yaptığı ilk iş, bu sahâbelerin kabirlerini bulup üzerlerine türbe yaptırmaktı.

Bugün İstanbul'da sahâbe niyetiyle ziyaret edilen 29 mezar ve makam var. Bunlardan 7'si Eyüp sınırları içinde, 19'u sur içinde, 3'ü de Karaköy'de yer alıyor. Ebu Derda'nın ise hem Eyüp'te hem de Üsküdar'da ayrı ayrı iki makamı mevcuttur. Bu 29 sahâbeden ikisi mezar, diğerleri makamdır. Mezar olması, orada kesinlikle sahâbeye ait olduğu; makam olması ise burada olup olmadığı şüpheli, ya da kesinlikle burada değil, ya da sahâbe değil, hatta böyle birisi yok anlamlarına gelmektedir.

Yapılan araştırmalara göre İstanbul’da bulunduğu iddia edilen 29 sahâbe kabrinden sadece iki tanesi İstanbul’da yer alıyor. İstanbul’da bulunan kabirler ise bir mezardan ziyade sahâbelerin hatıraları unutulmasın diye yapılmış makamlar olarak kabul ediliyor.

İstanbul’da kabrinin bulunduğu kesin olarak bilinenler, Eyüpsultan’a ismini veren Ebû Eyyûp el-Ensarî ve Peygamber Efendimiz’in (s) süt kardeşlerinden Ayvansaray’da kabri bulunan Ebû Şeybe el-Hudrî’dir. Eyüpsultan’da makamı bulunan diğer sahâbiler ise Hz. Cabir b. Muhammed el-Ensari, Hz. Ebu’d Derda el-Ensar, Hz. Edhem, Hz. Ka’b, Hz. Abdü’s Sadık Amir İbn-i Same, Hz. Hafir olduğu belirtiliyor.

EBÛ EYYÛB EL-ENSARÎ:
Gerçek ismi Hâlid bin Zeyd olan Ebû Eyyûb el-Ensârî, Türkiye'de Eyüp Sultan ismiyle meşhur olmuş. Fakat Eyüp, kendi ismi değil, oğlunun ismi. Bu sahâbenin kabri, Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'u muhâsara ettiği 53 gün süren savaş esnasında, 20 Nisan 1453’de Akşemseddin tarafından bulunmuştu. İstanbul'da mezarı bilinen ve burada olduğu kesin olan iki sahabeden biridir.

EBÛ ŞEYBE EL-HUDRÎ:
Peygamberimizin süt kardeşlerinden olan Ebû Şeybe, İstanbul kuşatmasına katıldığında 89 yaşındaydı. Yunus bin Hâris es-Sakafî diyor ki: "Müsris'in, babasından bahsederken şunları söylediğini duydum: Rasûlüllah'ın ashâbından olan Ebû Şeybe el-Hudrî, Konstantiniyye surlarında bulunduğumuz zaman vefat etti. Biz de kendisini oraya defnediverdik." Bu ifadelerden anlaşılan o ki, sahâbeler surların bazı kısımlarını ele geçirmeyi başarmışlar. Ve o esnada Bizanslıların attıkları oklarla şehit olan Ebû Şeybe'yi de Ayvansaray'da iki sur arasında şehit olduğu yere defnetmişler. Yine Akşemseddin tarafından tespit edilen mezarı üzerine Fatih Sultan Mehmed, bir türbe yaptırmış ve Toklu İbrahim isimli bir askeri de türbedâr tayin etmişti. Ebû Şeybe Hazretleri de İstanbul'da mezarı bilinen iki sahâbeden biridir.

“Allah’ın öyle kulları vardır ki peygamberler ve şehitler arasında yer almadıkları hâlde kıyamet günü peygamberler ve şehitler tarafından mevkilerinin takdir edileceği, birbirini seven, nurdan kürsüler üzerinde oturan yüzleri nurlu kimseler olan evliyalardır.” [2]

Allah’ın dostları olarak bilinen evliyaların İstanbul’da medfun bazı kabirleri şunlardır:

1- Abdi Dede Abdullah Efendi Hazretleri (d.? / ö.?):
Kabri, Kasımpaşa Mevlevihanesi'nin kabristanındadır.

2- Abdulaziz Bekkine Hazretleri (d.1895 / ö.1952):
Kabri, Edirnekapı Sakızağacı Kabristanı'ndadır.

3- Abdulehad Nuri Efendi Hazretleri (d.1594 veya 1604 / ö.1651):
Kabri, Eyüp Nişancası'nda mürşidi Abdülmecid Sivâsî Hazretleri'nin tür­besi karşısında defnedildi.

