İnsanın En Güzel Süsü: Vefa

İnsan, yaradılış gereği birçok özelliğe sahiptir. Bununla birlikte Allah’ın, kullarına ihsan eylediği muhtelif nimetler vardır. Akıl, düşünebilme yeteneği, görme, duyma ve tatma gibi duyularla beraber duygu yahut hissiyat bunlardan en önemlileridir. En şerefli varlık olarak yaratılan insan, aklını ve mantığını kullanarak doğru kararlar alma yetisine sahiptir. Bunun yanı sıra çeşitli duyguları haiz olan insan, yeri geldiğinde aklıyla beraber hislerini de kullanır. His ya da duygu; gördüğümüz, işittiğimiz, tattığımız, dokunduğumuz şeylerin iç dünyamızda ve gönlümüzde uyandırdığı etkidir. Etrafımızda meydana gelen birtakım olaylar ve durumlar duygularımıza yön verir. İnsanoğlu bir duygular yumağıdır adeta; sever, ağlar, üzülür, galeyana gelir, coşar, mutlu olur. Her insan kendine has yapısı gereği birbirinden ayrışır. Karakteri veya kişiliği tanıtan birtakım sıfatlar vardır. Kimi asabidir kimisi mülayim, kimi vurdumduymazdır kimi de son derece hassas. Her insanın hususiyeti birbirinden farklıdır. Bazısı vefakârdır bazısı da halk tabiriyle hayırsızdır. Vefa, bilhassa üzerinde duracağımız son derece mühim bir değerdir.

Vefa, insanın taşıyabileceği ya da sahip olabileceği en iyi ve en ayrıcalıklı özelliklerdendir. Vefa, çok geniş bir anlamı ihtiva eder. Vefa; sevgide ve dostlukta sebat etmek, sözünde durmak ve sadakat sahibi olmak demektir. Vefakâr insan sevmeyi bilir, nankörlükle katiyen işi olmaz, aramaktan ve hâl hatır sormaktan zinhar imtina etmez. Dostluğun oluşmasındaki en temel dayanak, karşılıklı muhabbet ve müsamahayla beraber vefanın sürmesidir. Vefalı insan her daim parmakla gösterilir ve kıymet görür. Vefasızlık, insanın sırtında ağır bir yüktür, taşıması hayli ağırdır. Vefasızlık; gönlü incitir, kalbi kırar ve derin bir yalnızlığa sürükler. Vefalı insan anımsayandır, anıları yaşatır; vefasız ise nisyana tabidir. Vefa, insana yakışan en güzel süstür.

İnsan, ilk olarak kendini yaratan Allah’a karşı vefakâr olmalıdır. Beşeriyeti halk eden ve ona en üstün özellikleri bahşeden Cenab-ı Hakk’a vefalı olmak, boynumuzun borcudur. Hayattaki en ehemmiyetli mesuliyetlerimizden biridir. Sıhhatimize, dirliğimize ve Yaradan’ın bizlere sunduğu sonsuz rızıklara samimiyetle hamdedip doğru istikamet üzere yaşarsak ayrıca kulluk bilinciyle hareket edersek vefalı davranmış oluruz. Allah’ın bizden istediklerini ifa edebilirsek vefa borcumuzu ödemenin gönül rahatlığını hissederiz. Aksi takdirde dünyada yahut ebedi hayatta vefasızlığımızın sıkıntısını çekeriz.

Vefa konusunda şüphesiz Peygamber Efendimizi örnek almalıyız. Ayrıca ona karşı da vefamızı göstermeliyiz. Sünnet ve hadisler konusunda son derece hassas davranmalıyız. Alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatını kendimiz için rehber kılmalıyız. Nitekim Peygamber Efendimiz, vefa konusunda bizlere çok güzel örnekler bırakmıştır. Abdullah Bin Ebi’l Hamsa şöyle bir olay nakleder: Hz. Peygamber ile kendisine peygamberlik verilmeden önce bir yerde buluşmak üzere konuşmuş ve vaatleşmiştik. Fakat ben unutmuşum, üç gün sonra aklıma geldi ve hemen konuştuğumuz yere gittim. Baktım ki orada bekliyor. Beni görünce ‘’Ey genç delikanlı! Bana biraz sıkıntı verdin çünkü sözümün gereği üç günden beri burada bekliyorum.’’ dedi. (Ebu Davud, Edep, 90) Peygamberimizin vefa hususunda ne denli hassas olduğunu bu anekdottan rahatlıkla anlayabiliriz.

Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v.), Mekkeli müşriklerin eziyetlerinden kaçarak hicret eden Müslümanlara iyi muamelede bulunan Habeş Necâşisi’ni daima hayırla yad etti. Hatta kralın oğlu Medine’ye geldiğinde, muhacirlere gösterdiği samimiyetin karşılığında vefa göstererek kendi elleriyle hizmet etti. “Onlar benim ashabıma iyilik yaptılar, ben de bizzat onlara iyilik yapmak istiyorum.” (İbn Kesîr, Bidâye, III, 99) Görüldüğü üzere Peygamberimiz vefa timsalidir. Ayrıca hadis kaynaklarında buna benzer birçok anlatı olduğunu unutmayalım.

İnsan ailesine vefalı olmalıdır. Anne ve baba hakkı ödenmez derler. Bebekliğimizden yetişkinliğimize kadar bizlere bakan, her türlü zorluğa katlanarak büyüten ebeveynlerimize karşı vefa göstermek en önemli vecibelerimizden biridir. Hiçbir karşılık beklemeden, tüm içtenliğimizle ve saygıda kusur etmeden vefakâr olmalıyız. Vefa hayli yüce bir değerdir. Böylesi kıymetli bir hasleti aileden esirgemek insanlık onuruna yakışmaz. Dolayısıyla annemize ve babamıza karşı vefa etmek çok mühimdir.

Bununla birlikte insan; evliyse eşine, dostlarına ve akrabalarına vefalı olmalıdır. Onların varlığıyla mutlu olan, sevincini ve hüznünü paylaşan insan vefayı hiçbir zaman esirgememelidir. Kaldı ki sadece sevmek yetmez; hastalıkta, sağlıkta, acıda, tasada, kıvançta onların yanında yer almak gerekir. Müşkül durumlarda ve güç zamanlarda yıldırım hızıyla yetişip yardım etmek vefanın en açık alametidir. Yapılan bir iyiliği katiyen unutmayıp gerektiğinde karşılığını verebilme gayretini göstermektir vefa. Bayramlarda, düğünlerde, ölümde hülasa iyi ve kötü her anda Hızır gibi yetişebilmektir. Vefa, hüzün deryasında boğulana şifa etkisi yapar ve tüm yaraları iyileştirir, kalbe iyi gelir. Vefasız dost, gönülde çıban yarası açar, bekletir hep. Gerçi vefasıza dost demek ne kadar doğrudur o da tartışılır.

Şüphe yok ki topraktan geldik ve yine oraya gideceğiz. Dolayısıyla toprağa ve doğaya da vefa göstermeliyiz. Allah’ın insana bağışladığı ve toprak vasıtasıyla elde ettiğimiz birçok nimete vefa gösterebilmeliyiz. Çünkü doğa bize karşı son derece cömerttir. Toprağın sunduğu rızıkları say say bitiremeyiz. Hâl böyleyken toprağa ve doğaya vefasızlık bize yakışmaz. Hayatın keşmekeşi unuttursa da toprak bizim özümüz. Vefa deyince onu da es geçmemek lazım. Suya ve toprağa vefasızlık edersek yaşamımız sıkıntıya girer. Su ve toprak insanın vazgeçilmezidir. Yaşamımızı idame ettirmek için Allah’ın sunduğu bu nimetlere karşı vefakâr olmak zorundayız.

Sözün özü, vefa insana yakışan en yüce haslettir. Bu hasletin kıymetini bilelim ve Allah’a, Peygamberimize, anne-babamıza ve tüm sevdiklerimize en derin şekilde vefa besleyelim.

(0) Yorum
Yorum Yaz
İlginizi Çekebilir
Yerin Altındakiler, Üstündekilerden Çok

İnsan, yaradılış gereği birçok özelliğe sahiptir. Bununla birlikte Allah’ın, kulla...

Boşluk

İnsan, yaradılış gereği birçok özelliğe sahiptir. Bununla birlikte Allah’ın, kulla...

Hayali Olmayanın Hayatı Var Mıdır?

İnsan, yaradılış gereği birçok özelliğe sahiptir. Bununla birlikte Allah’ın, kulla...