4- Abdulfettah Akri Efendi Hazretleri (d.? / ö.1865):
Kabri, Nuhkuyusu'nda, Zeynep Kamil Hastanesi'ne yüz elli metre kadar ileride, Bağlarbaşı'na doğrudur. Selimiye-Bağlarbaşı caddelerinin kesişti­ği köşedeki Şeyhülislam Arif Hikmet Bey'in kabristanındadır. Kabristan, demir parmaklıklarla çevrilidir.

5- Baba Haydar Semerkandi Hazretleri (d.? / ö.1550):
Kabri, Eyüp Sultan’da adıyla anılan sokakta ve kendi adıyla anılan caminin bahçesindedir.

6- Beşiktaşlı Yahya Efendi Hazretleri (d.1494 / ö.1569):
Kabri, Beşiktaş ile Ortaköy arasında yaptırdığı ve kendi adıyla anılan caminin yanındadır.

7- Cemaleddin İshak Karamani Hazretleri (d.? / ö.1517):
Kabri, Süleymaniye Camii'nin yazılarını yazan Hasan Karahisarî ile şair Yetim Ali Celebi'nin kabirlerinin bulunduğu Sütlüce mahallesindeki hususî türbesinde bulunmaktadır.

8- Cemaleddin Uşşaki (d.? / ö.1750):
Kabri, Savaklar mahallesinde bulunan Ahmed Paşa Dergâhı’nda bulunmaktadır.

9- Edhem Baba Hazretleri (d.1804 / ö.1886):
Kabri, Karagümrük’te Kabakulak Dergâhı’ndadır.

10- Ebu Said bin Sun’ullah Efendi Hazretleri (d.1514 / ö.1572):
Şeyh Vefa Camii bahçesinde medfundur.

11- Emir Ahmed-i Buhari Hazretleri (d.? / ö.1516):
Kabri, Fatih Cami­i'nin batısındaki Emir Buharı Camii'nin yanındadır.

12- Süleyman Sıdkı Efendi Hazretleri (d.1795 / ö.1843):
Kabri, Sütlüce'deki Sadi Dergâhı bah­çesindedir.

13- Nureddinzâde Muslihiddin Efendi Hazretleri (d.1502 / ö.1573):
Kabri İstanbul Edirnekapı dışında, Sırt Tekkesi bahçesindedir.

14- Neccarzâde Mustafa Rızâuddîn Efendi Hazretleri (d.1679 / ö.1746):
Kabri, Beşiktaş'ta, Sinan Pa­şa Camii yanındadır.

15- Mehmed Zahid Kotku Efendi Hazretleri (d.1897 / ö.1980):
Kabri, Süleymaniye Cami hazinesindedir.

KAYNAKÇA

  • [1] Ahmed b. Hanbel,Müsned,IV, 335; Buharî,et-Tarihu’l-Kebir,I, 81;et-Tarihu’s-Sağîr,I, 306; Taberani,el-Mu’cemu’l-Kebir,II, 38
  • [2] Tirmizî, Zühd 53, Sıfatü’l-cennet 25
  • SAHÂBE, TDV
  • EBÛ EYYÛB el-ENSÂRÎ, TDV
  • Mehmet Efendioğlu – İstanbul’da Var Olan Sahabi Kabirlerinin Dünü-Bugünü
  • Prof. Dr. A. Süheyl Ünver, İstanbul’da Sahâbe Kabirleri, İstanbul Fethi Derneği Yayınları, İstanbul 1953
  • Âdem Apak, Anahatlarıyla İslâm Tarihi 3, Ensar Yayınları, İstanbul 2016
  • http://www.evliyalarimiz.com/
(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Mümine Gayret Yakışır

لَتُـفْتَحَنَّ الْقُسْطَنْطِينِيَّةُ فَـلَنِعْمَ الْأَمِيرُ أَمِيرُهَا، وَ لَنِعْمَ الْجَيْشُ ذَلِكَ...

Tıkayıcı Taş

لَتُـفْتَحَنَّ الْقُسْطَنْطِينِيَّةُ فَـلَنِعْمَ الْأَمِيرُ أَمِيرُهَا، وَ لَنِعْمَ الْجَيْشُ ذَلِكَ...

Teneffüs Öğrenciler İçin Bir Ara mı Yoksa Ders mi?

لَتُـفْتَحَنَّ الْقُسْطَنْطِينِيَّةُ فَـلَنِعْمَ الْأَمِيرُ أَمِيرُهَا، وَ لَنِعْمَ الْجَيْشُ ذَلِكَ...